🐕🦺 Balkona Beyaz Güvercin Gelmesi Ne Anlama Gelir
kendininavcisi Beklemek, Hâlce'nin en uzun kelimesidir. Bakışları ufka doğru uzanan ve o mesafede kaybolan birini görürseniz eğer o “bekliyordur”. Ama sanmayın ki o bu durumdan şikayetçidir tam aksine bekleyenler gelecek olanı değil, beklemeyi değerli bulurlar. Önemli olan gönlü yolda olmaktır.
13öncesi gibi aşık oldum. Ama bu sefer aşık olduğum adamı çatalı tutuşundan, nefes alış hızından ya da ne bileyim gözlerini kırpma arasında geçen saniye sayısından tam kan tahlilini yapabilecek kadar tanıyorum. Biliyorum çok saçma ya da palavra gibi geliyor. Ara ara elbette kanım yeniden kaynadı.
KedilerinPsişik Özellikleri. Hayvanlarda, görülen kısa mesafeli bu yön bulma veya iz sürme yeteneği doğal olarak kabul edilebilir. Fakat aşılacak mesafe binlerce kilometre olursa, burada bir olağanüstülük aranabilir. Üstelik, bu hayvan bir kuş değil de bir kedi ya da bir köpek ise. Bir kedinin çok dikkatli
Yaşamakgüzel şey, önden haber vermiyor hayat yaşanacakları. eviniz huzurunuz yuvanız güveniniz birden gidebiliyor elinizden. Sabah balkona çıkıp çiçeklerimi sulayayım gibi sıradan bir cümle bile aslında ne çok şeye sahip olduğunuzun özeti olan bir anlatıma sahip. kaybetmeden kıymet bilmeyi hatırlıyor insan.
Doktorundan hasta yakını olarak bizi aydınlatmasını bekleriz. Doktorun, hasta yoğunluğundan mıdır, yoksa ne kadar anlatsam da anlamayacaklar nasıl olsa duygusundan mıdır, sorular yeterince cevaplanamaz.Yeterli açıklamayı alamayabiliriz içimiz burkulur, eş dosttan sayrılık hakkında bilgi edinmeye çalışırız.
Gülcenin gülleri ve beyaz yatak. Kanadı kırık kuş merhamet ister; Ah, senin yüzünden kana batacak, Monna Rosa, siyah güller; ak güller! Ulur aya karşı kirli çakallar, Bakar ürkek ürkek tavşanlar dağa. Monna Rosa, bu gün bende bir hal var, Yağmur iğri iğri düşer toprağa, Ulur aya karşı kirli çakallar.
Herkesinhastalıkları, rekabetleri, mücadeleleri, her şeyin en fazlası. Daim düzen, düzensiz insan, kayıp ortalıklarda bir yerlerde düşen, gönlünü kıran her ne varsa hep üzerinde. Bir bilet, bir uğraş, devam etmenin telaşı ve tedirginliği, sofralar kurulacak, yemekler yenecek, illa ki
RüyadaKedi Öldürmek Diyanet. İslami rüya tabirlerine göre, zorlukların üstesinden gelmek ve düşmanlara karşı zafer elde etmek anlamına gelir. Size karış yapılan haksızlıklar son bulur, bir olay buna son verebilir, bazı şeyler artık netlik kazanır. Üzerinizdeki yükten kurtulursunuz. Eğer size sataşmaya çalışan
İlkbaşta kuş biti ısırığına maruz kalan tahrişi hafifletmek için ısırılan bölge suyla yıkanıp, kolonya ile hafifçe ovulmalıdır. Ayrıca kaşıntıya iyi gelen kremler sürülerek ısırılan bölgede rahatlama sağlanır. Özel olarak kuş bitleri ile mücadele için bir tedavi yoktur. Kaşıntı giderici kremler işimize
Njyw. ace of spades şarkısı, sesi sonuna kadar açılırsa kökünden çözülebilen durum. kafayı yedirten sorundur. odamın balkonu ki artık balkon olmaktan çıkmış bildiğin bok içinde yüzüyor afedersin. yahu ne yiyorlar da bağırsakları bu kadar çalışıyor anlamış değilim. bi gayret geldi temizledim fayanslar beyazmış onu bir kere gördüm 2 gün sonra tekrar görünmez oldu karanlıklara gömüldü yine balkon. ne yapsam dedim tül gerdim bastan basa yine girecek yer buldu severim de kuşları efendi olup balkonuma değil de başka yerlere yapsalar boklarını beslerim de valla bak o kadar yumuşak yürekliyim şeyi geçtim tamam dedim vazgeçtim balkondan, psikopatın biri çıktı balkon camıma intihar saldırısı düzenledi. manyak kuş kafası mı güzeldir nedir geldi cama tosladı bildiğin sabahın köründe noluyoruz lanet işte başıma musallat olan bu kuşlar. aslında kuş deyip de sevimli göstermek bana haksızlık olur. canavarlar onlar. dedemin kuşları edepliyken ekmeğini yediği cama ihanet etmiyorken benimkiler psikopat çıktı iyi mi ama savaş daha bitmedi sirke, cd ne varsa kullanacağım artık. bu mesele gurur meselesi oldu artık. balkona asılacak parlak cd'ler ile çözülebilecek sorundur. benim pek sorundan saymadığım sorun. 1 haftalığına bir güvercin misafirimiz olmuştu hiç ordan ayrılmadan, meğerse yumurtluyormuş. daha sonra yavrusu kaldı 2 hafta falan böyle elimi uzattığımda kapmaya çalışıyordu şerefsiz sonra büyüdü uçtu gitti büyüdüğü yeri unutup.. yitip giden sevgili gibiydi.. güvercin bitine bulaşmanızla son bulabilecek hadisedir. uyarmadı demeyin!! inatçı hayvandır güvercin. bu yüzden son katta yaşıyorsanız ve bir de lambirilerle çatı arasında uygun bir boşluk varsa o kuşları balkondan kovmayınız. tavanarasına yuva yapıp yavrularlar ve o yavrular uzunca bir süre uçamayınca anneleri tarafından beslenirler. ve siz her öğün yavruların gagalarını tahtaya vurarak sevinç naraları atmalarını ya da "bana da, bana da!" anlamlı haykırışlarını dinlemek zorunda kalırsınız. benden söylemesi. maalesef bizde de var bu sorun. tanri misafiridir, deyip su ve biraz ekmek vermeden gondermiyoruz keretayi. sonra bi' baktik ki, birkac gun sonra baska arkadaslarini da getirmeye basladi. yanlarinda bir de ufak serce dostlari var. balkona asılacak cd'lerin hiçbir işe yaramadığı sorundur. 6 sene çatı katında yaşadığımdan ötürü çekmediğim kalmadı bu güvercin hayvanından.. benim terası temizlemek en az bir saatimi alıyordu. cd mi asmadım, terlikle güvercin mi kovalamadım..en son ev sahibi çatıdaki ağaçları kapattı ahşap oldu da güvercinler tüneyemedi terasıma.. ayrıca bkz tünemek ekşi sözlük kullanıcılarıyla mesajlaşmak ve yazdıkları entry'leri takip etmek için giriş yapmalısın.
İçindekiler1 Balkona güvercin geldi ne yapmalıyım?2 Güvercinlerden nasıl kurtulabilirim?3 Balkondaki Guvercinlerden nasil kurtulunur?4 Bir eve güvercin gelmesi ne anlama gelir?5 Güvercinleri ne uzak tutar?6 Güvercin ne kokusuna gelmez?7 Kuşları kaçırmak için ne yapmalı?Balkona güvercin geldi ne yapmalıyım?1. balkonun uzak bir köşesine çamaşır suyu dökün. kokusundan rahatsız olup gelmez belki. 2. Kucuk kaplara su ve bulgur koyup balkona nasıl kurtulabilirim?Güvercinin çatıyı hemen terk etmesini istiyorsanız, alanda kuş kovmayı destekleyici ürünler de kullanmalısınız. Örneğin; kuş kovucu cihaz ile beraber kuş kondurmaz diken yada kuş korkutucu gölge kullanabilirsiniz. Bu ürünler ile beraber yeni kuş girişleri durur ve alandaki kuşların da alanı terk etmesi Guvercinlerden nasil kurtulunur?Basit bir yöntem en sıradan folyoyu uzun şeritler halinde kesin ve balkona asın. Böyle bir saçak, karıştıracak, hışırdayacak ve rüzgardan gelen ışığı yansıtacaktır. Ayrıca, balkon CD disklerle dekore edilebilir, onları parlak bir tarafa sokmanız eve güvercin gelmesi ne anlama gelir?Rüyada eve güvercin girmesi genel olarak hayırlı yorumlanmaktadır. Aynı zamanda mevcut sıkıntılarınızın yerine mutluluğa bırakacağını da müjdeler. Oldukça parlak bir iş hayatı geçireceğinizin müjdesini verir. Eve pencereden güvercin girdiğini görmek de hayır olarak ne uzak tutar?Kuş teli kuş kondurmaz şiş ; dikenleri gibi fiziki güvercin kontrol ürünleri, çıkıntılar, kirişler, işaretler, denizlikler, çatılar ve güvercinler üzerinde etkili olan diğer alanlar üzerinde ne kokusuna gelmez?Su ve baharatlar. Hiçbir kuş baharatlı şeyleri sevmez. Bu yüzden, güvercinleri korkutmak için harika yöntemlerden biri de teras ya da balkonunuzun köşelerine baharatlı bir sıvı püskürtmenizdir. Bunu yaparak onları zehirlemezsiniz ve bir kez baharat kokusunu aldıklarında artık evinizin yakınlarına kaçırmak için ne yapmalı?Korkuluk kur. Yaşadığın yerdeki bir hobi dükkânından ya da bahçe malzemeleri satan mağazadan hazır bir korkuluk satın al. Ya da tahtadan bir haç şekli yapıp üzerine içi saman dolu giysiler geçirerek kendi korkuluğunu hazırla.
beni evlat katili yapan insafsız anlıyorum. hayvansın, doğanda var; üremek ve genlerini sonraki nesillere aktarmak ya da bir şekilde bu dünyada kalıcı olmak, iz bırakmak istiyorsun. ama anlamıyorsun, bu işin bi' yolu yordamı var. enişteyle ulu orta sevişip ilk bulduğun boş ve güvenli mekana yuva yapman doğru değil. bok mu vardı da toplayıp benim balkonuma getirdin onca çalı çırpıyı? ayrıca hayatımda gördüğüm en boktan yuvayı yapmışsın. insan o çalı çırpıyı birbirine kenetler, sağlam bir şey yapar ki rüzgarda falan dağılmasın. bir de ne pis hayvanmışsınız; balkonda o kadar saksı dururken gidip masanın üzerine sıçılır mı? ikinizi de kaç kere uyardım, gündüz evde olmasam bile ben bu evde yaşıyorum ve balkonu da sürekli kullanıyorum diye. anlamadınız. içeri giremeyin diye evden çıkarken balkonun perdesini örttüm; bir yolunu bulup yine girdiniz. bir arkadaş tavsiyesi üzerine o yuva yapmaya çalıştığınız dolabın üstünü kapatacak şekilde tavandan ipin ucuna bağlanmış cd'ler sarkıttım korkun da bi' daha gelmeyin diye; kasap perdesi gibi kullandınız. üzerinize plastik şişeler, terlikler fırlattım belki "lan bu evde deli var gelmeyelim bi' daha" dersiniz diye; sallamadınız. "bak önümüz sonbahar kış, bu mevsimde çocuk yapılmaz; daha bunun kuluçka süresi var bilmem nesi var; o minicik hayvan üşür hasta olur" dedim, dinletemedim. ve sen, dişi kuş, bugün eve geldiğimde yine oradaydın, dolabın üzerinde tünemiş bekliyordun. bana yine "aa sen de kimsin ne işin var burada" bakışı atmaya çalışsan da, "kış kış!", "lan siktir git!" gibi kalıpları öğrendin artık biliyorum. salak ayağına yatmana hiç gerek yoktu. ama o an uçup gitmeden önce uzunca düşünmenin ve yüzündeki tereddüt ifadesinin bununla ilgisi yoktu anlamıştım. "ben bi bok yedim abi" ifadesiydi o bakış. üstelik çok uzağa da gitmedin; balkonun demirine kondun. seni oradan da kovduktan sonra sandalyeye çıkıp dolabın üstüne baktım, korktuğum şeyin olmamasını dileyerek. ama oradaydı; minik beyaz yumurtan. bütün tereddütün bundandı demek. dönüp baktığımda yine çok uzaklaşmamış olduğunu gördüm. yan komşunun camına konmuş benim gitmemi bekliyordun. şunu bilmeni isterim ki bu benim için çok zor bir karardı. seni oradan uzak tutmamı sağlayacak yeni çözümler düşündüm ama biliyordum, çelik tel örsem bile sen annelik içgüdülerinden ötürü eve kaynakçı getirir ve girip yine tünerdin o yumurtanın üzerine. bana başka seçenek bırakmadın üzgünüm. biraz sonra tekrar geldiğinde yumurtayı aradı gözlerin. sonra sertçe bana dönüp o "n'aptın yumurtama vicdansız herif!" bakışını attın. ben kötü ve vicdansız adam olmaya razı oldum, yine seni kovdum ve sen bir daha da gelmedin. üzüldüğünü biliyorum, ama o yumurtaya tünemene izin vermeyerek seni ilerisi için çok daha büyük bir üzüntüden kurtardım. anla beni. bak ansiklopedilerde tek eşli olduğunuz yazıyor. git eşini bul, yine sevişin ama önce bi' yol yordam öğrenin. balkonda falan olmaz bu iş. git bir ağaç bul. apartman çatıları da bu iş için uygun, rahatsız eden olmaz yıl sonra gelen düzeltmeaçacağım başlığı sikeyim. "gindiz ivdi ılmısım bili bin bı ivdi yışıyırım vi bılkını dı sirikli kıllınıyırım" demişim bir de kibirli kibirli. kullandığın balkonu sikeyim senin. iki ay kadar kullanmayıverseydin de hayvan büyütseydi ya yavrucağını. salak herif. güvercinlerin "sen benim yuvamı yıktın, allah da senin yuvanı yıksın" diye intizar ettiğini söyleyen batıl inanç sayesinde, çoğu zaman yavruları uçana kadar keyfini kimsenin bozmadığı güvercin. en sonunda kiranın bir kısmını isteyeceğim canlı başıma 3 defa gelmiş olayın müsebbibi ısındıktan sonra, pek geleni gideni olmayan balkonlar, hele bir de uygun bir korugan veya yuva yapmakta kullanılabilecek alt yapı mevcut ise ki çoğunlukla bu şey içi boş veya içindeki kurumuş bir saksı olmaktadır bu arkadaşların bir numaralı hedefi olurlar. yuva yapımı 2 aşamada oluyor. önce çer çöp getiriliyor ve bunlar "o" harfi biçiminde konfigüre ediliyor. işte bu aşamada eğer tatilde falan değilseniz onlarla temas ediyorsunuz. genellikle bu iş için sizin balkonu gören pencerenizin kör noktasında kalan bir alanı seçiyorlar. bu nedenle kurbanlar olayı ancak ilerlemiş bir seviyede farkedebiliyor. balkonunuza sıkça iki güvercinin geldiğini görüyor iseniz, normalde olduğundan daha sık güvercinlerle balkon pencerenizden yakın görsel temas kuruyor iseniz, bir dışarı çıkıp neler olduğuna bakmakta fayda vardır. yok eğer bu aşama kaçırılırsa, sonraki aşama her iki taraf için de daha travmatik aşama yuvanın tam olarak faaliyete geçmesi hali olup bu durum bir "yımırtanın" tanımladığım "o" biçimindeki çer çöp yığının merkezine yerleştirilmesi ile başlar. bu durumun en güçlü belirteci direkt tanı kriteri yuvayı ve yumurtayı görmektir. ancak indirekt kriterler çoğunlukla daha önce ortaya çıkar. bunlar eskiden sizi gördüklerinde, kendilerine doğru yaklaştığınızı hissettiklerinde pırrr uçan güvercinlerin, artık göz temasını kesmeden sizinle uzun süreli kaçmadan bakışmaları, üzerlerine attığınız gazoz kapağı, çay bardağıyla su gibi uyaranların kaçma yanıtını oluşturmaması gibi bulgulardır. bu aşamada yuva daha da matüre edilmekte olup bunun için harç olarak güvercin dışkısı görev görür. olaya bu iki aşamadan hangisinde müdahil olduğunuz önem arzeder. eğer yuva ilk aşamada ise, her iki tarafın da daha fazla üzülmemesi için ellerinizi market torbası veya buzdolabı poşeti içine geçirip tüm materyali oradan kaldırabilirsiniz. ek olarak balkonu çamaşır suyu ile yıkamanızı da aşamada yakalanmış bir yuvaya müdahale ise kişinin vicdani sorumluluğuna kalıyor. benim üç olayımdan birinde dokunmadan yavruyu mezun ettim. diğer ikisinde ise olaya yumurta aşamasında müdahil oldum. bu iki müdahalemden kısa süre sonra sevdiklerimle ilgili kötü olaylar yaşadım. ister rastlantı diyelim ister ettiğini bulma. iki kere tekrarlayan koinsidans, benim inanmama bu ikinci aşamada olaya müdahil olacaksanız, ilki kadar kolay bir atmosfer olmayacaktır. herşeyden evvel çeşitli böceklerin bu yuvaların altını çok sevdiğini bilmek gerekir. bu nedenle yuvayı kaldırmadan bir ilaç sıkmayı öneririm. gümüş balıkçığı gibi böcekler bu yuvaların altından fırlayabiliyorlar. diğer taraftan yuva artık çok daha kirli ve güvercin pisliği ve döküntüleri ile dolu olacaktır. h5n1 bir yana, aşırı duyarlılık zatürreleri, psittakoz gibi pek çok hastalık kuşlardan insana bulaşmaktadır. işi kısa tutmak, hiçbir şeye direkt temas etmeden yapıp bitirmek gerekir. bu esnada kuşlar içgüdüsel olarak savunmaya geçecek sizlere oldukça yakın uçacaktır. ancak onlar da sizden korkmaktadır ve alfred hitchcock'un kuşlar filmi sadece bir en önemlisi olayı ikinci aşamaya gelmeden engelleyebilmektir. çünkü bu aşamaya geldiğinde hem insan hem de kuş tarafı için travmatik hal almaktadır. bu nedenle birinci evreye özgü işaretleri erken farketmek ve doğru yorumlamak sizin de üzülmenizi gelince. eğer dördüncü bir yuva olayı olursa, değil yuvaya dokunmak, oraya toplu konut kursalar o balkona çıkmam, kimseyi de çıkartmam. oldum olası sevemedim güvercinleri ben. balkona yuva yapmalarından dolayı değil de, yapılarında var gibi gelir "şerefsiz"lik. hafta önce balkondaki boş saksılardan birine yuva yapıldığını fark etti annem, ne var ki geç kalmıştı; güvercinler çoktan işi pişirmiş, anne güvercin iki yumurtasının üzerine oturmuştu. annem beni çağırdı, saksıyı gösterdi bana, ikimiz de acıklı acıklı baktık bir süre saksıya. "yazık" dedik, "bebelerinin üzerinde dursun bakalım".yuvaya yaklaşınca rahatsız oluyorlar diye balkona çıkmadık, temizlemedik balkonu. perdeyi açıp dışarı bakmadık huzurları bozulmasın diye. iki hafta kadar önce perdenin arkasından seçtik yumurta kabuklarını "aha" dedik, "olmuş bizimkiler". evde bir anda bayram havası esmeye başladı. annem sevincinden hemen koşup yıkadı balkonu. veletlerin ciyak ciyak seslerini duyduk, daha bir mutlu olduk güvercin hakkı, özel yaşamın gizliliği neyin umursamadan rahat rahat çıkıp balkonu temizleyip bulutların üstüne çıkması dışında değişen bir şey olmadı bizim hayatımızda. yine ara ara bir göz attık perdenin arkasından. ta ki...geçen cumartesi sabahı baktım annem bir durgun. ne olduğunu sordum, büzdü dudaklarını "yavrulardan birini öldürmüş yemişler dün" dedi. "ne?" dedim. "kargalar" dedi, "deşmişler yavrumun karnını, difte difte yemişler. bağırsakları filan hep dışardaydı geldiğimde... babası zaten çok durmuyo. annesi de yemek bulmaya filan gidiyo heralde, uzun süre gelmiyo, o arada halletmişler... ötekine göz kulak olalım bari bundan sonra"güvercin sevmezdim ben. ama acıdım yavrulara. yavruya. "tabi" dedim, "ama napabiliriz ki? yemek filan koysan, belki?.." ne yapsak bilemediğimizden, internet filan da düşünemediğimizden ilk anda aklımıza gelenleri yaptık. annesi gitmesin de oradan beslensin diye. ekmek ufalayıp ıslattık bir çay tabağına, bir başkasına mısır unuyla sütü karıştırıp koyduk, bir başkasına yalnızca su. ha bir de niyeyse salatalık kabuğu koydum ben. evden beraber çıkacaktık, babam uyanmamıştı evdeydi o gün. not bıraktı annem aynanın önüne "son kalan yavruma göz kulak ol. öptüm"cumartesi babam gözcülük yaptı, pazar ben mekik dokudum balkon kapısıyla odam arasında. ciyaklama arttığında koştuk pencereye, baktık annesiyle oynuyor yalnızca; karga sesi duyduğumuzda koştuk, babası nöbet tutuyor yanında. mutlu aile tablosu devam etti böyle böyle. üç gün önce babasıyla boğuşuyordu "aha" dedim içimden, "kanatlarını çırpmaya başlamış, accık hareketlenmiş, bundan gayrı bir şeycikler olmaz herhal".dün sabah kahvaltıya oturmadan perdeyi aralayıp baktı annem "annesi yanında" dedi. oturdu sandalyesine, tabağına aldı alacaklarını. çatalını bıçağını eline aldı, uçlarını yukarı dikti, durdu. "kargalar" dedi, "yine başladılar ötmeye". bir şey demedik, babam başka bir şey söyledi, kargaları unuttuk geldiğimde kimse yoktu. kuş da aklıma filan gelmedi açıkçası. babam geldi bir süre sonra, kuş onun da aklında yoktu başta. neden sonra "yavruya baktın mı?" dedi, "yöoe" dedim umursamazca; ama der demez de koştum. gerçi ben kıçımı kaldırıp gidene kadar babam benim önümden gitmişti göbeğini hoplata hoplata. "hiiii" dedi, "bunu da öldürmüşler!" inanmadım, itekledim onu camın önünden, kendim baktım. bakmaz olaydım. karnının ortası delik, kanı fayansın üzerine sızmış yatıyordu yavrumuz. gözlerim doldu, dolmakla da kalmadı doğrusu. gerçi bunları yazarken yine doldu, dolmakla da kalmadı bak. neyse."annen görmesin" dedi babam. benim midem kaldırmadı, salona geçip oturdum, dizlerimi karnıma çekip... babam balkonu temizledi, yavruyu ne yaptı bilmiyorum, merak da etmiyorum. ama ortadan kaldırdı işte bir şekilde. "annene uçmuş diyelim tamam mı?" dedi, "söyleme öldüğünü" bir şey demedim. "içine doğdu kadının" dedi, "annelik işte... kargaların sesi yükseldi demişti sabah..." sesi kısıldı, kısıldı, kısıldı ve sustu. bir şey geldi, kuşa baktı mı bilmiyorum. bakmıştır muhakkak. bana bir şey sormadı, babama sordu mu bilmiyorum. sormuştur muhakkak. babam "uçmuş heralde ben geldiğimde de yoktu" demiş midir bilmiyorum. demiştir muhakkak. annem inanmış mıdır bilmiyorum, inanmamıştır muhakkak. anlamış mıdır bilmiyorum. anlamıştır muhakkak. ağlamış mıdır bilmiyorum. ağlamıştır muhakkak. ama bana bir şey sabah baktık balkona babamla, anne güvercin saksıyı devirmiş, çattığı kıçı kırık yuvanın parçaları yere saçılmış. deli gibi dört dönüyordu balkonda. çektik perdeyi. yutkunduk zar zor, yaşamımıza devam hala sevmiyorum ben. kargalaraysa kafam seleksiyonmuş, peh! eve taşınalı 1 hafta oldu balkonu ha temizledik ha temizliycez derken 2 de yumurta kondurup iyice çöreklenen güvercindir. öteki balkona da yuva / yumurta kombinasyonun konduran ırkın alçak temsilcisi emrivakici güvercindir. yumurtalar çatlar çatlamaz kıçına tekmeyi yiyecek güvercindir. yeni doğana hoşgörüm var kardeşler yuva yapma aşamasında kurtulunması gereken balkonuma da önce iki güvercin geldi. baştan ortamı birkaç gün izlediler. sonra baktılar rahat ve huzurlu bir ortam. kısa sürede çalı çırpı ne buldularsa taşıdılar. hoşuma gitmişti. bilenlere anlattım. beni uyardılar. hemen defet onları bir daha kurtulamazsın dediler. ciddiye almadım. iki güvercinden ne zarar gelebilir ki diye düşündüm. sonra ilk yumurta geldi. balkon fazla kullanmadığım bir balkon olduğundan beni rahatsız etmiyordu bu durum. ben onları rahatsız etmeden gözlemliyordum. bir doğa gözlemcisi olmuştum adeta. sonra ilk yavru yumurtadan çıktı. benim balkon yavaş yavaş bok çukuruna dönüşüyordu bu arada. bana söylenenleri dinlememekte ne kadar hata yaptığımı anladım. şu yavru bir büyüsün hemen defederim bu şerefsiz aileyi diye karar verdim. ancak o zaman hiç gelmedi. o yavru büyümeden, daha uçmadan yeni yumurta geldi. yeni yavru, yeni yumurta, yeni yavru, yeni yumurta. ben o düzeni bozamadım. balkonum bir karış bok oldu. iki güvercinlik çekirdek aile büyüdü. aşiret oldu. demem o ki baştan tedbirinizi alın. kurtulun. sonra güvercin katili olmak var. ya da bok içinde oturmak başımıza açacağı türlü çirkinlikleri göze alarak pencere pervazımızda iki adet yumurtasına bakmasına izin verdiğimiz ve hatta beslediğimiz güvercindir. tabak tabak bulgurları yiyip, yuvasına ayakkabı kutusuyla yaptığımız desteğe burun kıvırıp yumurtalarını öteye taşıyan, her türlü kaprisine boyun eğdiğimiz bu şapşal yaratığın bir akşam eve geldiğinizde yumurtalarını kaybetmiş olduğunu hayal edin. daha da acıklısı durumu kabullenmekten çok uzak duran kuşun mama kabı niyetine kendisine tahsis etmiş olduğumuz çay bardağı altlığını yumurtaları zannedip üzerine çöreklendiğini ve tabağın altından alınmasıyla yaşadığı muhtemel mutsuzluğun gecenizi zehir ettiğini. çay tabağını yumurtası sanan annenin dramını unutmak için terapi görmek fayda verir mi bilinmez... bazen yuva bile yapmaya üşenen, balkonda bulunan süpürgenizin üzerine iki tane yumurtasını şappadanak bırakan, gitsin diye tehditkar gözlerle ona baktığınızda size "ne bakıyon yarraaam" bakışını atan şerefsiz güvercindir. bknz insanlardan nefret etme sebepleribalkonuma gelen kuşlar için internette ahşap kuş yuvası araştırırken denk geldiğim bencilliklerini anlamak mümkün değil, hayvanların doğalarını yok et sonrada "balkonuma yuva yaptılar bu iğrenç yaratıklardan nasıl kurtulabilirim" diye yakın... ekşi sözlük kullanıcılarıyla mesajlaşmak ve yazdıkları entry'leri takip etmek için giriş yapmalısın.
“Rüyada Güvercin Görmek” üzerine 39 yorumRüyamda kendimi güvercin olarak gördüm, kız arkdaşım da sansardı ve ben ona yardım ediyordum. İkimizde gayet sen gece ne içip yattın 🙂Ben rüyamda sarı güvercinin elime konup uçtuğunu gördüm. Lütfen söyleyin ne demek bu?Rüyamda kumru ölüsü gördüm. Balkonda ölü olarak **** yedin kardeşimmOoooo çok kötü olmuş. Sen hamile kalacaksın, birden fazla güvercin sürüsü uçuyorlardı ve bunları bir arkadaşıma gösteriyordum. Aralarından bir tanesi karşımıza indi ve rüyadan uyandım. Bunun açıklaması ne olabilir? Yalnız yanımıza konan kuşun üzerinde küçük siyah benekler vardı. Beni aydınlatırsanız sevinirim. Şimdiden çok teşekkür rüyamdaki güvercinlerle ilgili şöyle bir şey gördüm. Yerden tahtaları topladık, keresteleri yanımda bir arkadaşım vardı ve ben dedim ki rüyamda “Kanka tahtaları al, gel, yuva kuracağız güvercinlere” diye ayrıyeten sağa sola bakınıyorum, bir başka tarafa gidiyoruz “Burası olmaz” diyorum ve sonra tam da bakkalın önüne geliyoruz. “Buraya kuralım” diyorum güvercin yuvasını sonradan uyanıyorum? Sizce iyi midir, kötü müdür?Rüyamda arkadaşım yanlışlıkla benim siyah beyaz güvercinimi vurdu, çok üzülmüştüm hatta uyandıktan sonra zor kendime ayağından bağlı, koltuk altımda ne işi var orda ?Rüyamda bir tane siyah güvercin yakalayıp, koynuma sokuyorum. Sonra uçuyor ve çatıya konuyor. Yanına yaklaştığımda iki beyaz güvercin ve üç tane de beyaz yavru güvercin vardı. Ve dişi beyazın göğsünde kına vardı, kalp şekli bir güvercin uçarak, odadan dışarı çıkmak ister ama ben gitmesini onu sevdiğim için aslında istemem. Lakin gitmesi gerektiğine inanır ve onu evin kapısından yukarıya doğru atarım. Güvercin uçarak uzaklaşırken, elimi indireceğim sırada aynı güvercinin rengi mor kendi. En küçük oğlum, kucağıma kiremitlerden uçarak gelir… Yani güvercini salarken oğlumda karşısından ellerime düşer, atlayarak gelir. Bu rüyadan çok etkilendim… İnşallah hayırlara vesile olur…Rüyamda iki tane güvercin saldım. Bu nedir? Bilen varsa söylesin, günler. Rüyamda evimin mutfağında masanın altına doğru gidiyordu. Fakat kanatlarının içinde iki yılan vardı. Bana zarar vermedi. Güvercinin rengi bir gri güvercin gördüm omuzuma kondu ve giderken bembeyaz bir güvercin oldu. Güvercinin altında bir ışık vardı ışığın üzerinde Allah yazıyordu. Ne olur biri bana açıklasın. Lütfen arkadaşlar anlamadıklarınızı söyleyin. Hepimizin rüyasını çözelim. Bu rüya benim için çok beyaz güvercin gördüm. Otururken bacağına konuyordu, tam elime aldım ellerimin arasından kaydı gitti. Ne olur bir yorum yapın!sen için zor bir durum merve kardeşimRüyamda halamın oğlunu güvercin almış görüyorum. Bana gösteriyor, güvercine bakıyorum kuyrukları siyah sonra rengi kahverengine dönüyor. Diyorum “Buna paramı verdin?” Ses çıkarmıyor. “Koy kümese” diyorum. 1 kutuda iki güvercin var sonra 2 kutu daha görüyorum. Toplam 6 güvercin kafasını yaşıyorsa ondan istiyorum. Rüyada ağaca asılı kül rengi bir güvercini arkadaşım ayağındaki ipi çözüp almaya çalışırken kaçan güvercin bana doğru uçarken yakaladım, çok iriydi ve sevip okşuyordum. Bir önceki günde ağacın altında arkadaşım toprağı eliyle eşerek açık vaziyette, çok güzel akıllı telefonlar gördüm. “En büyüğünden ve güzelinden al” dedi. “Bana ait olmayan telefonu alamam” diyerek reddettim. Lütfen rüyamda oğlumun evine gitmişim, salonuna girince birden fazla güvercin uçuyordu, ben de camı açıp hepsini uçurdum. Acaba nasıl yorumlarsınız?Rüyamda 15 civarı siyah güvercin gördüm sapan ile vuracaktım lastiği çektim o an vazgeçtim. Elimle yakaladım beslemeye karar verdim, 6-7 tane bir güvercin gördüm, onu seviyordum. Çok güzel, temiz, gri ama daha çok beyazdı sonra tamamen beyaz oluyordu elimde. Sonra kendimi dalgalı, çok temiz bir denizin içinde buluyordum. Yanımda normalde hiç tanımadığım bir baba ve bir genç vardı. Onların yüzünü tam hatırlayamıyorum sanki biri babam, diğeri kardeşim gibiydi ama net hatırlayamıyorum. Üçümüz denizin içindeydik, kayalıklar vardı ve kum vardı. “Hadi çıkalım” diyordum. Çok dalgalı ve kendimizi o denizden kurtarıyorduk tam hırçınlaşmadan deniz. Ama deniz çok temiz ve güzeldi. Sadece dalga gelince beyaz güvercin, bir tanesinin kanadı yüzüme çarptı, rüyamda komşunun müstakil evinin kapısının önündeydim. Orda birden fazla sayılmayacak kadar çok güvercin çok endişeliydim. Korku dolu bir rüya görüyordum. Sonra beyaz bir güvercin geldi ve başımın üzerinde uçmaya başladı. Bunun anlamı nedir?Uzakta ışık ışığı tüfekle vurup sönmesini sağlıyorum. Sonra birilerinin geldiğini görüp korkuyorum evde sonra saklanmaya çalışıyorum. Kafes içinden üç güvercin çıkartıyorum ve birçok küçük göçmen kuşun bazıları canlı, bazıları ölmüş ama ben kuşları kafesten çıkartıp az bir su birikintisinden su içirmeye çalışıyorum. Kuşlardan bazılarının canlandığını gördüm geri kalanını da canlandırmaya çalışırken kümesin içinde beyaz bir güvercin vardı, onu elime aldım kuşu havaya attım düştü. Bir daha havaya ve uçtu ama önüme düştü ve can içindeki dişi güvercinler ölmek üzereyken onları kurtarmak, canlandırmak, erkek güvercinin altında da yumurtaları olması ne demektir?Rüyamda gri renkli bir güvercin evimize geliyordu ve sahibi geliyordu, “O güvercin benim, almaya geldim” diyordu. Sonra bizim ahıra giriyordu güvercin, bir bakıyordum benim de bir sürü güvercinlerim vardı. Ondan sonra o bana gelen güvercini tutuyordum gözleri sarı ve çok büyüktü. Ondan sonra tekrar uçup gidiyordu. Lütfen açıklayın ne anlama geliyor?Rüyamda lacivert bir güvercin yakaladım acaba anlamı nedir?Rüyamda sevdiğim kişi bana kafes içerisinde 3 beyaz güvercin veriyordu. Anlamı nedir?Rüyada ben beyaz güvercin tuttum ne anlama gelir?BEN UYKUMDA İŞYERİNDE DİNLENME YERİMDE OTURDUGUMU VE TAVANDAN BİRDELİKTEN ÖNCE DELİGE SANKİ FARE GİRDİ GİBİ GÖRDÜM DELİGE DOGRU UZANDIGIMDA ÖNCE YUVARLAK TOP HALINDE KİRPİYE BENZETTİGİM BİRŞEY DÜŞTÜ SONRA BİRDEN FAZLA SAYISINI SAYAMADIGIM KADAR GÜVERCİN LER ÇIKMAYA BAŞLADIBİRTANESİNİ YAKALAMAK İSTEDİM ÇOK GÜZEL RENGAREK Tİ AMA ELİMİ TIRNAKLARIYLA CİZDİ VE RÜYAMI CEVAPLARSANIZ SEVİNİRİM Rüyamda ölü iki güvercin vardı bende onları tavada pişiriyordum birden canlandılar ama ben onları kurtaramadım tavanın sıcaklığıyla öldüler. Ben canlı olduklarını hiç fark etmedim çok pişman oldum Allahtan af diliyordum tövbe ediyordum arkadaşım merdivenlerden düşüp yaralanıyordu, sonra yaralı bir güvercine dönüşüyordu. Bunun anlamı ne lütfen bilen varsa söylesin ?Rüyamda rengârenk güvercinlerin etrafa yumurtladığını ve yanıma yaklaşan güvercinleri yakalayıp ve yumurtalarının toplayıp eve götürdüğümü yavru güvercin bizim evin bir yerine gelip konuyor. Daha sonra bir başka yetişkin güvercin onun yanına konuyor bir müddet sonra yavru güvercin birde hafif bir açıyla alabildiğince yükseliyor. Peşine yetkin olanda kanat çırparak uçuyor çok yükseklerde birlikte cevap yazın
balkona beyaz güvercin gelmesi ne anlama gelir