🌚 Fetö Soruşturma Ne Kadar Sürer

Eski Askeri Hâkim Ahmet Zeki Üçok, FETÖ ile mücadelenin resmi olarak 30 Haziran’da bittiğini söyledi. Üçok, Emniyet müfettişlerine, “Elinizdeki FETÖ dosyalarını 30 Haziran’a Ne zaman ki, ”Fethullah Gülen Hocaefendi“ FETÖ oldu ve akabinde 15 Temmuz kalkışmasıyla FETÖ’cülerin yargı ve emniyetin neredeyse tümüne yakınını oluşturduğu gerçekliği ortaya çıktı; işte o zaman soruşturma aldı başını yürüdü ve zamanın milli mutabakatını oluşturan kadronun hepsi olmasa da çoğuna dava FETÖ'cü darbe girişiminin en önemli isimlerinin yargılandığı Genelkurmay Çatı Davası'nda sanıklar, yargıyı oyalamayı sürdürüyor. Petrol 111.48 Bunarağmen ifade verdik. İfademin akıbetini nasıl öğrenebilirim? Takipsizlik çıkacağını düşünüyorum ama çevremizde herkes kripto gozuyle bakar oldu. Bu takipsizlik kararı bana ne zaman ulaşır, soruşturma ne kadar sürer? vatandaş Uyap'da ne hakkımda yapılan şikayet görünüyor ne de açılmış bir dava. Adli yardımlaşma çerçevesinde Fetullah Gülen ve FETÖ masaya yatırılacak. Hatta soruşturma tutuklamaya kadar gidebilir. Ne kadar sürer bilemem, ama er veya geç kaçınılmaz son Kolaygelsin. Fetöden şikayetten dolayı dolayı 2016 mayıs ayında soruşturma açılmış.2017 de 7 haziranda 8 gün gözaltında kaldik. El konulan dijitallerin imajini aldilar. Ancak soruşturma gizli ve halen devam ediyormuş. Daha ne kadar sürer bu soruşturma? Savcı dosya hazırlamıştı. Mahkemeye çıkacakmıyız. FETÖ'nün avukat yapılanmasına ilişkin 53 kişinin yargılandığı davada, 33 sanığın, terör örgütüne üye olma suçundan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi 0542 246 53 65. Haberler. Gündem Haberleri. İstanbul merkezli 8 ilde eş zamanlı operasyon! FETÖ'ye büyük darbe! İstanbul Cumhuriyet Başavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde FETÖ'nün mahrem yapılanmasına yönelik 8 ilde Operasyon düzenlendi. İstanbul merkezli Ankara, Düzce, Şanlurfa, Samsun, Sakarya Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, FETÖ/PDY'nin kamu gizli yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturmada 22 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. KckI3U. Yargıtay Kararları Yargıtay Kararları SİGORTA HUKUKU 4. Hukuk Dairesi 2021/4511 E. , 2021/8347 K. Davacı ,davacıların olan desteği …’un sevk ve idaresindeki aracın 25/09/2011 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazasında vefat etmesi nedeniyle, müvekkillerinin destekten yoksun kaldığını, sigorta şirketine tazminat ödenmesi için yapmış oldukları başvurunun sonuçsuz kaldığını beyanla, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik her bir müvekkili … Read more İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, aralarında emekli Albay İbrahim Sezer'in de olduğu 63 kişi müşteki, eski emniyet müdürü Nazmi Ardıç'ın da aralarında bulunduğu 43 kişi ise sanık olarak yer 28 Nisan 2010'da yurt dışından gönderildiği anlaşılan bir e-mail ihbarı ile Vika, Dilara ve Gül isimli kişilerin liderliğindeki fuhuş çetesinin yurt dışından kadın getirterek zorla fuhuş yaptırdığının iddia edildiği çete içerisinde18 yaşından küçüklerin de bulunduğu ve fuhuş yaptırılan kadınların uyuşturucu bağımlısı haline getirildiği öne sürülen ihbarda, ayrıca İbrahim Sezer isimli o tarihte subay olarak görev yapan kişinin de fuhuş çetesi olarak gösterilen Vika, Dilara ve Gül isimli kişilerle irtibatlı olduğu, sık sık Kadıköy'deki ikametini fuhuş amaçlı kullandığının iddia edildiği asker olduğu tespit edilen Zeki Mesten'in de bu fuhuş örgütü ile irtibatlı olduğu yönündeki ihbar doğrultusunda İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince soruşturma başlatıldığı ifade soruşturma kapsamında, ihbarda ismi geçen İbrahim Sezer'in bir arkadaşına ait olup ara sıra uğradığı ve anahtarı kendisinde bulunan Kadıköy'deki evde arama yapıldığı, birtakım fiziki belgeler ile dijital materyallere el konulduğu ve özellikle bu dijital materyallerdeki bilgiler gerekçe gösterilerek suçlamalar yapıldığı Polis hattına gelen "fuhuş" ihbarlarıİddianamede, bu gelişmelerin akabinde 2 ve 4 Ağustos 2010'da 155 Polis İhbar Hattı'na gelen ihbarla TSK içerisinde bir fuhuş çetesi olduğu, bu çetenin özel olarak kiraladığı evlerde temin ettiği kadınlarla üst düzey komutanların, subayların ve öğrencilerin fuhuş yapmasının sağlandığı yönünde iddialarda bulunulduğu iddialara dayalı olarak ihbarda ismi geçenlerden Emrah Karaca adına çıkartılan arama kararı ile Mehmet Emrah Küçükakça'nın evinde, Burak Bekar adına çıkartılan arama kararıyla Burak Çetin'in evinde ve Deniz Mehmet Irak'ın evinde aramalar yapıldığı bilgisine yer verilen iddianamede, aramalarda ele geçirilen dijital materyallere el konulduğu haklarında arama yapılan kişilerin evlerinde bulunan dijital materyallerdeki verilerde; sanıkların bir kısmının fuhuş, şantaj ve tehdit amaçlı suç örgütü kurduğu, kiminin örgüt üyesi olduğu, birçok TSK personeli hakkında kişisel verileri hukuka aykırı şekilde temin edip örgüte teslim ettikleri, devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin ederek örgüt arşivine ulaştırdıkları, özel hayatın ve haberleşmenin gizliliğini ihlal ettikleri iddiasıyla soruşturma yürütüldüğü soruşturma kapsamında o tarihte İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde görevli polislerin çeşitli arama, el koyma, yakalama, gözaltı, gözaltı uzatma, dinleme, teknik takip, dijital tespitleri, dijital inceleme tespitleri, kaset incelemesi gibi usule ilişkin konularda görev aldıkları belirtilen iddianamede, yürütülen soruşturma sonucunda ilgili savcılık tarafından İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldığı TÜBİTAK projelerini engellemeye çalıştıklarını iddia ettilerSubayların içinde olduğu iddia edilen suç örgütünün, TSK, TÜBİTAK, HAVELSAN ve GES Komutanlığı gibi devletin en stratejik kurumlarında yapılanmaya gittiği, örgütün arşivinde bulunan İbrahim Sezer'e her türlü bilgi, belge ve materyallerin gönderildiği, özellikle TÜBİTAK tarafından TSK içinde yürütülen ve ülke yararına gerçekleştirilen projeleri durdurmaya, yavaşlatmaya ve engellemeye çalıştıkları, casusluk faaliyetleri kapsamında elde ettikleri bazı belge ve projeleri yabancı ülkelere pazarladıklarının, söz konusu İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan davanın iddianame içeriğinde ileri sürüldüğü İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan ve bu davanın müştekisi olan kişiler hakkında önce mahkumiyet kararı verilmesi, sonrasında beraat etmelerine kadar devam eden adli süreçle ilgili bilgilere yer kamuoyunda "Askeri Casusluk" soruşturması olarak bilinen soruşturmayı yürüten kişilerin düzmece delillere dayanarak örgütlü bir şekilde soruşturmalar yaptıklarının anlaşılması sonucu, o tarihte İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde görev yapan ve bu soruşturmalarda görev alan ilgili emniyet personeli hakkında soruşturmaya başlandığı vurgulandı."Askeri Casusluk" davasındaki delillerden telefon tape kayıtlarında yapılan yanlışlığın resmi yazı ile bildirilmesine rağmen bu durumun iddianamede yer aldığı, başka kişi adına çıkartılan ihbar ve arama kararlarına rağmen ilgili dosyanın sanıklarından Mehmet Emrah Küçükakça'nın evinde arama yapıldığı dair tek bir tape yokİddianamede, elde edilen dijitallerin uzun bir süre gerek soruşturmada gerekse yargılama aşamasında ilgili sanık ve avukatlarının erişimine açılmayıp savunma haklarının ciddi şekilde kısıtlandığı, sanıkların örgüt kapsamında fuhuş yaptırdıkları ya da yer temin ettiklerinin iddia edildiği ancak fuhuş çeteleri ile tek bir telefon kayıtlarının dahi olmadığı, fuhuş yaptırılan herhangi bir kadının bulunmadığı soruşturma dosyasında sanıkların askeri ve siyasal casusluk yapmak kaydıyla bir araya geldiklerinin öne sürüldüğü ancak dosya kapsamında tespit edilen herhangi bir yabancı ülke temsilcisi ya da ajanın dosyada bulunmadığı anlatılan iddianamede, aramalarda ele geçirildiği iddia edilen dijital materyallerin sanıklar tarafından oluşturulduğu tespitinin adli raporlara göre mümkün bulunmadığı bu hususlar bir bütün olarak ele alındığında, "Askeri Casusluk" soruşturmasının başladığı andan itibaren soruşturma aşamalarında görev alan ve o tarihte İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde görevli müdür, müdür yardımcısı, emniyet amiri ve polis memuru gibi görevlerde bulunan kişilerin söz konusu soruşturma işlemlerinde çeşitli usulsüzlükler yaptıkları ifade talimatıyla yaptılar"Askeri Casusluk" soruşturmasında çok sayıda kişi hakkında dinleme yapıldığı, usulüne uygun olmayan ve gerçeğe aykırı bazı tapeleştirmelerin yapıldığı, yine arama ve el koyma işlemi yapılan çok sayıda kişiye ait dijitallerin mevcut olduğu, bunların delil olarak toplanması, imajlarının alınması ve incelenmesinde çeşitli usulsüzlüklerin yapıldığı, çok sayıda kişinin mağduriyetine ve mahkumiyet kararı almasına sebep olunduğu, sanıkların bu usulsüz eylemleri FETÖ'nün emir ve talimatlarıyla yaptıkları sanık Nazmi Ardıç'ın "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği", "görevi kötüye kullanma", 48 kişiye karşı "iftira", 2 kişiye karşı "hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak", 35 kişiye karşı "kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma", "devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin etme" ve "siyasal veya askeri casusluk" suçlarından toplam 247 yıl 3 aydan bin 31 yıl 6 aya kadar hapsi Ahmet Davulcu'nun 35 kişiye karşı "kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma", "görevi kötüye kullanma", "iftira", "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği", "devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin etme" ve "siyasal veya askeri casusluk" suçlarından 178 yıl 9 aydan 874 yıl 6 aya kadar hapsi talep diğer sanıkların da benzer suçlardan 6 yıl 3 ay ile 800 yıl arasında değişen çeşitli suçlardan hapisleri tarafından onaylanan iddianame, İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesince kabul heyeti, tensip zaptında dosyanın müştekilerine duruşmanın günü ve saatinin bildirilerek adreslerine çağrı kağıdı gönderilmesine karar sanıklar Ahmet Davulcu, Ahmet Taş, Ahmet Erkut Can ve Dursun Ali Demir hakkında yakalama kararı çıkarılmasına karar veren heyet, gizli tanık "Garson"un ifadesinin celse arasında alınmasına ve müşteki sayısının çokluğu nedeniyle yargılamanın Silivri Ceza ve İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılmasına hükmeden heyet, ilk celsenin 20, 21 ve 22 Aralık'ta yapılmasını süreciKapatılan İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi, "şantaj ve askeri casusluk" iddialarına ilişkin emekli Albay İbrahim Sezer'in de aralarında bulunduğu 4'ü tutuklu 56 sanığın yargılandığı davaya ilişkin kararını 2 Ağustos 2012'de sanıkların "fuhuş" ve "askeri casusluk" suçlarından beraatlarına hükmeden heyet, sanıklar İbrahim Sezer, Tamer Zorlubaş, Mehmet Seyfettin Alevcan ve Deniz Mehmet Irak'ın tahliyesine karar Şafak Yürekli'nin "suç örgütüne yardım etmek ve yasaklanan bilgileri temin etmek" suçlarından 2 yıl 7 ay 20 gün ve emekli Albay İbrahim Sezer'in de "suç örgütü üyeliği, devletin güvenliğine ilişkin belgeleri kullanmak ve özel hayatın gizliliğini ihlal" gibi suçlardan 15 yıl 7 ay 14 gün hapisle cezalandırılmasına karar veren heyet, benzer suçlardan eski TÜBİTAK Daire Başkanı Yücel Çipli'nin 13 yıl 6 ay 15 gün, eski TÜBİTAK görevlisi Merdan Metin'in 8 yıl 4 ay, Yarbay Mehmet Seyfettin Alevcan'ın 15 yıl 7 ay 14 gün, Zeki Mesten'in 11 yıl 3 ay, Tamer Zorlubaş'ın 7 yıl 11 ay, Yüzbaşı Ebru Nilhan Bozkurt'un 5 yıl 10 ay ve Yüzbaşı Yekdane Ebru Ercüment'in de 9 yıl 2 ay hapisle cezalandırılmasına hükmetmiştiDiğer 36 sanığı da benzer suçlardan 1 yıl 8 ay ile 10 yıl 7,5 ay arasında değişen oranlarda hapis cezasına çarptıran heyet, bir sanığın dosyasının ayrılmasını, 10 sanığın da tüm suçlardan beraatını Mahkemesi'nin "hak ihlali" kararıTemyiz incelemesi yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 6 Aralık 2013'te 43 sanık hakkında verilen mahkumiyet ve beraat kararlarını kararının ardından 43 sanık hakkında yakalama emri çıkarıldı, bu sanıklardan Necmi Yıldırım, Tamer Çetin, Adnan Yılmaz, Alpay Aksu ve Senay Hatice Sarıgöz kararlar onanan 25 sanığın avukatları, "Ergenekon" ve "Balyoz" davalarında kumpas kurulduğu iddialarına ilişkin bazı siyasilerin beyanlarını dikkate alarak, İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesine yeniden yargılama talebinde bir heyet tarafından değerlendirilen talep, 4 Şubat 2014'te "siyasiler ve yazarların beyanlarının, yeni delil olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı" gerekçesiyle reddedildi ve İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin kapatılması üzerine dosya Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesi'ne tüm sanıkları, yargılamanın yenilenmesi talebinin reddedilmesi üzerine 6 Ocak 2014'ten itibaren Anayasa Mahkemesine "hak ihlali" yapıldığı gerekçesiyle bireysel başvuruda bulundu. Anayasa Mahkemesi de 9 Ocak 2015'te 44 sanığın "haklarının ihlal edildiği" yönünde karar 5. Ağır Ceza Mahkemesi de kararın eline ulaşmasının ardından infaz aşamasında bulunan 44 hükümlünün infazının durdurulmasına ve bu sanıklar hakkında yargılamanın yenilenmesine hükmetmişti. Mahkeme, Anayasa Mahkemesi'nin "hak ihlali" yönünde verdiği kararın ardından yeniden görülen davayı 29 Ocak 2016'da karara kapsamında toplanan deliller, sanık savunmaları, dijital delillerle ilgili bilirkişi raporu ve delillerin toplanmasındaki usulsüzlükleri dikkate alan mahkeme heyeti, sanıkların üzerlerine atılı suçları işlemediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle beraatlerine heyeti, 15 Mart 2016'da ise İstanbul'daki "Askeri Casusluk" davasında, soruşturma ve kovuşturma aşamasında görev almış, hukuka aykırı delil toplayan, temin eden soruşturma ve kovuşturma makamları hakkında hukuki ve cezai sorumluluklarının tespiti amacıyla Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuştu. Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi HAS üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz. Giriş Tarihi 0849 Güncelleme Tarihi 0901 ABONE OL Yunanistan'a kaçmak isterken eşiyle birlikte yakalanan FETÖ'nün prensi sözde gazeteci Mehmet Gündem çarpıcı itiraflarda bulundu. 20 örgüt üyesi ile birlikte yakalanan Gündem, kaçmak istediği yeri söyledi. Edirne'den yasadışı yollarla Yunanistan'a kaçmaya çalışan terör örgütü üyeleri arasında eşiyle birlikte jandarma pususuna düşerek yakalanan FETÖ'nün prenslerinden gazeteci Mehmet Gündem'in ifadesine ulaşıldı. Yunanistan son dönemlerde Türkiye'den Avrupa'ya geçmeye çalışan terör örgütü üyelerini sınırdan itse de, FETÖ üyeleri başta olmak üzere terör örgütü mensupları yasadışı yollardan kaçmak için her yola başvuruyor. Son 10 gün içerisinde Edirne'nin ilçelerinde yapılan operasyonlarda 20 terör örgütü üyesi daha yakalandı. FETÖ'NÜN PRENSİ JANDARMA PUSUSUNA DÜŞTÜ Halit Turan'ın haberine göre Edirne'nin Enez İlçesinde gece yurtdışına yasadışı yollarla 6 kişinin geçiş yapacağı bilgisine ulaşan Jandarma ekipleri Yeni Mahalle bölgesinde pusuya yattı. Jandarma, Yunanistan'a kaçmak için gece sıralarında yola çıkan aralarında FETÖ'nün prenslerinden gazeteci Mehmet Gündem ile eşi Mine Gündem'in de aralarında bulunduğu 7 kişiyi yakaladı. FETÖ terör örgütü üyeliğinden yargılanan eski Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı üyesi Mehmet Gündem'in silahlı terör örgütü üyeliği suçundan 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası aldığı, hakkında yurt dışına çıkış yasağı bulunduğu ortaya çıkmıştı. Bir süre cezaevinde kalan Gündem'in aldığı ceza dosyasının istinafta olduğu bu nedenle yasadışı yollarla Yunanistan'a kaçış planı yaptığı belirlendi. EŞİ DE FETÖ SORUŞTURMASINDA GÖZALTINA ALINMIŞ Mehmet Gündem'in birlikte kaçmaya çalıştığı eşinin de Niğde'de yürütülen FETÖ soruşturması kapsamında 23 Haziran'da gözaltına alındığı belirlendi. Mehmet Gündem ifadesinde "Tutuklu yargılandığım süreç içerisinde ben ve ailem çok yıprandık. 23 Haziran tarihinde eşim hakkında soruşturma olduğundan gözaltı işlemi yapıldı. Onun hakkında soruşturma olduğunu öğrendik. Eşimin benim yaşadığım süreci kaldıramayacağını düşünerek böyle bir yol düşündüm" dedi. "HEDEFİM YUNANİSTAN'A KAÇMAKTI" Yasadışı yollarla Yunanistan'a geçmeye çalışırken yakalanan Gündem, suçunu da itiraf etti. Gündem "Yunanistan tarafına gidecektik. Sonrası için bir düşüncemiz yoktu" dedi. İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesinde hakim karşısına çıkan Gündem tutuklandı. Tutuklama kararında, Gündem'in cezasının infazından kaçmak için böyle bir yönteme başvurduğu belirtilerek sanık hakkında verilen adli kontrol uygulamasının sonuçsuz kaldığı vurgulanarak tutuklanmasına karar verildiği öğrenildi. Milliyet Gazetesi'nin eski köşe yazarı olan, Zaman Gazetesi, Tercüman Gazetesi, Yeni Şafak ve TRT Haber'de çalışan Mehmet Gündem, eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün de olduğu birçok siyasetçinin biyografisini kaleme aldı. Fethullah Gülen ile geçirdiği 11 günü kitaplaştıran Gündem, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kapatılan Gazeteci ve Yazarlar Vakfı'nın yönetici, üye ve çalışanlarına yönelik soruşturması kapsamında, 1 Kasım 2017'de gözaltına alınarak tutuklanmış, bir süre cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edilmişti. 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası verilen Gündem'in dosyası istinaf mahkemesinde bekliyor. GÜNÜN MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN A A Bir kişi hakkında herhangi bir suçla ilgili soruşturma başlatıldığı zaman, o kişinin karşılaşabileceği birçok ihtimalden biri için takipsizlik kararı tabirini kullanırız. Bunun kanuni karşılığı “kovuşturmaya yer olmadığına dair karar”dır. Aşağıda kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kanuni zemininden ve uygulamada ne şekilde yer aldığından ve diğer ayrıntılardan bahsettik. Ayrıca itiraz prosedürü ve süreç hakkında en çok sorulan soruları cevaplandırdık. Yazının tamamını okumanızı öneririz. İçindekiler1 Takipsizlik Kararı Nedir?2 Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karara Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karara Takipsizlik Kararına İtiraz Kabul Takipsizlik Kararına İtiraz Kabul Edilmezse3 Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar Hangi Hallerde Verilir?4 Takipsizlik Kararı İle İlgili Önemli Takipsizlik Kararının Güvenlik Soruşturmasına Takipsizlik Kararı Halinde Takipsizlik Kararı Ne Zaman Kesinleşir? Takipsizlik ve Beraat Takipsizlik Kararı Sicile İşler mi? Takipsizlik Kararından Sonra Yeni Delil Çıkarsa Ne Olur?5 Takipsizlik Kararı ile İlgili Sık Sorulan Sorular6 Sonuç Cumhuriyet savcısı, bir suç işlendiğine dair bildirim şikayet/ihbar aldığı zaman soruşturma başlatır. Soruşturma dediğimiz süreç, işlenen fiilin suç teşkil edip edilmediğinin araştırıldığı, delillerin toplandığı, şüpheli ile ilgili diğer işlemlerin yapıldığı aşamadır. Bu süreç ile ilgili önemli ayrıntılar için “soruşturma nedir” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz. Takipsizlik kararı da savcının soruşturma sonucunda ”yargılama için yeterli delil” bulamaması halinde verilen karardır. Bu karar ile birlikte kişi artık şüpheli sıfatından kurtulmuş olur ve hakkında açılan dosya kapanır. Soruşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar Takipsizlik haricinde bir de soruşturmaya yer olmadığına dair karar vardır. Bu da şu anlama geliyor savcının bırakın yargılamaya yeter şüpheyi bulamamasını, soruşturmaya başlamak için bile yeterli somut bir durum görememesi durumlarda soruşturma başlatmamasıdır. Yani bir suç işlendiğine dair çok soyut, her türlü delilden yoksun ve imkansıza yakın bildirimler bu kapsamdadır. Takipsizlik kararı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile ilgili kanuni düzenlemeler Ceza Muhakemesi Kanunu madde 172 ve devamında yer alıyor. Biz de buradaki düzenlemeleri uygulama ile birlikte göz önünde bulundurup süreci sizlere anlatacağız. Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karara İtiraz Cumhuriyet savcısı KYOK yani takipsizlik kararı verdiği zaman bu karar suçtan zarar görene ve şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkının var olduğu, süresi, ve itiraz mercii gösterilir. CMK 173 hükmünde kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itirazın ayrıntıları yer alıyor. Buna göre suçtan zarar gören kişi, kararın kendisine tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde itiraz hakkını kullanmak durumundadır. Takipsizlik kararına itiraz, kararı veren C. savcısının yargı çevresinde görev yapan ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hakimliğine yapılır. Takipsizlik Kararına İtiraz Dilekçesi C. savcısının KYOK kararı vermesi, her zaman yerinde olmayabilir. Böyle bir durumda takipsizlik kararına itiraz edecek kişinin çok iyi bir itiraz dilekçesi sunması şarttır. C. savcısının kararına rağmen, takipsizlik kararına itiraz dilekçesinin kabul edilmesi isteniyorsa bu dilekçenin muhakkak bir avukat yardımı ile hazırlanması gerekir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz dilekçesi, gelişigüzel ve hukuken sonuç doğurmayan ifadelerden uzak olmalı, kamu davası açılmasını gerektirebilecek olaylar ve delilleri hukuki zeminde izah edilmelidir. Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar Bir kişi hakkında birden fazla suçtan ötürü soruşturma yapılıyorsa veya bir suç için birden fazla kişi hakkında soruşturma yapılıyorsa ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilir. Şöyle ki Bir kişi birden fazla suç işlemiştir. Örneğin tehdit suçu, hakaret suçu ve kasten yaralama suçunu bir olay kapsamında işlemiştir. Soruşturma sonucunda yaralama fiiline ilişkin yeterli delil bulunurken, tehdit ve hakaretten ötürü yeterli delil bulunmayabilir. Böyle bir durumda savcı yaralamadan ötürü iddianame hazırlarken diğer iki suçtan ötürü ek takipsizlik kararı suçu birden fazla şüphelinin işlediği iddia edilmiş olabilir. Soruşturma bunların hepsini kapsıyor olabilir. Ancak soruşturma sonucunda şüphelilerin bir kısmı hakkında yeterli delil bulunurken bir kısmı hakkında yeterli delil bulunmayabilir. Böyle bir durumda yeterli delil bulunan şüphelilerden ötürü iddianame hazırlanır ve yeterli delil bulunmayanlardan ötürü ek takipsizlik kararı verilir. Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karara İtiraz Takipsizlik kararına itiraz mümkün olduğu gibi ek takipsizlik kararına itiraz da mümkündür. İtiraz prosedürü de aynıdır. C. savcısının yargı çevresinde görev yapan ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hakimliğine ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz dilekçesi sunulabilir. Gene 15 günlük süre içerisinde bu itiraz yapılmalıdır. Ek Takipsizlik Kararına İtiraz Dilekçesi Ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz dilekçesinde de gene aynı anlayışla hareket edilmeli, kabul edilebilir bir dilekçe için tecrübeli avukatlarla çalışılmalıdır. Hakkında ek takipsizlik verilen suç fiilleri veya failler için kamu davası gerektirecek hususlar hukuki zeminde gerekçelendirilerek sunulmalıdır. Takipsizlik Kararına İtiraz Kabul Edilirse Sulh ceza hakimi, itiraz edilen dosya ile ilgili karar verebilmek için başkaca araştırmaların yapılmasını savcıdan isteyebilir. Kişi de bu duruma dilekçesinde yer verebilir. Böyle bir durumda savcı soruşturmasını genişletecektir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz kabul edilirse, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar kaldırılır, savcı iddianame hazırlamak durumunda kalır. Yani kamu davasının açılması gerekir. Aynı şekilde ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz edilir ve bu itiraz kabul edilirse gene kamu davasının açılması gerekir. Takipsizlik Kararına İtiraz Kabul Edilmezse İtirazı kabul etmeyen sulh ceza hakimliği, bunu gerekçesi ile C. savcısına da bildirir. İtiraz eden kişi giderlere mahkum edilir. Bu karar itiraz edene ve şüpheliye tebliğ edilir. Kişi kovuşturmaya yer olmadığına dair karar itiraz eder ve itiraz kabul edilmezse, takipsizlik kararı kesinleşmiş olur. Bir daha o fiilden ötürü soruşturma başlatılabilmesi için yeni delillerin ortaya çıkması gerekir. Ancak kamu davası açılmasını gerektirecek bir durumun olduğu ve soruşturmanın gereği gibi yapılmadığı düşünülüyorsa bu durumda daha üst mercilere başvurmak mümkün. Şöyle ki Takipsizlik kararına itiraz reddedildikten sonra Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir. AYM’ye başvuru yapabilmek için tüm olağan iç hukuk yolları tüketilmiş olmalıdır. Burada itirazın reddi ile KYOK kesinleşir ve iç hukuk yolları tüketilmiş olunur. Bununla ilgili olarak “Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru” başlıklı yazımızı Mahkemesine yapılan bireysel başvuru da olumsuz sonuçlandığı taktirde bu sefer gidilecek olan mercii Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi yani AİHM’dir. Bu da ayrıntılı bir prosedürü içerir. Bununla ilgili olarak da “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Bireysel Başvuru” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz. Takipsizlik kararının etkin bir soruşturma yapılmadan verildiği, AİHM kararı ile kesin olarak tespit edilirse kararın kesinleşmesini takiben 3 ay içerisinde yeniden soruşturma başlatılır. Benzer şekilde Anayasa Mahkemesi hak ihlali tespit ederse gene yeniden soruşturma işlemleri yapılmak durumundadır. Belirtmemiz gerekir ki burada yeniden soruşturma başlatma işlemi kendiliğinden olmaz. Kişinin kararın kesinleşmesinden itibaren 3 ay içerisinde başvuru yapması gerekir. Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar Hangi Hallerde Verilir? Yukarıda da belirttiğimiz üzere, Cumhuriyet savcısının soruşturmaya başlayıp da araştırması sonucunda kovuşturmaya, yani yargılama aşamasına geçmeye, yeterli şüphe delil bulamaması halinde takipsizlik kararı verilir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar KYOK en temelde bu halde verilen bir karardır. Bunun haricinde, Ceza Muhakemesi Kanunu madde 171’de yer aldığı üzere; cezayı kaldıran şahsi sebep olarak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektiren şartların yahut şahsi cezasızlık nedenlerinin söz konusu olması durumunda gene savcı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verebilir. Gene aynı maddede kamu davasının açılmasının ertelenmesinden bahsedilmektedir. Üst sınırı 3 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı kamu davasının açılması 5 yıl süre ile ertelenebilir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilebilmesi için bazı özel şartlar vardır. Burada bunlara değinmiyoruz. Ancak bu bahsettiğimiz 5 yıllık süre boyunca kişinin kasıtlı bir suç işlememesi halinde gene verilecek olan karar KYOK yani takipsizlik kararıdır. Takipsizlik kararının verildiği hallerden birisi de mağdurun şikayetten vazgeçmesidir. Takibi şikayete bağlı suçlarda, mağdur soruşturma aşamasında şikayetten vazgeçerse savcının vereceği karar KYOK yani takipsizlik kararı olur. Ancak bu durum yalnızca takibi şikayete bağlı suçlarda söz konusu olur. Örnek vermek gerekirse hakaret suçunda şikayetten vazgeçilirse takipsizlik kararı verilir ancak kasten öldürme suçunda şikayetten vazgeçildiğine dair ifade verilirse takipsizlik verilmez. Çünkü bu suçta hukuken şikayetten vazgeçme mümkün değildir. Yalnızca hakimin kanaatine etki edebilir. Kamu görevlileri hakkında ceza soruşturması ve kovuşturması yapabilmek için bağlı bulundukları kurumdan izin alınması gerekir. Eğer bu izin verilmezse gene verilecek olan karar kovuşturmaya yer olmadığına dair karardır. Son olarak KYOK kararının görüldüğü bir durum da uzlaştırmadır. Uzlaştırma, bir suçun şikayete bağlı olması durumunda mağdur ile failin uzlaşmaları amacıyla adliye eliyle görüştürülmesidir. Bununla ilgili önemli ayrıntılar için “uzlaştırma ve uzlaşma” başlıklı yazılarımızı inceleyebilirsiniz. İşte uzlaşma görüşmeleri olumlu sonuçlanır ve mağdurun zararı giderilirse savcının vereceği karar gene takipsizlik olur. Eğer mağdurun zararı yani edimin giderilmesi ileri bir tarihe ertelenmişse bu sefer kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir ve yukarıda bahsettiğimiz üzere kamu davasının ertelenmesi süresi sonunda gene KYOK kararı verilir. Tablo 1 Takipsizlik Kararı ve Ek Takipsizlik Kararı Takipsizlik KararıEk Takipsizlik Kararı Hangi Hallerde Verilir? -Yeterli şüphe/delil bulunmaması halinde -Kovuşturma olanağının bulunmaması halinde – Bazı etkin pişmanlık ve cezasızlık hallerinde -Kamu davasının ertelenmesi kararından sonra denetim süresinin sonunda – Şikayetten vazgeçildiğinde – Kamu görevlisi hakkında izin verilmediğinde -Uzlaştırma sonunda – Birden fazla suçtan ötürü soruşturma yapıldığında suçların bazıları için iddianame hazırlanır diğerleri için yeterli delil bulunmazsa – Birden fazla şüphelinin bir suçtan ötürü soruşturulduğu durumda bazı şüpheliler için iddianame hazırlanırken diğer şüpheliler için yeterli şüphe oluşturacak delil bulunamazsa İtiraz Süresi ve Mercii15 gün içerisinde sulh ceza hakimliğine15 gün içerisinde sulh ceza hakimliğineTazminatBelirli durumlarda mümkünBelirli durumlarda mümkünYeni Delilin EtkisiKamu davası açmaya yeter nitelikte olursa ve sulh ceza hakimi izin verirse yeniden soruşturma yapılabilirKamu davası açmaya yeter nitelikte olursa ve sulh ceza hakimi izin verirse yeniden soruşturma yapılabilirSicile İşler mi?İşlemezİşlemez Not Tabloda yer alan bazı hususlara aşağıda ayrıntılı olarak değineceğiz. Takipsizlik Kararı İle İlgili Önemli Hususlar Buraya kadar kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile ilgili temel meseleleri izah ettik. Şimdi soru cevap şeklinde en çok merak edilen soruları cevaplandıracağız ve bilinmesi gereken önemli bazı hususlara değineceğiz. Takipsizlik Kararının Güvenlik Soruşturmasına Etkisi Kamuya yapılan atamalarda güvenlik soruşturması, idari bir soruşturma olup kesin kriterlerin incelendiği bir araştırma değildir. Yani bir kişi belirli bir suçtan hüküm giymiş olsa bile bir kamu görevine atanabilirken bir kişi herhangi bir cezai soruşturması olmasa dahi atanamayabilir. Takipsizlik kararının güvenlik soruşturmasına etkisi bu anlamda bir belirsizlik taşır ancak takipsizlik kararı kişi hakkında verilen genel olarak olumlu bir karardır. Takipsizlik kararının güvenlik soruşturmasına etkisi kesin surette şudur diyemesek de olumlu sonuç doğuracaktır. Bununla birlikte yakın zamanda bilindiği üzere Anayasa Mahkemesi, güvenlik soruşturması ile ilgili olarak bir iptal kararı verdi. Bu kapsamda güvenlik soruşturması ile ilgili işlemlerin yakın bir zamanda ciddi değişikliğe uğramasını bekliyoruz. Takipsizlik Kararı Halinde Tazminat Ceza yargılamasında sanığa veya şüpheliye tazminat verilmesi, onun bir zarar uğratılmasına bağlıdır. Bu da koruma tedbirleri ile yakından ilgilidir. Yani soruşturma aşamasında kişi tutuklanmıştır, gözaltına alınmıştır veya başkaca koruma tedbirlerine tabi tutulmuştur. Soruşturma sonunda da hakkında takipsizlik verilirse kişiye tazminat ödenir. Bu husus Ceza Muhakemesi Kanunu madde 141/1-e düzenlemesinde yer alıyor. Bununla ilgili olarak “haksız tutuklama ve gözaltı nedeniyle tazminat” başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz. Ancak belirtmemiz gerekir ki kişinin sırf soruşturmada şüpheli olarak yer almasından ötürü tazminat söz konusu olmaz. Herhangi bir somut – doğrudan zararı söz konusu olmalıdır. Ayrıca somut olayın şartlarına göre kişinin şikayetçiye – müştekiye tazminat talebi yöneltmesi mümkün olabilir. Bunun değerlendirilmesi tazminat hukuku alanında tecrübeli ceza avukatları ile yapılmalıdır. Takipsizlik Kararı Ne Zaman Kesinleşir? Takipsizlik kararı yukarıda da belirttiğimiz üzere itirazın reddedilmesi ile kesinleşir. Eğer itiraz edilmemişse, taraflara KYOK’un tebliğ edilmesinden 15 gün geçmesi ile kesinleşir. Bununla birlikte takipsizlik kararının verilmesi ne kadar sürer şeklinde sorular ile de karşılaşabiliyoruz. Burada soruşturma sürecinin ne kadar süreceği tamamen belirsizdir. Ancak olayın kapsamı göz önünde bulundurularak bir değerlendirme yapılırsa bir tahmin yürütülebilir. Genel olarak 1 hafta süren soruşturmalar olsa da 1-2 yıl süren soruşturmalar da olabiliyor. Örnek olarak delilleri olan ve faili belli bir hakaret suçunun soruşturması kısa sürerken, teknik takipli örgütlü bir terör suçunun soruşturması oldukça uzun sürebilir. Ancak iyi hazırlanmış ve delilleri iyi belirtilmiş bir savcılık şikayeti dilekçesi ile soruşturma daha kolay yapılabileceği için soruşturma da kısa sürecektir. Takipsizlik ve Beraat Alanlar Takipsizlik ve beraat alanlar, çeşitli ihtimaller ile karşılaşır. Takipsizlik kararı ile beraat kararını şu şekilde tablo ile izah edebiliriz Tablo 2 Takipsizlik Kararı ile Beraat Kararı Karşılaştırması Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair KararBeraat KararıSoruşturma savcılık aşaması sonunda mahkeme aşaması sonunda işlenip işlenmediğine dair yargılamaya değer delil olmadığı işlenmemiş olduğu karşı sulh ceza hakimliğine itiraz kararına karşı üst derece mahkemesine istinaf ve temyiz için başvuru durumlarda kişiye tazminat durumlarda kişiye tazminat doğabilir. Takipsizlik Kararı Sicile İşler mi? Adli sicil kaydına işlenen hususlar ve adli sicil kaydının silinmesi çok önemlidir. Çoğu zaman kişilerin bazı hakları elde etmesinin önünde büyük bir engel teşkil eder. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararların sicile işlemediğini belirtmek isteriz. Adli sicil kaydı ile ilgili diğer önemli ayrıntılar için “adli sicil kaydı nasıl silinir” ve “arşiv kaydı nasıl silinir” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz. Takipsizlik Kararından Sonra Yeni Delil Çıkarsa Ne Olur? Bu çok önemli bir meseledir. Takipsizlik kararından sonra yeni delil ortaya çıkması Ceza Muhakemesi Kanunu madde 172/2’de yer alıyor. Bunun uygulaması şu şekildedir KYOK kararı verildikten sonra kamu davasının açılabilmesi için yeterli şüphe oluşturmaya elverişli yeni bir delil ortaya çıkmalıdır. Sadece yeterli şüphe oluşturmaya elverişli yeni delilin ortaya çıkması da tek başına yeterli olmaz. Ayrıca sulh ceza hakiminin kamu davası açılması için izin vermesi gerekir. Burada bahsettiğimiz yeni delil, yeni olan herhangi bir delil değil, kamu davası için yeterli olabilecek kuvvetli bir delildir. Takipsizlik Kararı ile İlgili Sık Sorulan Sorular Yukarıda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile ilgili temel kanuni düzenlemeleri ve uygulamadaki işleyişi açıkladık. Bununla birlikte konu hakkında bazı sorular sıkça karşımıza çıkmaktadır. Bu sorulara yanıtları ile birlikte burada yer vereceğiz. KYOK Takipsizlik Kararı Ne Zaman Verilir? Cumhuriyet Savcısına bir suçun işlendiğine dair bir ihbar yahut şikayet geldikten sonra savcının olayı araştırmaya başlamasıyla birlikte soruşturma süreci başlamış olur. Bu süreç içerisinde savcı olayın detaylarını ve delillerini araştırır. Neticede eğer yeterli delil ve şüphe bulunmadığına kanaat getirirse takipsizlik KYOK takipsizlik kararı verir. Kişi Hakkında KYOK Takipsizlik Kararı Verilince Ne Olur? Soruşturma evresi boyunca kişinin sıfatı “şüpheli”dir. Savcı ceza davası açmak yerine kişi hakkında takipsizlik kararı KYOK verirse artık şüpheli sıfatı da ortadan kalkar. Aynı olaydan ötürü yeni delil ortaya çıkmadığı sürece tekrar soruşturma başlatılamaz. Takipsizlik Kararına KYOK Karşı İtiraz Edilebilir Mi? Evet. Bu kararın kişiye tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde bu kararı veren Cumhuriyet Savcısının yargı çevresinde görev yapan ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hakimliğine itiraz edilebilir. Takipsizlik ile Beraat Kararı Aynı Şey Midir? Hayır. Takipsizlik, soruşturma sürecinin nihayetinde kişi hakkında suça dair yeterli delil olmayışı nedeniyle savcı tarafından verilen karar iken beraat, kişi hakkında soruşturma süreci tamamlanıp kamu davası açıldıktan ve kişi bu mahkemede yargılandıktan sonra kişi hakkında bir cezaya hükmolunmadığı yönünde verilen karardır. Takipsizlik Kararı KYOK Kişinin Adli Sicil Kaydında Yer Eder Mi? Hayır. Bu kararlar kişinin adli sicil kaydında yer Yazımızda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile ilgili bilinmesi gereken önemli ayrıntılardan bahsettik. Tabii ki burada bahsettiklerimiz sadece genel bir özet mahiyetinde ancak süreç genel olarak bu şekilde işliyor. Burada dikkat edilmesi gereken önemli mesele ceza davalarının kişi hakkında çok önemli sonuçlar doğurduğunun farkında olmaktır. Bu nedenle sürecin hatalı yahut ihmali işlemlerden uzak tutulması şarttır. Sonuç olarak tecrübeli avukatlar ile birlikte çalışarak hukuki zeminde yarayışlı bir strateji oluşturulmalıdır.

fetö soruşturma ne kadar sürer