🥌 Pekmez Ve Cevizle Yapılan Tatlılar
Şam Tatlısı. Hakkari ilimize ait tatlılardan biri olan Şam Tatlısı şaşıracaksınız şerbetli bir tatlımızdır. Pekmez, süt, irmik, un içeren, fırınlanarak pişirilen ve sonrasında üzerine şerbet dökülen tatlımız fırına sürülmeden önce ağartılmış badem dizilerek güzelliğine güzellik katılmaktadır.
Haftanın 7 günü açık olan Teras’ta ekşili kebap, kuzu kaburga ve içli köfte gibi çeşitli yöresel Kahramanmaraş yemekleri bulunuyor. Burada, tarhana çorbasının yanına ekmek beklerken ilginç bir yiyecekle karşılaşabilirsiniz. Bu yiyecek, tuzlu badem, fıstık ya da cevizle ile tüketilen hafif kızarmış tarhana, ya da
2,433 Likes, 23 Comments - Şerbetli Tatlılar (@serbetlitatlitarifleri) on Instagram: “3 malzeme ile yapılan lezzetli mi lezzetli Orijinal Şam tatlı @zeynepsoylutr 500 gr irmik 1 su”
Havanda ezilmiş sarımsağı, tahini, limon suyunu ve nar ekşisini ekleyin. Tuzunu de ekleyip karıştırın. Tahinli patlıcanı servis tabağına yerleştirin. Üzerine sızma zeytinyağı gezdirin, nar taneleri ve yağsız olarak kavrulmuş dolmalık fıstık serpip servis yapın. 4. Tahin Pekmezli Sufle.
3 çay bardağı pekmez. 4 çay bardağı su. 3 yemek kaşığı (tepeleme) nişasta. 1 yemek kaşığı (tepeleme) un. ¾ su bardağı iri dövülmüş ceviz. Yapılışı : Pekmezle suyu karıştırıp bir tencereye alalım. İçine un ve nişastayı koyup tahta kaşıkla iyice karıştıralım ve kısık ateşte pişirmeye başlayalım
Artıkülkemizde de çok sık yapılan tatlılar 20.11.2019. 654 Klasik Sütlaç Havalar soğumaya başlayınca pekmez ve tahin ortaya 15.10.2019. 655
31Aralık 2009. Yeni Yılınız Kutlu Olsun
Gelinbugün enerjinizi tavan yapacak yepyeni tatlılar yapalım; içinde pekmez olsun, içimizi ısıtsın, midemizi şenlendirsin. Tatlı tarifleri arasında yeni favorileriniz arasına girecek olan bu pekmezli tatlı tarifleri kendine has lezzetiyle ve farklılığıyla misafirlerinizi de pek sevindirecek. Pekmezleri hazır edelim, başlıyoruz.
Eridiğinde unu ekleyip yavaş yavaş kavurun. Un sararmaya başlamalı, kokusu çıkmalı. Un kavrulduktan sonra içine şekeri ve pekmezi ekleyin. Karıştırmaya devam edin. Bu arada un kavrulmaya devam edecek. Pekmez iyice içine işleyecek. Fındık ya da cevizi rondodan geçirip ekleyin. Sütü yavaş yavaş ekleyip çektirin. Sürekli
hTP5cKS. Uşak Iline Özgü, Nişasta Ve Pekmezle Yapılan Bir Tatlı bulmaca cevapları en iyi cevabı 7 harfleridir. Bulmaca Cevap ve İpucu Bulmaca Uşak Iline Özgü, Nişasta Ve Pekmezle Yapılan Bir Tatlı Diğer bulmaca ipuçlarını araBir cevap bulun veya sahip olduğunuz harflerden bir kelime oluşturun. Eksik olan her harf için bir nokta yazın. Örneğin, ".la.. arama sorgusu 'Olağanüstü' gibi sonuçlar üretir Diğer kullanıcılara yardım etDaha iyi bir cevap biliyorsanız, Buraya Tıkla Benzer bulmacalar Bu bulmacayı daha önce çözmüş olan kullanıcılar, bu 25 bulmacalara ilgi duymuşlardır. Denizli Iline Sınırı Olan Uşak Ilçesi Afyonkarahisar İline Özgü Bir Tür Soğan Yemeği Aksaray İline Özgü Kıyma Ve Soğanla Yapılan Bir Yemek Aydın İline Özgü Bir Zeytin Cinsi Bartın Iline Özgü, Mısır Unuyla Yapılan Bir Tür Çorba Bilecik İline Özgü,yumurta,ceviz Ve Pekmezle Yapılan Bir Tatlı Bitlis İline Özgü Bir Tür Sulu Köfte Çorum Iline Özgü, Un Ve Pekmezle Yapılan Bir Helva Hatay Iline Özgü, Bir Tür Yoğurtlu Pilav Hatay Iline Özgü Bir Tür Çifte Kaval Kahramanmaraş Iline Özgü,sarımsaklı Yoğurtla Yenilen Yuvarlak Bulgur Köftesi Ordu Iline Özgü, Yaprakları Ve Ince Dalları Sebze Olarak Kullanılan Dikenli Ordu Iline Özgü Bir Tür Hamur Tatlısı Sakarya İline Özgü, Püre Haline Getirilmiş Barbunya Fasülyesiyle Yapılan Bir Yemek Sakarya Iline Özgü Bir Tür Tatlı Sakarya İline Özgü Erik Ya Da Nar Ekşili Yağda Yumurta Yemeği Bartın Iline Özgü Kavurmalı Çorba Uşak Yöresine Özgü, Bulgurla Mercimekten Yapılan Bir Yemek Uşak Yöresine Özgü, Bulgur Ve Mercimekle Yapılan Bir Tür Pilav Adana Ve Mersin Yörelerine Özgü, Nişasta Ve Gülsuyu Ile Yapılan Bir Tatlı Adana Ve Mersin Yöresine Özgü, Nişasta Ve Gülsuyuyla Yapılan Bir Tatlı Adana Ve Mersin Yöresine Özgü,nişasta Ve Gül Suyuyla Yapılan Bir Tatlı Gaziantep Yöresine Özgü Nişasta, Pekmez Ve Cevizle Yapılan Bir Tür Helvanın Adanaya Özgü, Nişasta Ve Buzla Yapılan Bir Tatlı Aydın İline Bağlı Koçarlı'nın 30 Kilometregüneyinde Bulunan Antik Kent P ile başlayan kelimeler Hala doğru cevabı arıyorsanız, P ile kelimeler tam listesine bakın. 3 harfli Pac 5 harfli Paaç Paça Pacaf Pacoz Padan Padar Padda 6 harfli Paanga Pabuç Paçal Paçek Pacers Paçga Paçka Pacman Paçuz 7 harfli Paçaci Paçali Pacıno Padalya Padanya Padavra Padgane 8 harfli Pabucaki Paçalar Paçalik Paçanga Paçavra Pacharan Paçile Paçuli Padbatch 9 harfli Paçamora Paçamura Paçisi 11 harfli Paçagünü 14 harfli Padavrapetavra 7 harfli kelimeler Hala Uşak Iline Özgü, Nişasta Ve Pekmezle Yapılan Bir Tatlı cevabını bulmak için yardıma ihtiyacınız var mı? 7 harfli kelimeler Naaşna Nabekar Naberbu Nabiga Naciye Naciş Nadanca Nadime Nadire Nadiye Nafakat Nafice Nafile Nagalar Nagauta Nagayka Nagehan Nahafet Nahaset Nahnaha Nahuatl Nahika Nahire Nahise Nahita Nahiye Nakami Nakkare Nakkaş Nakrasa Son Bulmacalar Adotta un Animale Popüler kelimeler
Geleneksel Türk Tadı “PEKMEZ” Sn. Aslı UÇAR ÖZET Türkiye’de eski yıllardan beri yaygın olarak üretilmekte olan pek- mez, ülkemize özgü bir değerlendirme şeklidir. İçerdiği yüksek şe- kerden dolayı iyi bir karbonhidrat ve enerji kaynağı olup ülkemizde üretilen en önemli geleneksel gıdalardan birisidir. Pekmez özellikle günlük kalsiyum, demir, potasyum ve magnezyum gereksiniminin bü- yük bir kısmını karşılamaktadır. Mineral miktarının fazla ve emilim oranlarının yüksek olması nedeniyle hamile ve emziklilerin, iyileşme döneminde olan kişilerin diyetinde yer alması önerilmektedir. Tarih boyunca Türk milleti içinde şeker olan her şeyden pekmez üretmiştir. Ancak geçmişte ve günümüzde en yaygın olan uygulama, üzümden pekmez üretilmesidir. Bunun yanında elma, dut, kayısı, erik, karpuz, incir, keçiboynuzu gibi meyvelerden de pekmez üretilmekte- dir. Türkiye’de pekmez üretimi geleneksel olarak binlerce yıllık bir geçmişe sahiptir. Pekmez pişirme, helva çekme gibi folklorumuzda geniş yer tutan adetler, sohbetler ve efsaneler vardır. Bu çalışmada, geleneksel olarak büyük önem taşıyan, ancak tüketimi giderek azalan pekmezin tarihçesi, üretim yöntemleri, insan sağlığı üzerine etkisi ve kullanım alanları ile ilgili bilgi vermek amaçlanmıştır. 1. Giriş Türkiye, bağcılık için yerkürenin en elverişli iklim kuşağı üzerinde bu- lunmaktadır. Asmanın gen merkezi olmasının yanı sıra son derece eski ve köklü bir bağcılık kültürüne de sahiptir. Anadolu’da bağcılık kültürünün tarihi oldukça eskidir. Yapılan arkeolojik kazılardan Anadolu’da bağcı- lık kültürünün M. Ö. 3500 yılına kadar dayandığı saptanmıştır Anonim, 2007b. Anadolu tarih boyunca bağları ve üzüm çeşitleri ile şöhret bulmuş olup Türk uygarlıkları zamanında bağcılık bütün dünyaya buradan yayıl- mıştır. Osmanlı imparatorluğu zamanında ise eskisinden daha parlak bir dönem yaşamıştır Batu, 2006 9. Pekmez ile ilgili Türkçe yazılı literatür ancak 1940 yılında “üzüm pekmezleri üzerine teknik araştırmalar” başlıklı bir araştırma ile yazılmaya başlanmıştır. Daha sonraki yıllarda ise çalışmalar devam etmiştir Batu, 2001 79. Pekmez geleneksel gıdalarımızdan birisi olup, bazı meyvelerden pekmez üretilmesi, ülkemize özgü bir değerlendirme şeklidir. Yapısında yüksek oranda şeker bulunan hemen her meyvenin pekmeze işlenmesi mümkün ise de, geçmişte ve günümüzde en yaygın olan uygulama, üzüm- den pekmez üretilmesidir Batu, 2006 9. Türklerin besin muhafazası için geliştirdiği pekmez; bir taraftan çabuk bozulan üzüm ve şırasının dayanıklı hale getirilmesini sağlamakta, diğer taraftan da tatlı ve şeker ihtiyacının karşılanmasına yardımcı olmaktadır Sürücüoğlu & Çelik, 2003 20. Besin ögesi açısından çok zengin olan pekmez, Türkiye’de popüler bir geleneksel gıdadır. Üzüm, incir, dut, kuru üzüm gibi farklı meyvelerden elde edilen bir çeşit konsantre meyve suyu olan pekmez, elde edildiği meyveye göre de isimlendirilir Üzüm pekme- zi, dut pekmezi gibi Karababa & Develi Isikli, 2005 357. 2. Tarihçe Arkeobotanik kayıtlara göre asmanın ilk kültüre alındığı bölgelerin Ortadoğu ve Ege Bölgesi olduğu tahmin edilmektedir. Bağcılık kültürü- nün izlerine ise Akdeniz havzasının doğusunda Erken Tunç Çağı’na M. Ö. 3. binin ilk yarısı tarihlendirilen yerleşim yerlerinde rastlanmaktadır Söylemezoğlu, 2005 2 Türkiye’nin değişik yörelerinden arkeolojik kazılardan çıkarılan tarihi eserlerde üzümle ilgili değişik kabartmaların yer alması, o yörede bağ- cılık kültürünün yaygın olduğuna işaret eden en önemli göstergelerdir. Ülkemizde her bölgede yapılan kazılarda bağcılıkla ilgili tarih öncesi de- virlere ait önemli eserler bulunmuştur Anonim, 2007b. Arkeolojik buluntulardan Anadolu’da Hititler zamanında asma ve şara- bın büyük önem taşıdığı, M. Ö. 1800-1550 yıllarında bağcılığın çok geliş- miş olduğu, dini merasimlerde ve sosyal yaşantıda üzüm ve şarabın tanrı- lara adak olarak sunulduğu kaydedilmiştir Anonim, 2007b. Anadolu’nun en eski sakinlerinden olan Hititler’de bağcılığın gelişmesi için özel ka- nunlar uygulanmıştır. Bu kanun maddelerinin birinde Şayet bir kişi baş- kasının bağından izinsiz asma söküp alırsa, bunları alan adam sahibine geri vermeye mecburdur’ ibaresi yer almaktadır Söylemezoğlu, 2005; 8. Yozgat Alişar’da elde edilen kazılardan M. Ö. 2300 yıllarına ait altın şarap bardağı ve şarap testisinin bulunması, Ege ve Marmara bölgesinde bağcı- lığın geliştiği yörelerde Lapseki, Çanakkale, Bergama, Aliağa ve Dikili, Bozcaada, Çeşme, Karaburun ve Seferihisar’da basılan paralar üzerinde üzüme, şarap kabına ve Amfora yer verilmiş olması bağcılığa ve şaraba verilen önemi göstermektedir Anonim, 2007b. Hititlerde XVI. yüzyıldan çok önceleri bağcılık bir sanat halindeydi. 2000’in başlarında Erken Hitit çağı olan Asur Ticaret Kolonileri çağına ait Eski Asur Lehçesinde yazılan metinlerde bağ bozumundan söz edilmektedir. Hitit dini törenlerinde kurban hayvanlarının yanı sıra bazı hububatlar, üzüm, şarap ve bira da bulunmaktaydı. Mabetlerin etrafındaki arazi ve bağlara çiftçiler bakmakta, maden işçileri, bağ bozumu zamanında bağlarda çalış- maktaydılar. Konya-Karahöyük kazılarında Erken Hitit Çağına ait 1. kat- ta M. Ö. 1750 civarında üzüm çekirdeklerinin kalıntıları bulunmuştur. Kazılarda ayrıca üzüm salkımı biçiminde kaplar meydana çıkarılmıştır. Bu kaplara ait en şahane örnekler içki kabı olarak, merkezi büyük bir salkım etrafında birçok salkımdan oluşan örnekler lamba olarak kullanılmışlardır Söylemezoğlu, 2005 8, 10. Yapılan tarihi araştırmalar Uygurların IX. asırda Türkistan’da üzüm ye- tiştirdiğini ortaya koymaktadır. Üzümden üretilen mamullerden pekmez ve şarabın her ikisi de Bor adı altında ifade edilmektedir. Pekmez geleneğini Orta Asya’dan getiren Türk kavmi Anadolu’da da bu yerleşmiş kültürle birleşerek bir yaşam biçimi ortaya koymuştur Altıntaş, 1999 4. Türkçe bir söz olan üzüm, Türkçe yazılı belgelerde Uygur çağı ile başla- maktadır. Uygur Türklerinin tıp kitaplarında kuru üzüm, yani kurug üzüm bazı hastalıklara ilaç olarak öneriliyordu. Türklerin Anadolu’ya gelmeden önce bağcılık kültürü olduğundan Anadolu’ya geldikten sonra üzüm çe- şitlerinin sayısını da artırmışlardır. Selçuklular döneminde meyvecilikte en önemli yeri üzüm üretimi işgal etmekteydi. Meyveler içinde en çok üzümü kurutuyorlardı. Bir besin maddesinin çok kurutulması üretiminin bol olduğunun en güzel kanıtı ve kışlık yiyecek hazırlığının da gösterge- sidir Sürücüoğlu & Çelik, 2005 126-128. Bizans’ın yıkılması ve yerini Selçuklulara daha sonra Osmanlılara bırakması ile şarap kültürü sönmeye başlamış, fakat bağ kültürünün durumunu koruduğu, eskiden beri süre- gelen bağcılığın Osmanlı İmparatorluğu döneminde de devam ettiği ifade edilmiştir. Bağcılık, özellikle Osmanlılar zamanında eskisinden parlak bir devreye ulaşmıştır. Çünkü Türkler, üzüm suyunu şarap olarak değil de pekmez, bulama, pestil, köfter, sucuk orcik, bastık, tarhana, lokum olarak kullanmışlar, üzümü de çoğunlukla kurutmaya yönelik olarak yetiştirmişlerdir. Osmanlılar zamanında, Müslümanların şarap yapıp içmesi kanunla yasaklandığı halde Hıristiyan halk şarap yapmak ve satmakta tamamen serbest bırakılmıştır. Kanuni Sultan Süleyman zamanında da halkın şarap yapmaması için sıkı tedbirler alınmıştır. Hıristiyan halkın, üzümlerinin bir kısmı ile sirke, turşu, pekmez yaptıkları bilinmektedir. 1557 yılında Kanuni’nin Üsküdar kadısına gönderdiği ferman çok önemlidir. Bu fer- manda şaraplık çeşitler yerine eski bağlarda sofralık, pekmezlik ve kurut- maya elverişli çeşitlerin yetiştirilmesi isteniyordu Söylemezoğlu, 2005 18. Geleneksel Türk Mutfağı Osmanlı Saray Mutfağı, Yöresel Mutfaklar, Osmanlı Yemek Kültürü, Osmanlı ve Türk Mutfağı, Türk mutfağında tatlıların da önemli bir yeri vardır. Bu tatlıların ba- şında helvalar gelmektedir. Topkapı sarayında özel bir helvahane bölümü bulunmaktadır. Fatih Sultan Mehmet helvayı çok sevdiği için saray mutfa- ğında böyle bir bölümün bulunduğu bildirilmektedir. Eski Türklerde sos- yal yaşamda önemli yeri olan yoğ geleneğinde Mevlüd yemekleri arasında hoşaf, helva, şerbet önemli yer tutardı. Şekerden önce Türk tatlılarının tat- landırıcı ögelerini bal ve pekmez oluşturuyordu. Fatih’in helvahanesin- de yapılan dut, kavut, darı, un ve nişasta helvalarında tatlandırıcı olarak pekmez kullanılmıştır. Selçuklularda “kavutu olan pekmeze katar, aklı olan öğüt tutar” deyişi helva yapımında pekmezin yerini belirtmektedir Baysal, 1997 118. Kavut, “yağa veya pekmeze katılmış ve kavrulmuş buğday unu” demektir Sürücüoğlu & Çelik, 2003 26. Türkiye’de binlerce yıllık bir geçmişe sahip olan pekmez üretimi daha çok aile işletmeciliği şeklinde ve yöresel üretim teknikleri ile yapılmaktadır. Eskiden beri halk arasında pekmezin insan sağlığına olumlu etkileri oldu- ğuna inanılmaktadır Şimşek vd., 2002 1; Anonim, 2007a. Anadolu’nun bağ devrine kadar uzanan eski bir yiyecektir. Folklorumuzda pekmez pi- şirme, helva çekme gibi, geniş yer tutan adetler, sohbetler, efsaneler vardır Ünal, 1991 34. Pekmez, ülkemizde şeker sanayinin yeterince gelişme- diği dönemlerde şeker ihtiyacını karşılamak amacıyla üretilmiştir Şimşek vd., 2002 2. Üzüm pekmezi yurdumuzun hemen hemen her tarafında üretilmekle birlikte, üretim kırsal bölgelerde daha yaygındır. Önceki yıllarda temel be- sin gereksinimlerinden olan pekmez değişen dünya koşulları içinde daha az tüketilen bir ürün haline gelmiştir Batu, 2001 78. Pekmez yerine daha çok şeker içeriği yüksek marmelat, reçel gibi gıdaların tüketimi yaygındır. Dolayısıyla insan beslenmesinde pekmezi zengin bileşim ögelerinden ye- terince yararlanılmamaktadır Şimşek vd., 2002 1. Yapılan çalışmalarda; 1960’lı yıllarda ülkemizde üretilen yaş üzümün %37’sinin pekmeze işlendiği belirtilirken, DPT kayıtlarına göre 1970’li yıllarda bu oranın %35’e düştüğü ve 80’lerde ise %18’lere düştüğü be- lirtilmektedir Batu, 2006 10. 2001 yılında toplam meyve üretiminin, % üzüm ve üzümsü meyveler oluşturmuştur. Yine aynı yıl 3 250 000 ton üzüm, 13 500 ton keçiboynuzu, 55 000 ton dut üretilmiştir. Anonim, 2002; 7, 28. 2005 yılı verilerine göre ise üzüm üretiminde 3 850 000 ton üzüm artış olurken, keçiboynuzu üretimi düşmüş, dut üretimi ise aynı kalmıştır DİE, 2007. Üretilen yaş üzümün % 40’ı kurutularak değerlendirilirken, % 35’i ise doğrudan taze olarak tüketilmektedir Batu, 2006; 10. Yapılan bir araştırmada; toplu yerleşim bölgelerinde yaşayan insanların % 60’ının hiç pekmez tüketmediği ortaya çıkmıştır Alpar & Saldamlı, 1985. Yapılan bir başka çalışmada orta öğrenim öğrencilerinin % nın, yetişkinlerin % gebe kadınların ise % pekmez tükettiği belirlenmiştir. Gebe kadınların gebelikte oluşabilecek kansızlık problemini önlemek amacıyla pekmez tükettikleri de araştırma bulguları arasındadır. Pekmezin en çok tüketildiği mevsimin kış mevsimi olduğu belirlenmiştir. Pekmezi her gün tüketenlerin oranı ise % Ayaz, 1996; 66. Bir başka çalışmada, 25-35 yaş grubu kadınlarda 15 günde bir pekmez tüketenlerin oranı % ayda bir tüketenlerin oranı % 36- 45 yaş grubu kadınlarda 15 günde bir tüketenlerin oranı % ayda bir tüketenlerin oranı % olarak belirlenmiştir Şanlıer, 1995. Pekmez üretimi ülkemizde bağ alanı olan her bölge de yapılırsa da kaliteli üretim, Tokat Zile, Amasya, Kırşehir, Kastamonu, Eskişehir Sivrihisar, Balıkesir, Kayseri, Afyon, Kahramanmaraş, Gaziantep ve Hatay yörelerinde gerçekleşmektedir. Üretilen bu pekmezlerin renk, tat, koku, kıvam, dayanıklılık yönünden farklılık göstermeleri yanında yö- resel olarak adlandırılmaları da farklıdır. Katı ve tatlı pekmezler, Zile’de Zile pekmezi, Gaziantep’te Ağda, Balıkesir’de bulama, Kırşehir’de çalma ve masara olarak adlandırılırken, ekşi pekmezlerin sıvı olanlarına cıvık Nardenk, katı olanlarına Maraş’ta Ravenda, ayrıca kaynatma işlemi uygu- lanmadan doğrudan güneşte koyulaştırılan pekmezlere ise gün balı’ veya bal denmektedir Ünal, 1991 37 Şimşek vd., 2002 1. Ekşi pekmez; şıra- nın asiditesinin pekmez toprağı ile giderilmeden yapılan pekmezlere denir. Koyulaştırılmamış veya rengi açılmamış olanlara “Nardenk”, rengi açılmış ve katılaştırılmış olanlara “Ravenda” denir. Özellikle Güney Anadolu’da Toros dağlarında yetişen “andız” denilen bir ardıç ağaç türünün olgunlaşmış kozalaklarını kaynatmakla elde edilen şurup ve marmelata benzeyen bu tatlı maddeye “andız pekmezi” denilmektedir Birer, 1983. 3. Gıda Mevzuatında Pekmez Ülkemizde, Türk Gıda Kodeksi TGK üzüm pekmezi tebliği tarih, 26553 sayılı resmi gazete yürürlüğe girene kadar TS 3792 sayılı üzüm pekmezi standardı geçerli olup TSE, 1989, bu tebliğ ile, anılan standart mecburi yürürlükten kaldırılmıştır. Bu tebliğ kapsa- mındaki ürünleri üreten ve satan işyerleri, bu tebliğin yayım tarihinden itibaren altı ay içinde tebliğ hükümlerine uymaya zorunlu kılınmışlardır TGK, 2007. Türk Gıda Kodeksinin yayınladığı üzüm pekmezi tebliğinde üzüm pekmezi, fermente olmamış taze veya kuru üzüm ekstraktının uygun yön- temlerle asitliğini azaltıp durultulmasından sonra tekniğine uygun olarak vakum altında veya açıkta koyulaştırılması ile elde edilen kıvam ürünü şeklinde tanımlanmaktadır TGK, 2007. Üzüm pekmezi; tat durumuna göre tatlı ve ekşi pekmez olarak iki gruba, kıvamına göre de sıvı veya katı pekmez olarak iki tipe ayrılmaktadır. Katı üzüm pekmezi; açık sarıdan açık kahverengiye kadar değişen renkte, katı görünüşte, faz ayrılması ve akışkan bir eğilim göstermeyen yapıda, sıvı üzüm pekmezi, açık kırmızı kahverengiden koyu kırmızı kahverengiye ka- dar değişen renkte kıvamlı ve akışkan yapıda olmalıdır TGK, 2007. Üzüm şırası kaynatılırken bir kısım şekerin yanmasıyla HMF oluşur. Bu öge pekmeze yanık tadı verir. HMF içeriği en çok 50 mg/kg olan pekmez 1. sınıf, 150 mg/kg olan 2. sınıf pekmez olarak kabul edilmiştir. Katı pek- mez için sadece “Zile pekmezi”nin standardı belirlenmiştir. Bu pekmezin rengi açık beyaz, sarı-açık kahverengi, kesildiğinde akmayan kıvamdadır Baysal, 1997 119. Üzüm pekmezinde katkı maddesi kullanılmasına izin verilmemiştir. Çeşni maddelerinin susam, yer fıstığı, fındık, antepfıstığı, ceviz, badem gibi sert kabuklu meyveler sadece katı pekmezde kullanılmasına izin verilmiş ve kullanım oranının %5’den az olmaması şart koşulmuştur. Bulaşanlar, pestisit kalıntıları ve mikrobiyolojik kriterler açısından üzüm pekmezi TGK’deki ilgili tebliğlere uygun olmalıdır TGK, 2007. Pekmezdeki demir Fe en çok mg/kg miktarı 25, bakır Cu en çok mg/kg miktarı 5, arsenik As en çok mg/kg miktarı kurşun Pb en çok mg/kg miktarı çinko Zn en çok mg/kg miktarı ise 5 olmalıdır TGK, 2007. 5. Pekmezin Yapılışı Türkiye’de pekmez üretimi çok eski yıllardan beri ve büyük miktarlarda yapıldığı halde üretim tekniği değişmemiş olup ülke çapında gerekli tek- nolojiye kavuşturulamamıştır. Bunun için çeşitli şekillerde çıkarılan şıra, pekmez toprağı ilavesinden sonra ısıtılmakta ve daha sonra da süzülerek kazanlarda açık alev üzerinde koyulaştırılmaktadır. Bu yöntem ile elde edi- len pekmez çok duru, rengi de çok esmerdir Batu, 1991 80. Pekmezdeki esmer renk şıranın açık kazanda yüksek sıcaklıkta kaynatılması sonucunda bileşiminde bulunan şekerler ve asitlerin diğer bazı maddeler ile tepkime- lere girmesi sonucunda karamelizasyon oluşumundan kaynaklanmaktadır Batu, 2006 13. Pekmez, taze veya kurutulmuş üzüm, dut, incir, keçiboy- nuzu yanında elma, erik, karpuz, şeker kamışı ve şeker darısı gibi şekerli ürünlerden de üretilmektedir Şimşek ve Artık, 2002 1. Geleneksel Yönteme Göre Sıvı Pekmez Üretimi Geleneksel yöntemde üzümler çeşitli şekillerde sıkılır ve şırası elde edi- lir. Bu şıra üzerinde ekşiliği giderme işlemi uygulanır. Ekşiliği giderme ve durultma genel olarak % 50-90 kireç içeren pekmez toprağı kullanılarak yapılmaktadır. Şıraya pekmez toprağının katılmasının nedeni, şırayı du- rultmak, süzmeyi kolaylaştırmak ve şıra ekşiliğini azaltmaktır Anonim, 2007a. Topraklı şıra 50–60 0C’de belirli bir süre şıra kısmen köpürünceye kadar ısıtılmaktadır Batu, 2006 11. Şıraya katılacak toprak miktarı 100 kg üzüm şırasına 1-5 kg arasında değişmektedir. Kestirilen şıra dinlendir- me kaplarında en az 4-5 saat durulması için bekletilir. Bu süre sonunda ka- bın dibinde tortu oluşur. Şıranın berrak kısmı alınarak kaynatma kazanına boşaltılır. Kaynatma işlemi açık yayvan kaplarda yapılabildiği gibi, vakum kazanlarında daha düşük ısıda koyulaştırma işlemi ile açık renkli pekmez üretilebilir Anonim, 2007a. Şıranın koyulaştırılması ya da pekmeze pi- şirilmesi yöntemi hemen tüm yörelerde aynı olup, kullanılan kazanların satıhları oldukça geniş ve derinlikleri azdır. Bunun nedeni direkt alevle yapılan pişirme sırasında suyun süratle uçurulmasını sağlayarak, kaynatma süresini mümkün olduğunca kısaltmaktır. Böylece şıranın fazla kararma- dan pekmeze işlenmesi sağlanmış olur. Pekmeze pişirmenin başlangıcında da şıra yüzeyinde kef adı verilen köpükler oluşur ve berrak bir pekmez görünümünü sağlamak için bunların da yayvan kepçelerle ortamdan alın- ması gerekir Batu 2006 12. Kaynama ilerledikçe şıra içten içe kızarır, daha sonra göz göz olur ve kendine has pekmez kokusu yayılır Anonim, 2007a. Koyulaştırmanın yeterliliği pratik olarak, koyulaşan pekmezden tahta kaşıkla alınan örneğin yavaşça akıtılması ile damlaların bir noktadan değil de yan yana iki yerden damlaması ile anlaşılır veya kaynama sırasın- da oluşan üreticiler tarafından “öküzgözü” olarak tanımlanan iri kabarcık- ların oluşması ile pekmezin piştiği anlaşılır Batu, 2006 13. Modern Yönteme Göre Pekmez Üretimi Modern yönteme göre pekmez üretilmesinde ilk olarak, işletmeye gelen üzümler yıkanır, sapları ayrılır, taneler üzüm değirmeninde parçalandıktan sonra prese gelerek şırası çıkarılır. Santrifüjden geçerek kaba tortusundan ayrılan şıra dinlenme kazanlarına alınır ve pekmez toprağı ilave edilerek beklenir. Durulan şıra filtre edilerek vakum kazanına alınır. Refraktometre ile kuru maddesi kontrol edilerek istenen seviyeyi bulduğu zaman alınarak ambalajlanır. Bu şekilde üretilen pekmezler 60-70 0C’yi geçmediğinden karamelleşme olmaz. Yanık tat ve koku hissedilmediği gibi pekmezin ren- gi de güzel olur Ünal, 1991 37. 6. İnsan Sağlığı ve Beslenmedeki Önemi Pekmez yüksek şeker içeriği nedeniyle iyi bir karbonhidrat ve ener- ji kaynağıdır Anonim, 2007b. Pekmezin içeriği, elde edildiği meyvenin türüne, çeşidine, üretim şartlarına ve işleme tekniklerine göre değişmek- tedir. Genelde, pekmezdeki temel karbonhidratlar enerjinin asıl kaynağı olan glikoz ve früktozdur. Üzüm pekmezinde früktoz ve glikozun miktarı neredeyse eşittir Şimşek vd., 2002 8, 10. Bu basit şekerlerin sindirim sistemlerinde parçalanmasına gerek olmayıp kana geçmesi hiçbir enerji- ye gerek duyulmaksızın hücre dışından içine basit difüzyon ile gerçekleş- mektedir. Bu nedenle insan vücuduna hızlı bir şekilde yaklaşık 30 dk’da enerji kazandırmaktadır Batu, 2006 10. Bu nedenle özellikle büyüme çağındaki çocuklar, işçiler, sporcular, gebe ve emzikli anneler için eşsiz bir gıda maddesidir. İki yemek kaşığı pekmez 20 g insan vücudu için çok değerli olan 2 mg demir, 80 mg kalsiyum ve 58 kcal enerji içermektedir Baysal, 2007 305. Ayrıca, mineralleri yoğun olarak içermektedir. Pekmez özellikle kalsi- yum, demir, potasyum ve magnezyum gereksiniminin büyük bir kısmını karşılamaktadır. Mineral miktarının fazla ve emilim oranlarının yüksek olması nedeniyle hamile ve emziklilerin, tüberkülozlu hastaların, iyileş- me dönemindeki kişilerin diyetinde yer alması önerilmektedir Anonim, 2007b. Pekmez vücutta çok rahat kullanılabilen +2 değerli demir içer- mektedir. Üzüm ve pekmezdeki demir kolayca emilebilmekte ve günlük demir ihtiyacının %35’i günlük alınabilecek pekmezle karşılanabilmektedir Batu, 2006 10. Kalsiyum kemiklerin gelişimi ve sağlığı için önemli- dir. Süt ve türevlerinden sonra kalsiyum için en iyi kaynak pekmezdir. Et, yumurta ve tahıllarda fosfor yüksek kalsiyum düşük olmasına karşın, pek- mezde sütte olduğu gibi kalsiyum daha yüksek oranda bulunduğundan vü- cutta daha iyi kullanılır. Pekmez yapılan meyvelerde C ve B vitaminlerinin bazıları ile A vitamininin öncüsü karotenoidler bulunmasına karşın, şıra kaynarken vitaminlerde önemli kayıplar olduğundan pekmez vitaminler açısından uygun bir besin sayılmaz. Pekmezde protein çok az olduğundan proteini yüksek besinlerle tahin, susam, ceviz, haşhaş, yumurta, ekmek vb tüketilmesi uygun olur. Pekmezde sodyum az, potasyum ise yüksek miktarda bulunur. Potasyum kalsiyumla birlikte kan basıncının düzen- lenmesinde etkindir. Bu nedenle pekmez yüksek tansiyon riskini azaltıcı denebilir. İshalli hastalıkların iyileştirilmesinde potasyum kaybının yerine konması gerektiğinden ishalli bireylere birkaç saat ara ile tuzlu ayran ve pekmez şerbeti içmeleri önerilebilir. Aynı şekilde çay, şeker yerine pekmez ile tatlandırılabilir. Pekmezdeki basit şekerler hızla kana karıştığından kan şekeri yüksek olan bireylerin şeker ve baldan olduğu gibi pekmezden sa- kınmaları gerekir Baysal, 1997 120. Yapılan bir çalışmada 30 üzüm pekmezi örneğinde, ortalama kalsi- yum miktarı mg/100 g arasında, fosfor mg/100 g, magnezyum mg/100 g, demir ise mg/100 g ola- rak bulunmuştur Ayaz, 1996; 62, 63. Yapılan bir başka çalışmada 108 üzüm pekmezi örneğindeki ortalama demir miktarı mg/kg olarak saptanmıştır. Demirözü et al., 2002; 332 . Şimşek ve Artık 2002; 4,6,10 25 üzüm pekmezi örneğinin ortalama demir miktarını mg/100g, kalsiyum miktarını 132+ mg/100g, magnezyum miktarını 73+ mg/ 100 g, 25 dut pekmezi örneğinin ortalama demir miktarını mg/100g, kalsiyum miktarını 96+ mg/100g, magnezyum miktarını 67+ mg/ 100 g olarak belirlemişlerdir. Aynı çalışmada potas- yumun incir, üzüm, keçiboynuzu ve dut pekmezleri içerisinde en yüksek oranda üzüm pekmezinde bulunduğu, fosforun üzüm, kalsiyum, sodyum ve magnezyumun incir pekmezinde diğerlerinden daha yüksek oranda bu- lunduğu saptanmıştır 7. Pekmezin Kalitesi İyi bir pekmez şekerlenmez. Üzüm pekmezinin başlıca duyusal özellik- leri arasında kendisine has tat ve kokuda olması, homojen renk ve görünüş- te olması sayılabilir. Mikrobiyolojik özellikler içinde ise normal depolama koşullarında çoğalabilen mikroorganizma ve mikrobiyel kaynaklı hiçbir toksik madde bulunmamalıdır. Fermantasyon testi pozitif olmalı ve yapay boya maddeleri içermemelidir. TGK üzüm tebliğine göre, üzüm pekmezi- nin ticari, glikoz, früktoz vb. şekerler ile seyreltilmesi ve/veya çoğaltılma- sı yoluyla meyveli şekerli şurup, üzüm tatlısı ve üzüm pekmezi şurubu gibi isimlerle üretilmesi yasaklanmıştır TGK, 2007. 8. Pekmezden Yapılan Ürünler Geleneksel yöntemlerle pekmezden bulama veya zile pekmezi, pestil, köfter, cevizli sucuk, tahin helvası, reçel gibi ürünler yapılır Baysal, 1997 121. Maraş’ta yaş üzüm pekmezle karıştırılarak “üzüm reçeli” yapılır. Pekmezler reçelle de yapılabilir. Gaziantep’te şıra, üzüm suyu, nişasta ve diğer maddelerin karışımı ile yapılan tatlılar, pestil, sucuk, muska, dilme ve tarhanadır Birer, 1983 110. Zile Pekmezi Zile pekmezi üretiminde öncelikle geleneksel yöntemle tatlı sıvı pekmez elde edilir. Bu aşamada 45 lt şıra için, bir yumurtanın akı bir kasede bir miktar şıra ile karıştırılarak çırpılır ve leğendeki şıra ile karıştırılır. Bundan sonra şıra pekmez kıvamına gelinceye kadar devamlı olarak kaynatılır. Yüzeyde oluşan köpükler alınır, istenen kıvama gelen pekmez ocaktan indirilir. Bundan sonra sıvı pekmez eğri bir sopa ile aynı yöne doğru ve devamlı olarak çırpılır. Bir süre sonra pekmezin rengi sara- rır ve kıvamı artar, adeta sızdırılmış bal gibi görünür. Çırpma devam eder- ken, maya hazırlanır. Maya pekmezin hem katılaşmasına hem de renginin açılmasına yardım eder. Maya hazırlanmasında Zile’de kuru yoğurt, yu- murta akı, nişasta, pudra şekeri ve eski Zile pekmezi vb. maddelerin tümü veya birkaçı kullanılmaktadır. Maya ile karıştırıldıktan sonra pekmezin ağartılması ve koyulaştırılması devamlı olarak çırpmakla mümkün olur. Leğendeki pekmezin rengi istenildiği kadar ağarınca çırpmaya son verilir. Serin bir yerde ertesi güne kadar dinlendirilir. Dinlendirme sonunda pek- mez bir kez daha karıştırıldıktan sonra ambalajlara doldurularak saklanır Kaya vd., 2005; 1487 Batu, 2006 19-21. Pestil Bastık Kaynayan şıraya pekmez olmasına yakın % 5-12 ora- nında önce ılık şıra ile ezilmiş nişasta katılır, karıştırılarak pişirilir, temiz bez üzerine yayılıp kurutulur. Bezin arkası ıslatılarak ayrılır Baysal, 1997 121. Ayrılan pestil, kitap sayfası büyüklüğünde parçalar halinde kesilir. Bu parçalara Gaziantep’te “Bastık Şukası” denir. Bu pestil yaprakları ikiye üçe katlanarak daha küçük şekle sokulur ve yapışmaması için nişastalanır. Pestil, hangi meyveden yapılmışsa onu adını alır Birer, 1983 110. Köfter Kırşehir’de kış hazırlıkları içinde pekmezin unla pelte haline gelinceye kadar kaynatıldıktan sonra, tepsilere dökülüp dondurulmasıyla yapılan tatlı türüdür. Ankara civarında yapılan köfter için önce pekmez, nişasta ve su karıştırılır, muhallebi kıvamında pişirilir. İnce kenarlı tepsiye nişasta serpilir, üzerine hazırlanan karışım dökülür. Kuruyunca baklava dilimi şeklinde kesilir, toprak kaplarda saklanır. Taze ve kuru olarak yene- bilir Sürücüoğlu & Çelik, 2005 139. Cevizli Sucuk Köme Pekmez ve cevizle yapılan bu tatlı ülkemizin birçok yerinde üretilmektedir. Bazı yörelerimizde cevizli sucuk balla da yapılmaktadır. Pekmez, nişasta/un, su iyice karıştırılır ve muhallebi kıva- mında pişirilir. Hazırlanan muhallebi kıvamındaki karışıma daha önceden ipe geçirilmiş taze ceviz badem, fıstık veya fındıkla da yapılabilir daldı- rılır, ince olmuşsa iki kere daha daldırılır, asılarak kurutulur Sürücüoğlu & Çelik, 2003 39. Tahin Helvası Karaman iline bağlı Ermenek ilçesinde yapılır. Tahin helvası yapımında şeker yerine pekmez kullanılır. Bu helvanın rengi, açık kahverengi ve tadı güzeldir. İçi astarlı yayvan teneke kutularda pazarlanır Baysal, 1997 122. Antep Pekmezi Türkiye’de ticari amaçlı pekmez üretimi en fazla Gaziantep yöresine yapılmaktadır. Antep pekmezi taze veya kuru üzüm- den yapılmaktadır. Taze üzümden elde edilen şıraya, asitliğini gidermek için pekmez toprağı ilave edilir ve şıra kestirilir. Belli bir süre beklendik- ten sonra şıra tortusundan ayrılır. Duru ve tatlı şıra özel ocaklar üzerinde kaynatılır ve istenilen kıvama getirilir. Bundan sonra pekmez büyük tekne- lere doldurulur. Üzerileri kapatılarak 1-2 gün dinlendirilir. Bundan sonra maya hazırlanır. Gaziantep’te kullanılan mayayı, bir yıl önceki eski pek- mez oluşturur. Eski pekmez yoksa petekli balda bu amaçla kullanılabilir. Maya hazırlamak için 100 kg taze pekmez için 4 kg kadar eski pekmezden bir leğene alınır. İyice ezildikten sonra üzerine bir miktar taze pekmez ila- ve edilir ve iyice karıştırılır. Leğen tamamen dolunca teknedeki taze pek- mezin üzerine boşaltılır ve bir tahta kürekle iyice karıştırılır. Mayalanmış olan pekmez tahta kutu veya teneke kutulara doldurulur. Bu kutularda 1-2 gün içinde pekmez katılaşmış olur Kaya vd., 2005 1488. Tahin-Pekmez Pekmez tahinle karıştırıldığı zaman besin değeri yük- sek, hoşa giden bir besin elde edilir Birer, 1983 110. Muska Bezlerden soyulan ve henüz yaş olan pestil 4-5 cm eninde 20- 25 cm uzunluğunda şeritler halinde kesilir. Ceviz veya fıstık, badem, ka- ranfil, tarçın, toz şeker haline gelinceye kadar döğülerek bir karışım elde edilir. Bu karışım pestil şeritlerinin içine ekilir. Eşkenar üçgenler halinde katlanarak sarılır. Sarılan muskaların dağılmaması için uçları su ile yapış- tırılır Birer, 1983 111. 9. Sonuç ve Öneriler Eski yıllarda insanların temel besin kaynaklarından biri olan pekmez değişen dünya koşulları içinde daha az tüketilen bir ürün haline gelmiş- tir. Dünya üzüm üretiminin yarıdan fazlası Avrupa kıtasında gerçekleş- tirilmektedir. Dünya yaş üzüm üretiminde İtalya, Fransa, ABD, İspanya, Türkiye başlıca ülkelerdir. Dünya üzüm üretiminin çoğu şaraba işlenirken, bir kısmı sofralık, bir kısmı da kurutmalık olarak değerlendirilmektedir. ABD, Türkiye, İran, Yunanistan, Güney Afrika, Şili ve Afganistan kurut- malık üzümde önemli ülkelerdir. Önemli bir değerlendirme yöntemi olan pekmezin, bu ülkelerde de tüketiminin artırılması ancak tanıtımı ile müm- kün olacaktır. KAYNAKÇA Alpar, C. Saldamlı, I., 1985, Gıda maddeleri ambalajında tü- ketici tercihleri. Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından 1984 yılın- da Uygulanan Gıda Maddeleri Ambalajı Hane Halkı Eğitim Anketi Sonuçları. Cam Pazarlama Yayın No1985/1. Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları Altıntaş, Ö., 1999, Çal yöresinde üretilen üzüm çeşitleri ve yörede üretilen pekmezlerin bazı özellikleri. Yüksek Lisans Tezi, Pamukkale Üniversitesi, Denizli. Anonim, 2002, Tarım istatistikleri özeti 1982-2001. Başbakanlık Devlet İstatistik Enstitüsü, Yayın No2719, 51s., Ankara. Anonim, 2007a, Bağcılık, üzümlerin muhafazası ve değerlendirilme- si. Anonim, 2007b, Üzümün tarihteki yeri. Ayaz, A., 1996, Pekmezin tüketim durumu ve mineral içeriği. Bilim Uzmanlığı tezi, Hacettepe Üniversitesi, Ankara. Batu, A., 1991, “Farklı iki yönteme göre elde edilen kuru üzüm pek- mezinin kimyasal bileşiminde oluşan değişmeler üzerinde bir araştırma”, Cumhuriyet Üniversitesi Tokat Ziraat Fakültesi Dergisi, 71, 179– 190. Batu, A., 2001, “Pekmez üretim ve denetimindeki geleneksel prob- lemler”. Dünya-Gıda, 2, 78-81. Batu, A., 2006, “Klasik ve modern yönteme göre sıvı ve beyaz katı üzüm pekmezi Zile pekmezi üretimi”, Gıda Teknolojileri Elektronik Dergisi, 2, 9-26. Baysal, A., 2007. Beslenme. 11. Baskı, Hatiboğlu Yayınevi, Ankara. Baysal,A., 1997, Türk Halk Kültürü Kongresi, Maddi Kültür Seksiyon Bildirileri. Kültür Bakanlığı Yayınları 1904, Halk Kültürünü Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğü Yayınları 249, Seminer Kongre Bildirileri Dizisi 56, Ankara THK Basımevi İşletmeciliği. 118–124. Birer, Ş., 1983, “Pekmezin beslenmemizdeki yeri ve kullanılması”, Beslenme ve Diyet Dergisi, 12,107-114. Demirözü, B., Sökmen, M., Uçak, A., Yılmaz, H., Gülderen, Ş., 2002. “Variation of copper, Iron, and Zinc levels in pekmez products”, Bull Environ Contam Toxicol, 69, 330-334. DİE, 2007, Karababa, E., Develi Isikli, N., 2005, “Pekmez A traditional concent- rated fruit product”, Food Reviews International, 21, 357–366. Kaya, C., Yıldız, M., Hayoğlu, İ., Kola, O., 2005, Pekmez Üretim Teknikleri. GAP IV. Tarım Kongresi, Bildiri Kitabı, II. Cilt, Şanlıurfa. 1482-1490. Söylemezoğlu, G., 2005, Arkeolojik buluntuların ışığı altında Anadolu bağcılığının tarihçesi. Ankara’da Bağcılık ve Bağ Kültürü. Hazırlayan Kamil Toygar-Nimet Berkok Toygar. 1. Baskı, Ankara Birlik Matbaacılık, Yayıncılık. 1-31. Sürücüoğlu, Çelik, 2003, Pekmez. Türk Mutfak Kültürü Üzerine Araştırmalar. Türk Halk Kültürünü Araştırma ve Tanıtma Vakfı Yayın No31,10. cilt. Ankara Birlik Basımevi. 19-47. Sürücüoğlu, Çelik, 2005, Pekmez. Ankara’da Bağcılık ve Bağ Kültürü. Hazırlayan Kamil Toygar-Nimet Berkok Toygar. 1. Baskı. Ankara Birlik Matbaacılık, Yayıncılık. 123–148. Şanlıer, N., 1995, Menopoz öncesi ve sonrası kadınların beslenme durumları, kemik mineral dansiteleri, antropometrik, hormonal ve biyo- kimyasal parametreleri arasındaki etkileşim üzerine bir araştırma. Doktora tezi, Hacettepe Üniversitesi, Ankara. Şimşek, A. Artık, N., 2002, “Değişik meyvelerden üretilen pekmezle- rin bileşim unsurları üzerine bir araştırma”, Gıda, 275, 1–11. Şimşek, A., Artık, N., Poyrazoğlu, Kadakal, Ç., 2002, Pekmez üretim Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü, Ankara. TGK, Türk Gıda Kodeksi 2007, Üzüm pekmezi tebliği. Erişim tarihi TSE, 1989, Üzüm pekmezi standardı. TS 3792/Eylül 1989. Türk Standartları. Ünal, F., 1991, Türkiye’de çeşitli bölgelerden toplanan bal ve pek- mezlerin içeriğinde bulunan thiamin, riboflavin, askorbik asit ve demir miktarlarının araştırılması. Bilim Uzmanlığı Tezi, Hacettepe Üniversitesi, Ankara. Not
Pekmezli Sucuk, Anadolu'da yüzyıllardır yapılan, nereden çıktığı hususunda birkaç rivayet bulunan, pekmezin ve kuru yemişin her çeşidinden tarifi bulunan tipik bir Anadolu tatlısıdır. İlk kaydına 15. asırda Afyon'da rastlanılan, Evliya Çelebi seyahatnamesinde Manisa, Eğriboz ve İstanbul'un tatlı sucuklarını yediğini ve pek övdüğünü yazmıştır. 19. yüzyılda Anadolu'daki birçok şehirde başka isimleri ve tarifleri bulunmaktadır. Bu tatlı türünün badem, fıstık ve en çokta cevizle yapılanı yaygın olanıdır. Öylesine özdeşleşmiş ki cevizle, artık pekmezli sucuk denince akla cevizle yapılanı gelmektedir. Bizde burada cevizli sucuğu yani diğer adıyla orcik veya kömeyi tarif edeceğiz. Cevizli sucuk, genellikle Artvin ve Elazığ yörelerinde üzüm ya da dut şırası ve ceviz kullanılarak yapılmaktadır. Şeklinin sucuğa benzemesinden dolayı pekmezli sucuk yani daha çok cevizli sucuk adıyla anılır. Gürcüce' de çurç'ela, Rusça' da orcik adıyla da bilinmektedir. Elazığ yöresinde yaygın olarak yapılan ve bu civarlarda orcik adıyla anılan tatlı, aynı zamanda Artvin yöresinde asırlardır yapılmakta ve bu yörede köme olarak Sucuk İçin Gerekli Malzemeler Orçik1 kg ceviz içi 3 su bardağı dut ya da üzüm pekmezi1 su bardağı nişasta 1 su bardağı su5 metre keten ipPekmezli Sucuk Yapılışı; Cevizleri bir iğne yardımıyla beşer onar ve araları açık olacak şekilde ipe dizin. Hazırladığınız cevizlerin uçlarında tutmak için pay bırakın. Pekmezi ocağa alın ve kaynamaya bırakın. Bu esnada nişasta ve suyu iyice çırpın ve kaynamakta olan pekmeze ekleyin. Nişastanın topaklanmaması için sürekli karıştırın. Pekmez kıvama gelince ocaktan alın. Sucukları asmak için bir yer belirleyin bu çamaşır kurutma askıları olabilir, asacağınız yerin altına tepsi koymayı unutmayın zira damlama yapacaktır. İpe dizdiğimiz cevizleri hazırladığımız bulamaca bandırın. Cevizler karışımla kapandıktan sonra bulamaçtan çıkarın ve asın. Sucukların daha kalın olmasını istiyorsanız bandırma işlemini birkaç kez tekrarlayabilirsiniz, bulamaç koyulaşırsa tekrar ısıtarak incelte bilirsiniz. Kuruduktan sonra servis edin. Tepsiye damlayanları da pestil yapabilirsiniz. Öneri; Cevizleri alırken bir bütünün dört parçası şeklinde seçerek alınız ve ipe dizerken nemlendirmeyi unutmayınız yoksa çoğu olsun. Son Güncelleme 133116 Pekmezli Sucuk ile ilgili bu madde bir taslaktır. Madde içeriğini geliştirerek Herkese açık dizin kaynağımıza katkıda bulunabilirsiniz. 0 Yorum Yapılmış "Pekmezli Sucuk" Kayıtlı yorum bulunamadı ilk yorumu siz ekleyin Rüyada Sucuk Görmek Rüyada Sucuk Görmek, Uzun süre boyunca çekilen sıkıntıların ve uğraşların sona ereceğine, uzun zamandır bekleyip ümit edilen itibara kavuşmaya, umudun yitirildikten sonra gelecek olan ve hak edilen maddi kazanca, uzun süre çalışıp çabalamanın sonunda... Sucuk Baharatı Sucuk Baharatı Sucuk hayvan bağırsağı temizlenip şişirilir ve kurutup içine et baharat karışımı harç doldurularak yapılır kurutulur. Sucuk yapımı tüketimi çok eski yıllara dayanır. Sucuğun Türkiye, başta olmakla Bulgaristan, Ermenistan ve Orta As... Sucuk Kızartma Sucuk kızartma, diğer yemeklere göre kolay gibi görünür. Ama dikkat edilmesi gereken birçok püf noktası vardır. İyi bir sucuk kızartması yapmanız için dikkat edilmesi gereken püf noktalar şunlardır;Sucuğun kızartılacağı kabın seçimi oldukça önemlidir... Rüyada Sucuk Yemek Rüyada sucuk yemek, rızka, mirasa, mala ya da gelire delil sayılır. Rüyada sucuk yeme, uzak olmayan bir akrabadan yarar göreceğine; sucuk ekmek yiyecek ise, kısmetin açılmasına, bolluğa ve ferahlığa delalet eder. Rüyada sucuk kesmek, uzunca yoldan g... Sucuk İçi Sucuk içi, Sucuk Türk mutfağının neredeyse olmazsa olmazlarındandır. Keskin kokusuna rağmen hemen hemen herkes tarafından çok sevilmektedir. Sucuk uzun yıllardır kahvaltı sofralarımızın baş tacıdır. özellikle pazar günleri bütün ailenin toplanıp sucu... Şeker Sucuğu Şeker sucuğu, Sucuk her bölgede yapılan bir tatlı türüdür. Sucuk büyüklü küçüklü her damağa hitap eder. Sucuğu genelde cevizli yaparlar, ama daha birçok sucuk çeşidi de vardır. Sadesi, hidistan cevizlisi ve daha çeşit çeşit şeker sucuğu yapılır. Ama ... Sucuk Bağırsağı Sucuk bağırsağı amaçlı yağlı et idealdir. Bu sebeple sucuk yapımında % 30 ile 35 oranında yağlı çekilmiş kalın kıyma kullanılır. Damak zevkine uyumlu olarak kıymaya sarımsak, tuz, sucuk baharatı, karabiber, kimyon, yenibahar ve kırmızıbiber eklenir.... Sucuk Izgara Sucuk Izgara, Hafta sonları ailecek geçirilecek pikniğinize ayrı bir bir tat ve lezzet oluşturan sucukta ızgara keyfi mangal da hazırlanışı oldukça pratik ve lezzetli bir lezzettir. Sucukta ızgara keyfi bir çok kişinin pratik olarak karnını doyurması... Salçalı Sucuk Salçalı sucuk, kahvaltı sofralarının vazgeçilmez lezzeti olan bir tariftir. Hemen herkesin kısa bir süre de yapabileceği pratik bir tariftir. Özellikle ailece yapılan her pazar kahvaltısında muhakkak kendisine yer bulur. Öğrenci evlerinin ise en güze... Lokum Sucuk Lokum Sucuk, Market ve çerezciler de lokum sucuk sürekli olarak satılan bir hediyelik ürün olan lokum sucuk oldukça lezzetli bir tatlı ve çerez karışımı bir üründür. Lokum sucuğun bir çok farklı çeşidi satılmaktadır. Lokum sucukları çerezciler de cev... Cevizli Pekmezli Sucuk Cevizli pekmezli sucuk, Elazığ ve Artvin illerinde dut veya üzüm pekmezi ile yapılır. Orcik veya köme de denilir. Şekil itibari ile sucuğa benzediği için cevizli sucukta denilir. Daha önceleri yazdan yapılır ve kış için saklanır ve kışın tüketilir. K... Cevizli Sucuk Kalori Cevizli Sucuk Kalori, Cevizli sucuk damaklarımızı lezzetlendiren kalori değeri biraz yüksek olan ceviz ve pekmezin birleşmesiyle tüketilen aparatif bir lezzettir. Çoğunlukla çerezciler de ekonomik fiyatlar ile satılan bu lezzetin yapımı bir zahmetli ... Rüyada Sucuk Görmek Sucuk Baharatı Sucuk Kızartma Rüyada Sucuk Yemek Sucuk İçi Şeker Sucuğu Sucuk Bağırsağı Sucuk Izgara Salçalı Sucuk Lokum Sucuk Cevizli Pekmezli Sucuk Cevizli Sucuk Kalori Sucuk Döner Sucuk Sucuk Çeşitleri Fırında Sucuk Hamilelikte Sucuk Sucuk Yemekleri Evde Sucuk Yapımı Pekmezli Sucuk Cevizli Sucuk Sucuk Nasıl Yapılır Kangal Sucuk Pestil Sucuk Sucuk Kaç Kalori Kaşarlı Sucuk Sucuk Köftesi Yumurtalı Sucuk Popüler İçerik Sucuk Döner Sucuk Döneri, ilk Afyonkarahisarlılar keşfetmiştir. Genelde insanlar marketlerden alıp tüketirler yada restaurantlarda tüketirler. Sucuk Döneri bir ço... Sucuk Sucuk, özellikle Ermenistan Bulgaristan ve Türkiye gibi ülkelerde yaygın bir şekilde tüketilir. Yapımında ise şişirilerek kurutulmuş olan bağırsak içi... Sucuk Çeşitleri Sucuk çeşitleri, kıyılmış olan etin içerisine baharat çeşitleri gibi bazı maddeler katılarak yoğurup, kurutulmuş sığır ince bağırsağına doldurulması i... Fırında Sucuk Fırında sucuk, fırında sucuk çok sevilerek tüketilen yiyeceklerin başında gelir. Damak tadına göre farklı şekillerde hazırlanabilen bir lezzettir. Fır... Hamilelikte Sucuk Hamilelikte sucuk, Hamilelikte sucuk, sosis ve salam gibi yiyeceklerin tüketilmesi oldukça zararlıdır. Aslında normal insanlar da tüketmemeli ama hami... Sucuk Yemekleri Sucuk Yemekleri, Sucuk doyurucu özelliği nedeniyle bir çok yemek içerisinde kullanılan değerli bir besin türüdür. Sucuktan bir çok yemek yapılmaktadır...
Bilecik İline Özgü,yumurta,ceviz Ve Pekmezle Yapılan Bir Tatlı bulmaca cevapları en iyi cevabı 5 harfleridir. Bulmaca Cevap ve İpucu Bulmaca Bilecik İline Özgü,yumurta,ceviz Ve Pekmezle Yapılan Bir Tatlı Diğer bulmaca ipuçlarını araBir cevap bulun veya sahip olduğunuz harflerden bir kelime oluşturun. Eksik olan her harf için bir nokta yazın. Örneğin, ".la.. arama sorgusu 'Olağanüstü' gibi sonuçlar üretir Diğer kullanıcılara yardım etDaha iyi bir cevap biliyorsanız, Buraya Tıkla Benzer bulmacalar Bu bulmacayı daha önce çözmüş olan kullanıcılar, bu 25 bulmacalara ilgi duymuşlardır. Bilecik'in Eski Adı Ve Bilecik'de Bulunan Bir Antik Kent Çorum Iline Özgü, Un Ve Pekmezle Yapılan Bir Helva Uşak Iline Özgü, Nişasta Ve Pekmezle Yapılan Bir Tatlı Sakarya İline Özgü Erik Ya Da Nar Ekşili Yağda Yumurta Yemeği Un, Süt, Yumurta, Şeker Veya Pekmezle Yapılan Bir Tatlı Bingöl Yöresine Özgü, Pekmezle Yapılan Bir Hamur Tatlısı Doğu Karadeniz Yöresine Özgü, Pekmezle Yapılan Aşuremsi Bir Tatlı Doğu Karadeniz Yöresine Özgü,pekmezle Yapılan Aşureye Benzer Bir Tatlı Gaziantep Yöresine Özgü, Pirinç Ve Pekmezle Yapılan Bir Çorba Trabzon Yöresine Özgü, Un Ve Pekmezle Yapılan Bir Tür Tatlı Afyonkarahisar İline Özgü Bir Tür Soğan Yemeği Aksaray İline Özgü Kıyma Ve Soğanla Yapılan Bir Yemek Aydın İline Özgü Bir Zeytin Cinsi Bartın Iline Özgü, Mısır Unuyla Yapılan Bir Tür Çorba Bitlis İline Özgü Bir Tür Sulu Köfte Hatay Iline Özgü, Bir Tür Yoğurtlu Pilav Hatay Iline Özgü Bir Tür Çifte Kaval Kahramanmaraş Iline Özgü,sarımsaklı Yoğurtla Yenilen Yuvarlak Bulgur Köftesi Ordu Iline Özgü, Yaprakları Ve Ince Dalları Sebze Olarak Kullanılan Dikenli Ordu Iline Özgü Bir Tür Hamur Tatlısı Sakarya İline Özgü, Püre Haline Getirilmiş Barbunya Fasülyesiyle Yapılan Bir Yemek Sakarya Iline Özgü Bir Tür Tatlı Bartın Iline Özgü Kavurmalı Çorba Bilecik'un Bir İlçesi Bilecik Yöresinde Yetişen Ve Şarap Üretiminde Kullanılan Beyaz Üzüm Cinsi L ile başlayan kelimeler Hala doğru cevabı arıyorsanız, L ile kelimeler tam listesine bakın. 3 harfli Lab 4 harfli Laba Labe Labo Laç 5 harfli Laane Label Labit Labne Labut 6 harfli Laakal Labada Labaza Labis Labour Labros Labrum Labtev Lacin Laçka 7 harfli Labarna Labunya 8 harfli Laborant Labrador Labranda Laçatki Laççi Laceverd Lacivert 9 harfli Labaykuş Labenzeer Labirent 12 harfli Labiferment 13 harfli Laçinbalaban 15 harfli Labelpaftayafta 5 harfli kelimeler Hala Bilecik İline Özgü,yumurta,ceviz Ve Pekmezle Yapılan Bir Tatlı cevabını bulmak için yardıma ihtiyacınız var mı? 5 harfli kelimeler Eageap Eazim Ebatil Ebecen Ebeli Ebrehe Ebion Ebisu Ecarte Ecehan Echave Echis Ecowas Edafon Edani Edavat Edbil Eddai Edebi Edeyan Edharz Edolar Edibe Edith Efelek Efeler Efkere Efriz Efsane Efsene Son Bulmacalar Adotta un Animale Popüler kelimeler
pekmez ve cevizle yapılan tatlılar