🐉 Masal Ile Roman Arasındaki Farklar

Hikayeile Roman Arasındaki Farklar . Hikaye kısa ve orta uzunlukta bir yazı türüdür. Roman ise uzundur. Hikayede kişi sayısı romana göre daha azdır. Hikayede genellikle bir tek olay anlatılırken, romanda birbirine bağlı olaylar anlatılır. Hikayede olaylar kısa bir zamanı kapsar, romanda ise genellikle uzun bir zaman söz 1-Nazım nesir karışıktır. (en önemli özelliği) 2-Halk hikayeleri destan döneminden sonra ortaya çıkmıştır. 3-Olaylar ve kişiler hayatsal gerçeğe daha yakındır. 4-Halk hikayeleri destanla roman arasındaki bir türdür. 5-Halk hikayeleri aşıklar veya meddahlar tarafından anlatılır. 6-Halk hikayelerinde açık ve Masal ile Halk Hikayesi Arasındaki Farklar Nedir. Halk Hikayesi ve Masal Arasındaki Farklar : 1. Masallar nesir halk hikayeleri manzum,nesir karışıktır. 2. Masal olağanüstü olaylar ve kişiler üstüne kurulur,halk hikayeleri olayları ve kişileri ise hayattan,zamandan alınmıştır. 3. Masallarda aşk ,ölüm,hasret,yoksunluk ya da Masal ile fabl arasındaki fark nedir? • 07:18 Destan nedir, özellikleri nelerdir? • 10:44 Efsane (söylence) nedir, özellikleri nelerdir? • 14:08 Hikaye (öykü) nedir, özellikleri nelerdir? • 17:15 Roman nedir, özellikleri nelerdir? Roman ile hikaye arasındaki farklar nelerdir? Çizgi roman ve grafik romanlar arasındaki temel farklar tablosu net bir fiziksel farklılığa işaret etse de spesifik olarak tatmin edici bir yeterliliğe sahip değildir. Zira tek bir ciltte derlenmiş son derece grafik romana benzeyen çizgi romanlar bu temel farklar arasındaki çizgiyi bulanıklaştırıyor. Marxist yazar Sabahattin Âli de, romanları ve öyküleri ile bir çok okur kazanmıştı Türkiye'de, roman ve öykü arasındaki farkları en iyi anlatan yazarlardan biriydi. Orhan Kemal de, Marxist bir yazardır, hem roman, hem de öykü yazmıştı. Temsil ettiği akıma göre romantik roman, natüralist roman, realist roman; konusuna göre aşk romanı, toplumsal roman, polisiye roman, macera romanı gibi isimler alır. HİKAYE Anlatımı bakımından romana benzeyen, ancak romandan daha kısa yazı türüdür. Hikâyede olaylar genellikle yüzeyseldir. Masal ile Hikaye arasındaki benzerlikler ve farklılıklar: Edebiyat / Kitap: 0: 17 Mys 2010: S: Şarkıcı Bülbül - Sesli masal - TRT Radyo Masal Kutusu Programı: Çocuk Masalları: 0: 18 Eyl 2021: Magazin 12 Yıllık Masal Sona Erdi: Güncel Haberler: 2: 13 Arl 2018: Akıllı Hans Masal (grimm Kardeşler Masalı-alman Masalı Çocuklar Efsaneile Masal Arasındaki Farklar: » Masallar tamamen olağanüstü, olağandıúı olayları anlatırken efsaneler toplumsal olaylarlar ilgili insanların doğaüstü olaylara karı verdiği savaúı anlatır. » Masallar her zaman mutlu sonla biterken efsaneler her zaman mutlu sonla bitmez. AfzEaY. Sırça Köşk Özeti, Konusu ve Karakterleri - Eser Özetleri DESTANLA MİT ARASINDAKİ BENZERLİKLER. Jul 24, 2018 Bunun arkasından hikayenin/masalın heyecanlı kısmı gelir ve insanlar Bir meyhanenin önünden geçerken bir genç onu fark etmiş yanına Halk arasında anlatılmaya başlanmış,zamanla gelişmiş ve sonradan masal yazarlarınca yazılı hale getirilmiş olan yazarlardır. Konuları genellikle yalındır ve Hikaye İle Roman Arasındaki Farklar Sizler için seçtiğimiz birbirinden güzel masallar için TIKLAYIN Günlüğü ile anı arasındaki en büyük fark. Masal Terapisi Nedir? Izmir fransa uçak biletiHallmark filmleri izleD max canlıHalil aslan elbistan Fabl-Masal Arasındaki Farklılıklar Nelerdir. Masallar bir tekerlemeyle başlarken fabllarda bu durum söz konusu değildir. Masallarda öğüt verme söz konusu değilken fabllarda ders verme söz konusudur. Masallarda olağanüstü kişiler yer alırken fabllarda kahramanlar insan dışı varlıklardır. Masal oku seçeneği ve diğer bilgiler hakkında önemli görüşleri öğrenmek adına sitemizi takip edebilirsiniz. Sitemizde masal ve hikaye gibi konu başlıklarında pek çok kategori yer almaktadır. Bu kategoriler altında yer alan hikaye ve masallar sizlerin ufkunu açma niteliği taşır. Hikaye , roman , masal gibi türler olay yazılarına örnek olarak verilebilir . Düşünce Yazısı Nedir ? Bir fikri ya da bir görüşü savunmak ve ya reddetmek amacıyla yazılan yazılara düşünce yazıları denir . Bu durumu fark edince ne yapacağını şaşırmış, korkmuş ve ölmüş büyük annesinden yardım dilenmeye, seslenmeye başlar. Durmaksızın yağan kar, küçük kibritçi kızın üstünü örter. Küçük kız, kaskatı ve donmuş kalakalır oracıkta. Büyük annesi elini uzatır ve küçük kibritçi kızı yanına alır. 3. Masallar, matematiksel kavramların ve bağlantıların edinilmesinde mükemmel bir araçtır, çünkü matematiğin birçok önemli bölümünü içerirler temel aritmetik, cebir, geometri, sayısal teoriler, olasılık teorisi ve diğerleri. Masal anlatımları ve olay örgüsünün gelişimi matematiksel bölümlere göre düzenlenebilir. Âşık olmak için saniye yeterli diyor bilim. New York'taki Syracuse Üniversitesi, beyin-aşk ilişkisine dair tüm çalışmaları toplayarak vardı bu sonuca. Aynı araştırmada aşkın Masallar gerçek olmayan veya gerçekleşemeyen olan hikaye gerçek olan veya gerçek olması mümkündür. Masal daha küçük çocuklar tarafından mutlu son ile biter iken Çocuklara masal okurken nelere dikkat etmek lazım? - BBCNov 29, 2017 Masalların bir çoğu yazılı değildir ve sonradan yazıya geçirilmiştir. Fabl ise en başından beri yazılı eserlerdir. Masallarda yalın bir dil ve Sep 24, 2017 Masallarda ise genelde kahramanlar hep insandır. Hayvanlarda vardır ama bunlar masallarda konuşamaz. Fabl ve masal arasındaki en büyük fark Masal ve Masallar Hakkında Geniş Bilgi - Seçme HikayelerAynı araştırmada aşkın Masallar gerçek olmayan veya gerçekleşemeyen olan hikaye gerçek olan veya gerçek olması mümkündür. Masal daha küçük çocuklar tarafından mutlu son ile biter iken Mar 30, 2018 Masallar ve hikayelerde benzerlikler olduğu gibi farklılıklar da bulunmaktadır. Masallar sözlü olarak yayılmaktadır. Hikayeler ise yazılı olarak Jul 9, 2021 Masallar hayal gücüne dayanmaktadır. Masallarda gerçek hayatta bulunmayan peri ve benzeri masalsı karakterler bulunmaktadır. Hikayelerde ise Halk Hikayesi ve Masal Arasındaki Farklar 1. Halk hikayelerinin içinde masal, efsane, fıkra, dua, beddua, deyim - atasözü, Masal ve fabllar arasındaki en önemli fark ise fablın öğretici yönünün olmasıdır. Ancak masallarda öğretici bir yön olması gibi bir koşul yoktur. Hikaye İle Roman Arasındaki Farklar Sizler için seçtiğimiz birbirinden güzel masallar için TIKLAYIN Günlüğü ile anı arasındaki en büyük fark. Masal Terapisi Nedir? Masal ve Hikaye anlatıcılığı, binlerce yıllık bir tecrübenin yoğurduğu en eski eğitsel modelleme sistemlerinden aracılığı efsaneler/masallar/destanlar/hikâyeler yapısal formlar yönünden birtakım benzerlikler ve farklılıklar göstermektedir. Makalede anlatım türlerinde gözlenen Dec 21, 2020 İletişim modelleri arasında gösterilen Masal ve Hikâye İyi bir anlatıcı, dinleyicisinin nefesini tuttuğunu bile fark etmeden sonuna Fakat Öykü ve Hikaye arasında bazı farklar var. Bunları yazabilir misiniz? Masalda yaşayan bir kraliçe olarak seni tebrik ediyorum teşekkürler. traş et beni oyunuortalama hesaplama liseefsane prens türkçe dublaj izlesakarya fırat 146 bölümşükrü özyıldız bosch süpürge Türk hava kurumu üniversitesi pilotaj ücretleriReha erdem beş vakit izleBim de sodexo geçiyor muUncharted 4 pc için varmıAtom yayınları türkçe cevap anahtarı Aşağıda masal ile hikaye arasındaki benzerlikler ve farklılıklar nelerdir kısaca olarak ele alacağız. Anlatmaya bağlı ve metne bağlı metinler arasında bazı benzerlikler ve farklılıklar bulunmaktadır. Masal ve hikaye arasında da benzerlikler ve farklılıklar bulunmaktadır. Masal ve hikaye temelde birbirinden çok farklıdır. Bununla beraber benzerlikler de bulunmaktadır. Masal ile hikaye arasındaki benzerlikler şu şekildedir *Masal ve hikayede bir olay örgüsü, kişiler, zaman ve mekan kavramları bulunmaktadır. *İki türde de doğal dilden farklı olarak bir edebi dil kullanılmaktadır. *İki tür için de dönemin zihniyetini yansıtacak unsurlara yer verilmektedir. Masal ile hikaye arasındaki benzerlikler şu şekildedir *Masallar sözlü gelenekten beslenir ve anonimdir. Hikayeler ise yazılı gelenekten beslenir ve yazanı bellidir. *Masallarda zaman ve mekan belli değildir, hikayelerde ise zaman ve mekan belirtilmek zorundadır. *Masallardaki kişiler genelde tip olarak ortaya çıkar, hikayelerdeki kişiler genelde karakter olarak ortaya çıkar. *Masallar içinde tekerlemeler ve yoğun farklı ifadeler bulunur. Hikayelerde bunlara yer yoktur. *Masallarda olağanüstü kişiler ve mekanlar bulunmaktadır. Hikayelerde ise bu durumdan bahsedilmez. Masallar ve hikayelerde benzerlikler olduğu gibi farklılıklar da bulunmaktadır. Masallar sözlü olarak yayılmaktadır. Hikayeler ise yazılı olarak aktarılmaktadır. Masallarda olağanüstü durumlardan yararlanılmaktadır. Hikayeler de ise gerçeğe yakın olaylar yaşanmaktadır. Hikayeler bu bakımdan yaşanabilir ama masallar yaşanmaz. Masal ile Hikaye Arasındaki Benzerlikler ve Farklılıklar Nelerdir Hakkında Yorumlarınızı Aşağıdan Hemen Yazabilirsiniz. Deneme, Eleştiri, Gezi yazısı, Haber Yazısı, Hatıra, anı, Makale, Mektup, Roman, Sohbet, söyleşi, Tartışma, Biyografi, Fıkra, köşe yazısı, Günlük, Halk Hikayeleri, Hikaye, öykü, Masal, Mesnevi, Röportaj, Sunum, Tiyatro, Destan, düz yazı türleri, edebi türler. NESİR-DÜZ YAZI TÜRLERİ KOLAY ERİŞİMİ Deneme, Eleştiri, Gezi yazısı, Haber Yazısı Hatıra anı, Makale, Mektup, Roman Sohbet söyleşi, Tartışma, Biyografi Fıkra köşe yazısı, Günlük, Halk Hikayeleri Hikaye öykü, Masal, Mesnevi, Röportaj Sunum, Tiyatro, Destan Masal, Masalların Özellikleri * Toplumun beğenisini, düşünüş tarzını, geleneklerini, dünya görüşünü kuşaktan kuşağa sözlü olarak aktaran ürünlerdir. * Olaylar hayal ürünüdür. Çoğunluğu olağanüstü olaylarla doludur. Kaf dağı gibi olağanüstü coğrafi unsurlar; dev, yedi başlı canavar, ev büyüklüğünde kuş gibi olağanüstü yaratıklar vardır. * Yer ve zaman kavramı belli değildir. * Kahramanlar insanüstü nitelikler gösterir. * İyiler hep iyi, kötüler hep kötüdür. İyiler ödüllendirilir, kötüler cezalandırılır. İyilere kırk gün, kırk gece düğün yapılır. Kötüler ise ya kırk katır ya da kırk satır cezasına çarptırılır. * Eğiticilik esastır. İyilik, doğruluk, yardımlaşma öğütlenir Evrensel konular işlenir. Bu nedenle masalla, didaktik eserlerdir. * Masalların anlatımında olaylar miş'li geçmiş zaman kullanılır. * Söyleyeni bilinmeyen bu ürünler, kulaktan kulağa günümüze kadar gelmiştir. Anonimdir. * Masallar kendine özgü bir anlatım biçimi olan edebi metinlerdir. Ağızdan ağza nakledildiği için kendine özgü bir anlatım biçimi ve planı oluşmuştur. * Masalların özellikle başında, bazen de ortasında ve sonunda tekerleme denilen kafiyeli sözler kullanılır. Bunlar kalıplaşmıştır. Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde … Gökten üç elma düştü. Biri … onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine … * Türk masalları ile ilgili ilk çalışmayı İgnoş Kınoş adlı Macar Türkolog yapmıştır. * Sözlü gelenekte gelişen masallar, sonradan kitap haline getirilmiştir. * Türk Edebiyatı’nda masal derleme konusunda en ciddi çalışmayı yapan Eflatun Cem Güney’dir. * Masallardan etkilenerek günümüzde çocuk hikayeleri doğmuştur. Masallarda anlatılan olaylarla birlikte dinleyici düşsel bir yolculuğa çıkarılmaktadır. Her ne kadar olağanüstü olaylar anlatılsa da gerçek olayları ele alan örnekleri de bulunmaktadır. Diğer türlerden ayrılan en önemli özelliklerden biri anlatılanların gerçek olduğu yönünde bir inandırma kaygısının olmamasıdır. Bu türde olayın geçtiği yer ve zaman kesinlikle belli değildir. Masalların kaynağı konusunda kesin bir bilgi yoktur. Daha çok halk arasında gerçekleşen olaylardan ya da mitolojik ögelerden oluştuğu görüşleri mevcuttur. Masalların Özellikleri Anlatılan olayların gerçek olduğu yönünde inandırma kaygısı yoktur. Büyülü ve düşsel bir dünya oluşturulur, okuyucu ya da dinleyici bu dünyanın içine çekilir. Yer kavramı belirsiz bir şekilde okuyucuya aktarılır. Olayların gerçekleştiği yerler “Kaf dağının ardındaki ülke, padişahlar ülkesi” gibi belirsiz yerlerden oluşmaktadır. Zaman kavramı da mekan gibi belirsizdir. Olayların geçmiş zamanda gerçekleşmiştir ve zamanla ilgili olarak “Evvel zaman içinde, kabul saman içinde” şeklinde tanımlamalar yapılır. Olayların anlatımında duyulan geçmiş zaman kipi olan “-miş” ya da geniş zaman kipi “-r” kullanılır. Masallar tekerleme adı verilen bir bölümle başlar. Tekerlemeler ile hem gerçeklik algısı yok edilir hem de dinleyicinin dikkati çekilir. Olayların sonunda yer alan tekerlemelerde ise iyi dilekler yansıtılır. Bu tekerlemeler kalıplaşmış sözlerden oluşmaktadır. Anlatılardaki kahramanlar genellikle insanlardan oluşsa da cin, peri, dev, cadı gibi olağanüstü özellikler barındıran insan dışı kişilerde yer almaktadır. Her insanı ilgilendiren iyilik-kötülük, doğruluk-haksızlık, güzellik-çirkinlik ve yardımseverlik gibi evrensel konular işlenir. Dolayısıyla milli ve dini motifler kesinlikle bulunmaz. Bu türün eğitici bir yönü vardır. Amaç insanlara ve özellikle de çocuklara ders vermek, öğüt vermektir. Olay anlatan metinlerde olduğu gibi öyküleyici anlatım ve betimleyici anlatım kullanılır. Genellikle mutlu bir sonla biter ve iyiler her zaman kazanır. Bununla birlikte çocuklara iyilerin her zaman mutluluğa kavuşacağı anlatılmak istenir. Düz yazı şeklinde oluşturulur. Olaylar beş farklı bölümde dinleyiciye aktarılır. Masalların Bölümleri Masallar beş bölümden oluşmaktadır. Bu bölümler şu şekildedir 1 Döşeme Olayların anlatımı öncesinde tekerlemelerin okunduğu döşeme bölümü yer almaktadır. “Bir varmış, bir yokmuş…” gibi kalıp haline gelmiş tekerlemelerle dinleyicinin dikkati çekilir. 2 Serim Anlatılacak olan olay ve kişiler hakkında bilgi verildiği bölümdür. 3 Düğüm Olayların gerçekleştiği bölümdür. Bu bölümde olaylar düğümlendiğinden dinleyicilerin merak ve heyecan duyguları doruğa ulaşır. 4 Çözüm Düğümlenen olayın çözüldüğü ve bir sonuca vardığı bölümdür. Olaylar bir sona kavuşur ve dinleyicilerin de merak duygusu giderilmiş olur. 5 Dilek Anlatılan olayların sonunda iyi dileklerin belirtildiği bölümdür. İyi dileklerin dile getirildiği tekerlemeler genellikle kalıplaşmış sözlerden oluşmaktadır. Türk Edebiyatında Masal Masal kelimesinin Türkçeye Arapça “Mesel” sözcüğünden geçtiği biliniyor. Türk edebiyatında masalı bir tür olarak kabul eden Ziya Gökalp olmuştur. Türkçülüğün Esasları adlı eserinde bir edebiyat türü olarak değerlendirmiştir. Keloğlan masalları Türk edebiyatında büyük bir yer kaplamaktadır. Keloğlan’ın kurnazlığı ve üstün zekası ön plana çıkarılan özelliklerdendir. Yazı Türleri ve Özellikleri A. Düz Yazı Nesir Türleri Duygu ve düşüncelerin, uyak ve ahenk olmadan cümlelerle anlatıldığı yazılardır. > Olay, düşünce fikir ve bildirme yazıları olmak üzere üçe ayrılır. 1. Olay Yazıları Bir olayın, yer ve zaman belirtilerek, kahramanların çevresinde kurgulanmasına olay yazıları denir. Olay yazılarında genellikle öyküleyici anlatım tekniğini kullanılır. Özellikle romanlarda betimleyici anlatıma da sık sık başvurulur. Masal Olağanüstü olaylarla süslü, olağanüstü kişilerin başından geçen, zaman ve yer kavramları belirli olmayan hayalî olayların anlatıldığı yazılara masal denir. > Masalda eğiticilik ve öğreticilik esastır. > Masallardaki olaylar gerçeğe uymaz. > Kahramanlar olağanüstü özelliklere sahiptir. > Masalın geçtiği yer ve zaman belirsizdir. > Masallar tekerlemeyle başlar. > Masaldaki karakterler; cinler, periler, devler ve hayvanlar olabilir. > Masalların sonunda iyiler ödüllendirilir, kötüler cezalandırılır. > Ulusal konulara yer verilmez, evrensel konular ve mesajlar içerir. Fabl Öykünce İnsan dışındaki canlı ve cansız varlıklara insan özelliği verilerek başlarından geçen olayların insanlara ibret dersi verecek şekilde anlatıldığı kısa yazılara fabl denir. > Sonunda ders verme amacı güden yazılardır. > Genellikle hayvanlar ve bitkiler konuşturulur. > Fabl kahramanları insanlar gibi düşünür, insanlar gibi konuşur ve tıpkı insanlar gibi davranır. > Dünyanın en ünlü fabl yazarları Ezop, La Fontaine ve Beydeba’dır. Örnekler » Yengeç ana, yavrusunu sürekli uyarıyormuş – Şunu böyle yapma, bunu böyle yapma! Öyle eğri büğrü yürüme, doğru dürüst yürü!.. Canına tak eden yavru yengeç, anasına şöyle demiş – Peki, sen doğru dürüst yürü önümden de ben de yürümek nasılmış öğreneyim! Hikâye Öykü Olmuş veya olabilecek olayları belli bir plan çerçevesi içinde yer ve zamana bağlı olarak anlatan yazı türüne hikâye öykü denir. > Yaşanmış ya da yaşanabilir olaylar anlatılır. > Dar bir zaman dilimini kapsar. > Olayla ilgili yer ve zaman bellidir. > Romana göre kısa eserlerdir. > Karakter sayısı azdır. > Serim, düğüm ve çözüm bölümlerinden oluşur. > Kısa soluklu eserlerdir. > Olay, başlangıçtan sonra doğru giden bir olayın bir anlık parçasıdır. Roman Toplumların ve fertlerin başından geçmiş veya geçmesi mümkün olayları geniş olarak, ayrıntılarıyla anlatan yazı türüne roman denir. > Yaşanmış ya da yaşanabilir olaylar anlatılır. > Geniş bir zaman dilimini kapsar. > Olayla ilgili yer ve zaman bellidir. > Hikâyeye göre uzun eserlerdir. > Karakter sayısı fazladır. Hikaye ile Roman Arasındaki Farklar 1 Hikâye türü, romandan daha kısadır. 2 Hikâyede temel öge olaydır. Romanda ise temel öge karakter, yani kişidir. Hikâyeler olay üzerine kurulur, romanlar ise kişi üzerine kurulur. 3 Hikâyede tek olay bulunmasına karşılık romanda birbirine bağlı olaylar zinciri vardır. Romandaki olaylardan her biri hikâyeye konu olabilir. 4 Hikâyede kahramanların tanıtımında ayrıntıya girilmez, kahramanlar her yönüyle tanıtılmaz. Romandan farklı olarak hikâyede kişiler sadece olayla ilgili yönleriyle anlatılır. Bu yüzden hikâyelerdeki kişiler bir karakter olarak karşımıza çıkmaz. 5 Öyküde, olayın geçtiği yer çevre sınırlıdır ve ayrıntılı olarak anlatılmaz. Romanlarda olaylar çok olduğu için olayların geçtiği çevre de geniştir. Bu çevreler çok ayrıntılı olarak anlatılır. 6 Hikâyeler kısa olduğu için anlatım yalın, anlaşılır ve özlüdür. Romanlarda ise anlatım daha ağır ve sanatlıdır. Destan Bir ulusun kahramanlıklarını, savaşlarını, büyük toplumsal olaylarını anlatan ve genellikle şiir nazım biçiminde oluşturulan eserlere destan denir. > Yazı türleri içinde en uzun olanıdır. > Efsaneden sonra bilinen en eski türdür. > Sözlü edebiyat ürünüdür; ancak sonradan yazıya geçirilen destanlar da vardır. > Olağanüstü olaylar ve kahramanlar vardır. > Destan kahramanları yarı tanrısal nitelikler taşıyan han, hakan ve kağan gibi kişilerdir. > Destanlar doğal ve yapay suni olmak üzere ikiye ayrılır a. Doğal Destanlar Halk ozanlarının büyük toplumsal olayları anlattıkları destanlardır. Doğal destanların yazarı belli değildir, yani anonimdir. b. Yapay Suni Destanlar Yazarı belli olan, daha yakın zamanda yazılan ve olağanüstü durumlara daha az yer veren destan türüdür. Efsane Söylence Halkın duygu, düşünce ve hayal dünyasında doğarak ağızdan ağıza dolaşan, gelenek ve göreneklerin oluşumunu etkileyen hikayelere efsane denir. > Hayal gücünün ürünü ve bilinen en eski türdür. > Eski dönemlerde tabiat olaylarının nedenlerini bilmeyen insanlar, bu olayları açıklama gereği hissetmişlerdir. Yağmurun yağması, gök gürültüsü, şimşek çakması gibi birçok olayı kendilerine göre yorumlamışlar, efsaneler vasıtasıyla bunlara açıklık getirmişlerdir. > Efsanelerde kahramanlar Tanrı, ruh, melek gibi kavramlar bazen de taş, kaya, dağ gibi doğa parçası unsurlardır. Bu kahramanlar hikayelerde kişileştirilirteşhis ve konuşturulurintak. Efsane ile Destan Arasındaki Farklar 1 Destanlardaki olayları tarih sayfalarında bulmamız mümkündür. Ama bunu efsane için her zaman söyleyemeyiz. 2 Destanlar genellikle şiir manzum biçiminde yazılırken, efsaneler düz yazı nesir biçimindedir. 3 Destanlar milletlerin yaşamış olduğu önemli olayları konu alır. Bu bakımdan bu önemli olayları bir tarihi gerçeklik olarak görebiliyoruz. Ancak bunu bütün efsaneler için söylememiz mümkün değildir. 4 Efsanelerin benzerlerini başka milletlerde de bulabiliriz. Fakat destanlar milli oldukları için benzerleri olamaz, sadece bir millete aittirler. Efsane ile Masal Arasındaki Farklar 1 Masallar tamamen olağanüstü, olağandışı olayları anlatırken efsaneler toplumsal olaylarla ilgili insanların doğaüstü olaylara karşı verdiği savaşı anlatır. 2 Masallar her zaman mutlu sonla biterken efsaneler her zaman mutlu sonla bitmez. 3 Masalın amacı eğiticilik, efsanenin amacı ise bazı olaylara açıklık getirmektir. Anı Hatıra Yaşanmış olayların, üzerinden zaman geçtikten sonra yazıldığı yazı türüne anı hatıra denir. > Bir kişinin yaşadığı veya tanık olduğu olaylar anlatılır. > Yazar, olayları kendi bakış açısından anlatır > Geçmişe ışık tutar. > Tarihsel olayların öğrenilmesine katkıda bulunur. Günlük Günce Düzenli bir biçimde yazılan, tarih atılan günlük notlara, bir yazarın yaşamı boyunca günü gününe yazdığı yazılara günlük denir. > Olaylar günü gününe, tarih belirtilerek yazılır. > Kısa yazılardır. > Kaleme alan kişinin yaşamından izler taşır. > İçten ve sevecendir. Anlatımda “iç konuşma” yöntemi kullanılır. Günlük ile Anı Arasındaki Farklar 1 Günlükte olaylar günü gününe yazılırken anı da geçmişteki olaylar anlatılır. Bir bakıma günlük geleceğe yönelik, anı ise geçmişe yöneliktir. Tiyatro Dram, komedi, trajedi gibi sahnede oynanmak üzere yazılan edebiyat türlerinin ortak adına tiyatro denir. Ayrıca yazılan eserlerin sahnede oynanmasına ya da bu tür eserlerin oynandığı binaya da tiyatro denir. > Genellikle oynanmak için yazılır. Okunmak için yazılan tiyatro türleri de vardır. > Olayları oluş hâlinde gösterir. > Konuşma ve eyleme dayanan bir türdür. > İnsana ders vermek, onu düşündürmek onu yorum yapmaya yönlendirmek amacı taşır. > Tiyatronun unsurları “Yazar, eser, oyun ve seyirci”dir. > Tiyatronun temel ögeleri “Olay, yer, zaman ve kişiler”dir. Tiyatro Terimleri Opera Orkestra eşliğinde söylenen, tüm sözleri bestelenmiş oyun. Operet Yergi içerikli, konuşmalı ve şarkılı bölümleri birbirini izleyen hafif eğlenceli oyun. VodvilEntrika komedisi Yalnızca güldürme amacı güden, karmaşık olaylar ve yanlış anlamalar üzerine kurulan, beklenmedik bir şekilde biten komedi türüdür. Pandomimmim Sessiz hareketler, jestler, yüz ifadeleri ve kostümler yoluyla duyguları, düşünceleri anlatmaya yarayan tiyatro çeşididir. Suflör Tiyatroda, kuliste bulunarak oyunculara sözlerini fısıltıyla söyleyip hatırlatan yardımcı. Temsil Bir tiyatro eserinin oynanması. Diyalog Kişilerin karşılıklı konuşmaları. Monolog Bir kişinin tek başına konuşması. Kulis Sahne arkası. Fars Toplumdaki düzensizlikleri alaylı anlatımla yeren, daha çok halk zevkini okşayan kaba güldürü. Feeri Kişileri melek, cin, peri…olan sahnelenmiş masal. Bu türde halk efsanelerinden yararlanılır. Skeç Kısa yazılmış, güldürme amaçlı oyun. Melodram Bestelenmiş dramdır. Kabare Güncel, toplumsal konuları eleştirel bir tavırla yansıtan, izleyici ile içlidışlı olunan oyunlardır. Drama Bir tiyatro metninin oyuncular tarafından sahnede canlandırılmasıdır. Dublör Tiyatro ve sinemada bir rolün yedek oyuncusudur. Fasıl Bölüm, tiyatroda perdenin karşılığıdır. Jest Sanatçının bütün hareketlerine verilen ad. Mimik Kaş, göz, yüz hareketleriyle bir duygu ve düşüncenin anlatılmasıdır. Mizansen Oyuncuların sahnedeki hareketlerine denir. Rejisör Bir piyesi sahneye koyan kişidir. Sahne Oyunun her bölümüne verilen ad. Senaryo Bir oyunun ve filmin bütün ayrıntılarıyla yazıldığı metindir. Tekerleme Genellikle masalların başında bulunan, pek anlamı olmayan, uyaklı sözlere tekerleme denir. Örnekler » Ooo Mercan Ne getirdi amcan? Tatlı patlıcan Can can can Çıktım erik dalına Baktım tren yoluna… 2. Düşünce Fikir Yazıları Bir toplumu; sosyal, siyasal, bilimsel vb. konularda düşündürmek amacıyla fikri temelleri olan, bir kısmı kişisel düşünceler olurken bir kısmı ispatlanmış gerçeklere dayanarak yazılan yazılara düşünce yazılarıdenir. Düşünce yazılarında açıklayıcı ve tartışmacı anlatım teknikleri çokça kullanılır. Fikri alt yapısı olan türler olması sebebiyle de düşünceyi geliştirme yollarından sayısal verilerden yararlanma, tanık gösterme, örneklendirme ve karşılaştırmalara sık sık başvurulur. Makale Herhangi bir konuda bilgi vermek veya bir gerçeği savunmak için yazılan yazılara makale denir. > Makalenin temel öğesi fikirdir. > İnceleme ve araştırmaya dayanır. > Bir tezi savunmak, desteklemek amacı taşır. > Makalelerde bilimsel verilerden yararlanılır. > Gazete ve dergi yazısıdır. Örnekler » Kitap okumayı sevmiyoruz. Bu kitap okuma oranlarından da belli. Nüfusu yedi milyon olan Azerbaycan’da kitaplar ortalama tirajla basılırken Türkiye’de bu rakam 3000 civarında. Gelişmiş ülkelerde kişi başına düşen yıllık kitaba harcanan para ortalama 100 dolar, bizde ise 10 doların altında. Türkiye’de her yüz kişiden beşi kitap okuyor. Bütün bunlar bizim kitaba ne kadar uzak bir toplum olduğumuzun göstergesi. Deneme Bir yazarın herhangi bir konu üzerinde, özel görüş ve düşüncelerini iddiasız, kesin kurallara varmaksızın anlattığı yazılara deneme denir. > Denemede konu sınırlaması yoktur. Yazar, iste¬diği konuyu ele alıp işleyebilir. > Yazarın anlattıklarını kanıtlama kaygısı yoktur. > Yazar kendisiyle konuşuyor gibi bir anlatım kullanır. Daha doğrusu kendi içiyle yaptığı konuşmaları yazıya geçirir. > Anlatılanlar kesin bir sonuca bağlanmaz. > Denemede alabildiğine kişisellik ve kendine özgülük vardır. > Dünya edebiyatında Montaigne, Türk edebiyatında ise Nurullah Ataç bu türün en önemli temsilcisidir. Örnekler » Gönlümüzün güzelliği sevgi ise beynimizin güzelliği de düşünebilme yeteneğimizdir. O yeteneği her an, her dakika kullanmalıyız. Unutmayalım ki düşünen insan, özgür insandır. Kişi düşünebiliyorsa pek çok sorununu çözecek, pek çok şeyi bilecektir. Onun için bir karar alırken annenizin, babanızın, çevrenizdekilerin görüşlerini alın ama o görüşleri de sorgulayın. Sonra da oturup kararınızı kendiniz alın. Bu durumda eziyetler de güçlükler de size aittir artık. Karar alırken sorumluluk almayı da bilin. İşte bu, büyümek ve olgunlaşmaktır. Aynı zamanda özgür olma yolunda atılan ilk adımdır. Söyleşi Sohbet Yazarın, gündelik olaylarla ilgili düşüncelerini, okuyucu ile karşı karşıya oturup konuşuyormuş gibi içten bir hava içinde yazdığı yazılara sohbet denir. > Karşılıklı konuşma havası içinde yazılır. > Belirli konusu yoktur. Yerine ve zamanına göre sıkıcı olmayan her şey sohbet konusu olabilir. > Gazete ve dergi yazılarıdır. > Yazarın kendi kişisel düşüncesi ağırlıktadır. > En önemli özelliği, samimi bir üslupla kaleme alınmasıdır. > Yazarın öğretme ve kanıtlama amacı yoktur. Fıkra Köşe Yazısı Bir yazarın, herhangi bir konu üzerinde, kişisel anlayış, görüş ve düşüncelerini güzel bir üslupla, hiçbir kanıtlama gereği duymadan anlattığı yazı türüne fıkra denir. İki tür fıkra vardır Gazete fıkraları, nükteli hikâyecik türündeki fıkralar. Yazı türü olarak “gazete fıkraları” kabul edilmektedir. Gülmece yazılardan olan fıkraları, gazete yazı türü olan fıkrayla karıştırmamalıyız. > Gazete yazısıdır. > Yazar düşüncelerini kanıtlama yoluna gitmez. > Dil doğaldır. Günlük deyimlere, yer yer nükteli sözlere yer verilir. > Okuyucuyla sohbet ediyormuş havası hakimdir. Anlatım senli benlidir. Fıkra ile Makale Arasındaki Farklar 1 Makalede ispat vardır, ciddi bilimsel bir dil kullanılır; fıkra ise daha serbest ve mizahi ögeler içerir ve ispat yoktur. 2 Makalede yazar doğruyu, fıkrada ise kendi doğrusunu anlatır. Eleştiri Tenkit Bir sanat eserinin olumlu ya da olumsuz yanlarını somut verilere dayanarak yargılayıp eserin gerçek değerini ortaya koymak amacıyla yazılan yazı türüne eleştiri denir. > Eleştiri yazıları, bir eseri tanıtmayı amaçlar. > Eleştiri yapan kişiye eleştirmen denir. > Değerlendirme yazılarıdır. > Eleştiri denince, akla eserin olumsuz yanlarının belirlenip okuyucuya aktarılması gelir. Bu yanlış bir düşüncedir. Gerçek bir eleştiride eleştirilen eserin hem olumlu hem de olumsuz yanları bir arada verilir. > Eleştirinin amacı, okuyucuya ve yazara kılavuzluk yapmaktır. Nutuk Söylev Bir topluluğu coşturmak, belli bir amaca yöneltmek; onlara bir düşünceyi, bir duyguyu, bir ülküyü aşılamak amacıyla söylenen uzun ve coşkulu konuşmalardır. > Nutuk türünde konuşma yapan kişiye hatip söylevci denir. > Hatipler konuşurken jest ve mimiklerine, vurgu ve tonlamalarına, konuşmalarının açık ve anlaşılır olmasına dikkat etmeli; dinleyicilerin nabzını tutmalıdır. > Nutuk siyasi, askeri, hukuksal, dinsel ve akademik alanda yapılabilir. 3. Bildirme Yazıları Bir bilgiyi iletmek; bir yeri, kişiyi veya ürünü tanıtmak; istek ve şikayette bulunmak amacıyla yazılan metinlere bildirme yazıları denir. Biyografi Yaşam Öyküsü Tanınmış, eserler yazmış, ün bırakmış kişileri tanıtmak amacıyla yazılan yazılara biyografi denir. > Önemli şahısların hayatı başkası tarafından anlatılır. > Anlatılan kişinin hayatı tarih sırasına göre ele alınır. > Kurgusal değildir, gerçekçidir. > Üçüncü kişinin ağzıyla anlatılır. Örnekler » Faruk Nafiz ÇAMLIBEL, 18 Mayıs 1898 tarihinde İstanbul’da doğdu. Kayseri, İstanbul ve Ankara’da öğretmenlik yaptı. İstanbul’dan milletvekili seçildi. “Anayurt” adında bir dergi çıkardı. Türkçenin gelişmesine büyük katkıları oldu. 8 Kasım 1973’te vefat etti. Eserlerinden bazıları şunlardır Çoban Çeşmesi, Han Duvarları… Otobiyografi Öz Yaşam Öyküsü Bir insanın, kendi hayatını kendisinin yazdığı eserlere otobiyografi denir. Biyografilerde kişinin hayatı, çalışmaları başkası tarafından yazılırken otobiyografilerde kişi kendisini anlatır, yazar. > Kaynak olarak kişi kendisini ve aile büyüklerinden aldığı bilgiyi kullanır. > Birinci kişinin ağzıyla anlatılır. Örnekler » KENDİMİN POPÜLER TARİHİ 1960’larda 6’ncı ayın 16’sında saat 6’yı 56 geçe, 06 trafik kodlu şehirde doğdum. Bu altılar hayatım boyunca peşimi bırakmadı. Bir ailenin tek çocuğuyum. Can Bartu’dan ad koymuşlar bana. Dolayısıyla tutacağım takımı seçme şansım kalmadı. 1964 yılında kreşe vermişler beni. Yedi yaşıma geldiğimde okumayı öğrendim… Haber Belli bir zaman içerisinde geçen olayları anında okuyucuya bildiren gazete yazılarına haber denir. Gazetelerde haber toplayan kişilere muhabir denir. > Haber yazılarında temel ilke nesnelliktir. > Bir haber yazısı 5N1K kim, ne, nerede, ne zaman, nasıl, niçin? sorularına cevap vermelidir. > Haber; ilginç, yeni, doğru ve önemli olmalıdır. Röportaj Gazetecilerin bir yeri, bir kurumu ziyaret ederek o yerin özelliklerini, orada gördüklerini, kişisel düşünceleriyle birleştirip fotoğraflarla belgeleyerek kaleme aldıkları yazılardır. Örnekler »Muhabir Küçüklüğünüzde arkadaşlarınızın futbol oynaması yasakken anneniz sizin futbol oynamanızı hep desteklermiş. Biraz anlatır mısınız o günleri? Rıdvan Bizim mahallede “okul başarısını düşürecek” diye kimse çocuğunun futbol oynamasını istemezdi. Ben de o yaşlarda futbola meraklıydım ve annem de her gün giydiğim eşofmanı hazır ederek okuldan sonra top oynamama izin verirdi. Bunu yapan başka aile yoktu. Muhabir Profesyonel futbol hayatına geçişiniz nasıl oldu? Rıdvan 13-14 yaşındayken Nazilli Spor’dan 25 futbol topu karşılığında Muğla Spor’a transfer oldum. Böylelikle profesyonel futbol hayatım başladı. Gezi Yazısı Seyahatname Gezilip görülen yerlerin ve o yerlerle ilgili izlenimlerin anlatıldığı yazılara gezi yazısı denir. > Gezilip görülen yerler edebî bir üslupla anlatılır. > Yazarın duygu ve düşüncelerini içerebilir. > Gözlem gücüne dayanır. > Anlatılanlar gerçektir, hayal ürünü değildir. Örnekler » Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde anlattığı Amasya’yı gezmeye gidiyorduk. Yolculuğumuz on-on iki saat sürdü. Otobüs şoförü bizi şehrin göbeğinde indirdi. Amasya, bütün güzelliğiyle gözümüzün önündeydi artık. Yeşilırmak, şehrin tam ortasından geçiyor. Şehrin bir yanında Amasya Kalesi bir yanında Ferhat Dağı var. Amasya Kalesi’nin eteklerinde Yeşilırmak boyunca uzanan Safranbolu evlerine benzeyen tarihî Yalıboyu evleri var. Hemen arkasında ise Kral Kaya Mezarlıkları… Şehir, sanki açık hava müzesi. Şehri kuş bakışı görmek için Çakallar Tepesi’ne çıktık. Tarih kokan muhteşem bir şehir sanki ayaklarımızın altındaydı. Mektup Bir düşünce, duygu veya dileğin iletilmesi amacıyla yazılan yazılara mektup denir. > Mektuplar, işledikleri konulara göre özel mektuplar, edebi mektuplar, iş mektupları ve resmi mektuplar olmak üzere dört grupta incelenir a. Özel Mektuplar Hısım, akraba, eş-dost ve tanıdıklar arasında yazılan mektuplardır. En önemli özelliği gizliliğidir. Mektupta uyulması gerekenler Tarih Kâğıdın sağ üst köşesine, hitapla aynı sıraya yazılır. Tarihten önce mektubun yazıldığı yer yazılır. Hitap Hitap mektubun başlığıdır. Hitap bir iki sözcükten uzun olmamalı, aradaki sevgi, saygı, içtenlik derecesi bu bir iki sözcükte toplanmış olmalıdır. Hitaptan sonra virgül , işareti koymayı unutmamak gerekir. Giriş Mektubun yazılış nedeni bu bölümde belirtilir. Giriş birkaç cümleliktir. Gelişme Mektubun söyleşi bölümüdür. Verilecek haberler, sorulacak sorular bu bölümde yer alır. Sonuç Bu bölümde mektup yazılan kimsenin ve tanıyorsak o ailedekilerin durumu, sağlığı sorulur. Kendi durumumuzdan haber veriler. İyi dileklerle mektup bitirilir. Mektubun sağ alt köşesine ad, soyad yazılıp imzalanır. Kâğıt özenle katlanıp zarfa konularak zarf kapatılır. b. Edebi Mektuplar Edebi mektuplar, özellik olarak, bir bakıma özel mektuptur. Edebiyatçıların birbirlerine ya da yakınlarına yazdığı mektuplar anlatımları sanat yüklü olduğu için zamanla araştırmacılar tarafından yayınlanır. Böyle mektuplara edebi mektup denir. c. İş Mektupları Ticaret ve endüstri kurumlarının birbirlerine ve kişilere, kişilerin bu kurumlara gönderdikleri mektuplara iş mektubu denir. İşyerleri bu mektuplarda, firma ismini taşıyan başlıklı beyaz kağıtlar kullanırlar. Yazıda daktilo veya bilgisayar kullanmak yerleşmiş bir kuraldır. İş mektuplarında da konu kısa,öz olarak açık ve yalın bir anlatımla ele alınmalıdır. Resmi mektupların özellik ve yazılışlarını kavramış olmak bu tür mektup yazmada da büyük kolaylık sağlar. İş Mektuplarının Yazılışında Uyulacak Kurallar 1 Ciddi bir anlatım kullanılmalı, kısa ve özlü bir anlatım yolu seçilmelidir. 2 Her iş için ayrı bir mektup yazılmalıdır. 3 Daktilo veya mavi mürekkepli dolma kalem kullanılmalıdır. 4 Ele alınan konu hakkında amaca uygun açıklamalar yapılmalı, gerekli yerlerde teknik terimler kullanılmalıdır. 5 İstekler yapmacıklığa kaçmadan ciddi bir hava içinde belirtilmeli, saygı bildiren kelimeler ölçülü şekilde kullanılmalıdır. 6 Eğer yazılan iş mektubu, bir başka mektuba cevap niteliği taşıyorsa,bu, metnin başında “ilgi” bölümünde belirtilmelidir. Bunun için o mektubun tarihi ve numarasının yazılması yeterlidir. d. Resmi Mektuplar Devlet dairelerinin kendi aralarında veya kişilerle devlet daireleri arasında yazılan mektuplardır. Bu tür mektuplarda, konunun uzunluğuna göre tam veya yarım sayfa boyutunda çizgisiz,beyaz kağıtlar kullanılır. Anlatım ciddi ve ağırbaşlı olmalıdır. Konu dışında ayrıntılara ve özel isteklere yer verilmez. Konu en açık ve yalın biçimde ele alınır. Resmi Yazışmalarda Dikkat Edilecek Noktalar 1 Kağıdın üst yanından iki santim aşağıda ve ortada olmak üzere yazının çıktığı dairenin adresi bulunur. 2 Sağ üst köşeye tarih konur. 3 Mektup, cevap mahiyetinde ise “ilgi” hanesine cevabı olduğu mektubun sayı ve tarihi, “konu” hanesine de kısaca amaç yazılır. 4 Yazının ilk paragrafında sorun veya konu ortaya konur. 5 Gelişme paragraflarında,bizim konu hakkındaki görüşümüz belirtilir,bizden istenilen bilgiler verilir. 6 Sonuç bölümünde, alt makama yazılıyorsa “… rica ederim.”, üst makama yazılıyorsa “… arz ederim.” şeklinde bitirilir. 7 Resmi yazıyı tamamlayan evraklar,metnin sol alt kısmına,sıra numarası verilerek belirtilir. 8 Kağıdın sol en alt köşesine yazıyı daktilo edenle,konuyla ilgili bölüm şefinin ad ve soyadlarının ilk harfleri yazılır. Dilekçe Dilekçe Örneği Resmi büyütmek için resmin üzerine tıklayınız. Bir isteği, bir şikayeti duyurmak veya bir konuda bilgi vermek, bilgi istemek için yazılan başvuru yazısına dilekçe denir. Dilekçe Yazarken Dikkat Edilmesi Gereken Kurallar 1 Dilekçeler,konularına göre uzun veya kısa olabilir. Konular kısa ve öz olarak belirtilir. Gereksiz ayrıntılara yer verilmez. 2 Dilekçelerde ciddi, ağırbaşlı bir dil kullanılır. Anlatımın yalın ve duru olmasına özen gösterilir. Süslü, yapmacık, laubali ifadelerden kesinlikle kaçınılmalıdır. 3 Dilekçeler; çizgisiz,beyaz dosya kağıdına daktiloyla bilgisayarla veya dolmakalemle,okunaklı el yazısıyla yazılmalıdır. Dilekçe yazarken kağıdı iyi ortalamak gerekir. 4 Sağ üst köşeye kağıdın üst kısmından belli bir aralık bırakıldıktan sonra tarih yazılır. 5 Dilekçe hangi kuruma veriliyorsa,bu makamın adı başa yazılır. Kurum adının sağ altına kurumun bulunduğu şehir adı yazılır. 6 Daha sonra konunun belirlendiği metin bölümüne geçilir. Bu bir şikayet dilekçesiyse,şikayet sağlam kanıtlara dayandırılmalıdır. Eğer iş isteme dilekçesiyse, öğrenim durumu,yaş, kısa bir özgeçmiş, kurumca aranan seçkin nitelikler açık seçik belirtilmelidir. 7 Ardından arz bölümüne geçilir. Bu bölümde dilekçede bir durum belirtiliyorsa, son cümle “… bilgilerinize saygılarımla sunarım/arz ederim.”, bir istek belirtiliyorsa “Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim.” gibi ifadeler kullanılarak dilekçenin metin kısmı tamamlanır. 8 Dilekçe bitiminde sağ alt köşeye dilekçe sahibinin ad ve soyadı yazılır ve altına imza atılır. 9 Sol alt köşeye açık adres yazılmalıdır. 10 Adresin altına eğer varsa dilekçemizde başvurulanla ilgili ekler “Ek 1…,2…” şeklinde alt alta belirtilerek yazılır. Tutanak Bir durum veya olayın oluş şekli ve sırasıyla beraber yazıya aktarılmasına tutanak denir. Tutanaklarda ayrıntılar önemlidir. Çünkü olayı değerlendirecek olanlar, bunlara göre hüküm verecektir. Olayın niteliği, yeri, zamanı, başlaması, başlamasına sebep olanlar, olayın gelişimi ve sonucu anlatılmalıdır. Tutanak Yazarken Dikkat Edilmesi Gereken Kurallar 1 Başlık bölümü kağıdın üst-orta kısmına tamamı büyük harfler ile yazılmalıdır. Başlık bölümü olayın ya da yapılan işlemin içeriğini yansıtacak şekilde seçilmelidir Örnek Kaza tespit tutanağı. İçerik, kelime ya da cümle ile belirtilemeyecek şekilde ise, sadece TUTANAK tabirini kullanmak da yeterlidir. 2 Tarih yazılır gerekirse saat sonra olay yeri yazılır daha sonra kişiler yazılır ve durum izah edilir. 3 Tutanağın verileceği amire itaf edilircesine bilgilerinize arz ederim denilir. 4 Tutanağın alt kısmına varsa 2 şahit bir amir ve tutanak tutulan kişinin adı soyadı yazılır ve imzaları alınır. > Bunu dışında bir de toplantı tutanakları vardır. Çeşitli toplantılarda, toplantıya katılan kişilerin konuşmalarının ve tekliflerinin yazılması, durumun tespit edilmesi ve verilen kararların yazıya geçirilmesine de tutanak denmektedir. Bu tür tutanaklar hazırlanırken; önce toplantının hangi tarihte, ne zaman ve nerede nasıl başlatıldığı belirtilir. Toplantılarda önceden belirlenmiş ve ilgililere duyurulmuş gündem maddeleri sırasıyla tartışılır ve o konuyla ilgili karar verilir. Tutanağını yazan kişi, toplantıda söz alanların düşüncelerini veya beyanlarını açık ve öz olarak aynen yazar. Toplantının bitiminde ilgililer tutanağın altını imzalarlar. İlan Herhangi bir konudaki bir durumun, gazete, dergi, radyo, televizyon veya internet aracılığıyla ilgililere veya kitlelere duyurulmasına ilan denir. Konunun niteliğine göre ilan ya özeldir ya da resmîdir. İlanda çarpıcılık, kısalık, açıklık, ve anlaşılırlık önemlidir. İlanlar iş, toplantı, kayıp, ölüm vb. durumlarda da verilir. Örnekler » tarihinde kimliğimi kaybettim. Hükümsüzdür. Ali Yılmaz» ELEKTRİKLİ ev aletleri ve beyaz eşya konusunda ürün tanıtımı yapabilecek bayan eleman aranıyor. 0123 123 45 67 Sağlam Ticaret – Beyoğlu Reklam Bir malı, bir ürünü çeşitli iletişim araçları yoluyla ilgilenecek olanlara veya kitlelere duyurmak ve tanıtmak amacıyla hazırlanan yazılı veya görsel içeriğe reklam denir. Reklamda amaç genellikle bir malın çok satılmasını sağlamaktır. Bunun için de reklam, ilgi çekici ve etkileyici olmalıdır. Günümüzde reklamcılık pek çok bilim dalından faydalanan bir iş kolu olmuştur. Reklam yazarlığı da ayrı bir çalışma alanıdır. Bilmece Bir şeyi adını anmadan niteliklerini üstü kapalı söyleyerek o şeyin ne olduğunu bulmayı okuyana ya da dinleyene bırakan edebî türe bilmece denir. Örnekler » Dışı var, içi yok Dayak yer, suçu yok. top » Açarsam dünya olur Yakarsam kül olur. harita » Küçücük fıçıcık, içi dolu turşucuk limon B. Şiir Nazım Türleri Her şiirin belli bir konusu, üslubu vardır. Kimi aşk, ayrılık konusunu işler, kimi okura bir bilgiyi özlü bir şekilde verir, kimi ise birini eleştirir. İşte şiirlerin bunlara göre sınıflandırılması şiir türlerini ortaya koyar. Bunlar Yunanca’daki adlarıyla adlandırılır Lirik, Epik, Didaktik, Pastoral, Satirik. Tanzimat’tan sonra oluşan bu adlandırmadan önce Türk şiiri, nazım şekillerine göre sınıflandırılırdı Gazel, Kaside, Şarkı, Koşma, Destan, Varsağı, Mani, Ağıt vb. 1. Lirik Şiir Duygusal Şiir İçten gelen heyecanları coşkulu bir dille anlatan duygusal şiirlere lirik şiir denir. Bu şiirlerde “sevgi, özlem, ayrılık” gibi konular işlenir. Örnekler » Nasıl acıkırsa susarsa insan Öyle sevdim bir memleket kızını Bir şey bu aşkın artırdı hızını Aramıza dağlar deryalar koyan Bu dörtlükte olduğu gibi lirik şiirde hayal, duygu ve coşkunluk birinci plandadır. 2. Epik Şiir Destansal Şiir Kahramanlık, yiğitlik, savaş konularını işleyen ya da tarihsel bir olayı coşkulu bir anlatımla işleyen şiirlere epik şiir denir. Örnekler » Bizdik o hücumun aşkıyla kanatlı Bizdik o sabah ilk atılan safta yüz atlı Uçtuk Mohaç ufkunda görünmek hevesiyle Canlandı o meşhur ova at kişnemesiyle Bu dörtlükte olduğu gibi epik şiirler, okuyanlarda vatan ve millet sevgisi oluşturur. 3. Didaktik Şiir Öğretici Şiir Belli bir düşünceyi kabul ettirmek veya belli bir konuda öğüt, bilgi vermek, ahlaki bir ders çıkarmak için yazılan öğretici şiirlere didaktik şiir denir. Örnekler » Piknik, gezi yaparken Çöp bırakma geride Çayırlarda yürürken Zarar verme çiçeğe Bu dörtlükte kişilerde çevre bilinci oluşturma amaçlanmıştır. Şair, şiir yolu ile okuyucusunu çevre konusunda bilinçlendirmeyi amaçlamıştır NOT Fabl da didaktik şiir türde amaç, insanların hatalarını düzeltmek, onlara yol göstermektir. Fabllardaki düşsel unsurlar birer araçtır. Asıl hedeflenen ise ahlaki derstir. İnsan dışındaki varlıklara insana ait özellikler verilerek, bu varlıklar öyle hareket ettirilir. 4. Pastoral Şiir Doğa Şiiri Doğa güzelliklerini; orman, yayla, dağ, köy ve çoban yaşamını ve bu hayata duyulan özlemi ifade eden şiir türüne pastoral şiir denir. Örnekler » Gümüş bir dumanla kapandı her yer Yer ve gök bu akşam yayla dumanı Sürüler, çeşmeler, sarı çiçekler Beyaz kar, yeşil çam, yayla dumanı 5. Satirik Şiir Yergi Şiiri Toplum hayatındaki aksayan yönlerin, düzensizliklerin; insanların çeşitli konulardaki beceriksizliklerinin ve zayıflıklarının anlatıldığı yergi şiirlerine satirik şiir denir. Bu şiir türü, Halk edebiyatında “taşlama”; Divan edebiyatında “hicviye”; günümüz edebiyatında ise “yergi” adıyla bilinir. Örnekler » Cüzdanı görseler itin boynunda “Buyur baş sedire it ağa.” derler Eğer paran yoksa senin koynunda “Defol git şuradan kurbağa!” derler Bu dörtlükte insana değil de paraya önem verilmesi eleştirilmekte, toplumsal bir sorun dile getirilmektedir. 6. Mani Başta aşk olmak üzere hemen her konuda yazılabilen bir halk edebiyatı nazım türüdür. > Anonim halk edebiyatının en yaygın şeklidir. Söyleyeni belli değildir. > Genellikle yedi heceli bir dörtlükten oluşur. Ama mısra sayıları 5,6,7,8 hatta 14 olan maniler de vardır. > Uyak düzeni aaxa şeklindedir. > Manilerin ilk iki dizesi uyağı doldurmak ya da temel düşünceye bir giriş yapmak için söylenir. Bunlara doldurma dizeler denir. > Temel duygu ve düşünce son iki dizede ortaya çıkar. Örnekler » Bahçelerde saz olur. Gül açılır yaz olur. Ben yârime gül demem, Gülün ömrü az olur. » Deniz geçer sal değil. Sözlerim masal değil. Gönül çarşıda pazarda, Satılacak mal değil. » Karpuzlar yenmez oldu. Sıcaktan benzim soldu. Bir yar sevdim o dahi, Gitti de gelmez oldu. Yazı Türleri ve Özellikleri, Deneme, Eleştiri, Gezi yazısı, Haber Yazısı, Hatıra, anı, Makale, Mektup, Roman, Sohbet, söyleşi, Tartışma, Biyografi, Fıkra, köşe yazısı, Günlük, Halk Hikayeleri, Hikaye, öykü, Masal, Mesnevi, Röportaj, Sunum, Tiyatro, Destan sevgilerimizle... Düz Yazı Türleri Duygu ve düşüncelerin, uyak ve ahenk olmadan cümlelerle anlatıldığı yazılardır. > Olay, düşünce fikir ve bildirme yazıları olmak üzere üçe ayrılır. 1. Olay Yazıları Bir olayın, yer ve zaman belirtilerek, kahramanların çevresinde kurgulanmasına olay yazıları denir. Olay yazılarında genellikle öyküleyici anlatım tekniğini kullanılır. Özellikle romanlarda betimleyici anlatıma da sık sık başvurulur. Masal Olağanüstü olaylarla süslü, olağanüstü kişilerin başından geçen, zaman ve yer kavramları belirli olmayan hayalî olayların anlatıldığı yazılara masal denir. > Masalda eğiticilik ve öğreticilik esastır. > Masallardaki olaylar gerçeğe uymaz. > Kahramanlar olağanüstü özelliklere sahiptir. > Masalın geçtiği yer ve zaman belirsizdir. > Masallar tekerlemeyle başlar. > Masaldaki karakterler; cinler, periler, devler ve hayvanlar olabilir. > Masalların sonunda iyiler ödüllendirilir, kötüler cezalandırılır. > Ulusal konulara yer verilmez, evrensel konular ve mesajlar içerir. Fabl Öykünce İnsan dışındaki canlı ve cansız varlıklara insan özelliği verilerek başlarından geçen olayların insanlara ibret dersi verecek şekilde anlatıldığı kısa yazılara fabl denir. > Sonunda ders verme amacı güden yazılardır. > Genellikle hayvanlar ve bitkiler konuşturulur. > Fabl kahramanları insanlar gibi düşünür, insanlar gibi konuşur ve tıpkı insanlar gibi davranır. > Dünyanın en ünlü fabl yazarları Ezop, La Fontaine ve Beydeba’dır. Örnekler » Yengeç ana, yavrusunu sürekli uyarıyormuş– Şunu böyle yapma, bunu böyle yapma! Öyle eğri büğrü yürüme, doğru dürüst yürü!..Canına tak eden yavru yengeç, anasına şöyle demiş– Peki, sen doğru dürüst yürü önümden de ben de yürümek nasılmış öğreneyim! Hikâye Öykü Olmuş veya olabilecek olayları belli bir plan çerçevesi içinde yer ve zamana bağlı olarak anlatan yazı türüne hikâye öykü denir. > Yaşanmış ya da yaşanabilir olaylar anlatılır. > Dar bir zaman dilimini kapsar. > Olayla ilgili yer ve zaman bellidir. > Romana göre kısa eserlerdir. > Karakter sayısı azdır. > Serim, düğüm ve çözüm bölümlerinden oluşur. > Kısa soluklu eserlerdir. > Olay, başlangıçtan sonra doğru giden bir olayın bir anlık parçasıdır. Roman Toplumların ve fertlerin başından geçmiş veya geçmesi mümkün olayları geniş olarak, ayrıntılarıyla anlatan yazı türüne roman denir. > Yaşanmış ya da yaşanabilir olaylar anlatılır. > Geniş bir zaman dilimini kapsar. > Olayla ilgili yer ve zaman bellidir. > Hikâyeye göre uzun eserlerdir. > Karakter sayısı fazladır. Hikaye ile Roman Arasındaki Farklar 1 Hikâye türü, romandan daha kısadır. 2 Hikâyede temel öge olaydır. Romanda ise temel öge karakter, yani kişidir. Hikâyeler olay üzerine kurulur, romanlar ise kişi üzerine kurulur. 3 Hikâyede tek olay bulunmasına karşılık romanda birbirine bağlı olaylar zinciri vardır. Romandaki olaylardan her biri hikâyeye konu olabilir. 4 Hikâyede kahramanların tanıtımında ayrıntıya girilmez, kahramanlar her yönüyle tanıtılmaz. Romandan farklı olarak hikâyede kişiler sadece olayla ilgili yönleriyle anlatılır. Bu yüzden hikâyelerdeki kişiler bir karakter olarak karşımıza çıkmaz. 5 Öyküde, olayın geçtiği yer çevre sınırlıdır ve ayrıntılı olarak anlatılmaz. Romanlarda olaylar çok olduğu için olayların geçtiği çevre de geniştir. Bu çevreler çok ayrıntılı olarak anlatılır. 6 Hikâyeler kısa olduğu için anlatım yalın, anlaşılır ve özlüdür. Romanlarda ise anlatım daha ağır ve sanatlıdır. Destan Bir ulusun kahramanlıklarını, savaşlarını, büyük toplumsal olaylarını anlatan ve genellikle şiir nazım biçiminde oluşturulan eserlere destan denir. > Yazı türleri içinde en uzun olanıdır. > Efsaneden sonra bilinen en eski türdür. > Sözlü edebiyat ürünüdür; ancak sonradan yazıya geçirilen destanlar da vardır. > Olağanüstü olaylar ve kahramanlar vardır. > Destan kahramanları yarı tanrısal nitelikler taşıyan han, hakan ve kağan gibi kişilerdir. > Destanlar doğal ve yapay suni olmak üzere ikiye ayrılır a. Doğal Destanlar Halk ozanlarının büyük toplumsal olayları anlattıkları destanlardır. Doğal destanların yazarı belli değildir, yani anonimdir. b. Yapay Suni Destanlar Yazarı belli olan, daha yakın zamanda yazılan ve olağanüstü durumlara daha az yer veren destan türüdür. Efsane Söylence Halkın duygu, düşünce ve hayal dünyasında doğarak ağızdan ağıza dolaşan, gelenek ve göreneklerin oluşumunu etkileyen hikayelere efsane denir. > Hayal gücünün ürünü ve bilinen en eski türdür. > Eski dönemlerde tabiat olaylarının nedenlerini bilmeyen insanlar, bu olayları açıklama gereği hissetmişlerdir. Yağmurun yağması, gök gürültüsü, şimşek çakması gibi birçok olayı kendilerine göre yorumlamışlar, efsaneler vasıtasıyla bunlara açıklık getirmişlerdir. > Efsanelerde kahramanlar Tanrı, ruh, melek gibi kavramlar bazen de taş, kaya, dağ gibi doğa parçası unsurlardır. Bu kahramanlar hikayelerde kişileştirilirteşhis ve konuşturulurintak. Efsane ile Destan Arasındaki Farklar 1 Destanlardaki olayları tarih sayfalarında bulmamız mümkündür. Ama bunu efsane için her zaman söyleyemeyiz. 2 Destanlar genellikle şiir manzum biçiminde yazılırken, efsaneler düz yazı nesir biçimindedir. 3 Destanlar milletlerin yaşamış olduğu önemli olayları konu alır. Bu bakımdan bu önemli olayları bir tarihi gerçeklik olarak görebiliyoruz. Ancak bunu bütün efsaneler için söylememiz mümkün değildir. 4 Efsanelerin benzerlerini başka milletlerde de bulabiliriz. Fakat destanlar milli oldukları için benzerleri olamaz, sadece bir millete aittirler. Efsane ile Masal Arasındaki Farklar 1 Masallar tamamen olağanüstü, olağandışı olayları anlatırken efsaneler toplumsal olaylarlar ilgili insanların doğaüstü olaylara karşı verdiği savaşı anlatır. 2 Masallar her zaman mutlu sonla biterken efsaneler her zaman mutlu sonla bitmez. 3 Masalın amacı eğiticilik, efsanenin amacı ise bazı olaylara açıklık getirmektir. Tiyatro Dram, komedi, trajedi gibi sahnede oynanmak üzere yazılan edebiyat türlerinin ortak adına tiyatro denir. Ayrıca yazılan eserlerin sahnede oynanmasına ya da bu tür eserlerin oynandığı binaya da tiyatro denir. > Genellikle oynanmak için yazılır. Okunmak için yazılan tiyatro türleri de vardır. > Olayları oluş hâlinde gösterir. > Konuşma ve eyleme dayanan bir türdür. > İnsana ders vermek, onu düşündürmek onu yorum yapmaya yönlendirmek amacı taşır. > Tiyatronun unsurları “Yazar, eser, oyun ve seyirci”dir. > Tiyatronun temel ögeleri “Olay, yer, zaman ve kişiler”dir. Tiyatro Terimleri Opera Orkestra eşliğinde söylenen, tüm sözleri bestelenmiş Yergi içerikli, konuşmalı ve şarkılı bölümleri birbirini izleyen hafif eğlenceli komedisi Yalnızca güldürme amacı güden, karmaşık olaylar ve yanlış anlamalar üzerine kurulan, beklenmedik bir şekilde biten komedi Sessiz hareketler, jestler, yüz ifadeleri ve kostümler yoluyla duyguları, düşünceleri anlatmaya yarayan tiyatro Tiyatroda, kuliste bulunarak oyunculara sözlerini fısıltıyla söyleyip hatırlatan Bir tiyatro eserinin Kişilerin karşılıklı Bir kişinin tek başına Sahne Toplumdaki düzensizlikleri alaylı anlatımla yeren, daha çok halk zevkini okşayan kaba Kişileri melek, cin, peri…olan sahnelenmiş masal. Bu türde halk efsanelerinden Kısa yazılmış, güldürme amaçlı Bestelenmiş Güncel, toplumsal konuları eleştirel bir tavırla yansıtan, izleyici ile içlidışlı olunan Bir tiyatro metninin oyuncular tarafından sahnede Tiyatro ve sinemada bir rolün yedek Bölüm, tiyatroda perdenin Sanatçının bütün hareketlerine verilen Kaş, göz, yüz hareketleriyle bir duygu ve düşüncenin Oyuncuların sahnedeki hareketlerine Bir piyesi sahneye koyan Oyunun her bölümüne verilen Bir oyunun ve filmin bütün ayrıntılarıyla yazıldığı metindir. Anı Hatıra Yaşanmış olayların, üzerinden zaman geçtikten sonra yazıldığı yazı türüne anı hatıra denir. > Bir kişinin yaşadığı veya tanık olduğu olaylar anlatılır. > Yazar, olayları kendi bakış açısından anlatır > Geçmişe ışık tutar. > Tarihsel olayların öğrenilmesine katkıda bulunur. Günlük Günce Düzenli bir biçimde yazılan, tarih atılan günlük notlara, bir yazarın yaşamı boyunca günü gününe yazdığı yazılara günlük denir. > Olaylar günü gününe, tarih belirtilerek yazılır. > Kısa yazılardır. > Kaleme alan kişinin yaşamından izler taşır. > İçten ve sevecendir. Anlatımda “iç konuşma” yöntemi kullanılır. Günlük ile Anı Arasındaki Farklar 1 Günlükte olaylar günü gününe yazılırken anı da geçmişteki olaylar anlatılır. Bir bakıma günlük geleceğe yönelik, anı ise geçmişe yöneliktir. 2. Düşünce Fikir Yazıları Bir toplumu; sosyal, siyasal, bilimsel vb. konularda düşündürmek amacıyla fikri temelleri olan, bir kısmı kişisel düşünceler olurken bir kısmı ispatlanmış gerçeklere dayanarak yazılan yazılara düşünce yazılarıdenir. Düşünce yazılarında açıklayıcı ve tartışmacı anlatım teknikleri çokça kullanılır. Fikri alt yapısı olan türler olması sebebiyle de düşünceyi geliştirme yollarından sayısal verilerden yararlanma, tanık gösterme, örneklendirme ve karşılaştırmalara sık sık başvurulur. Deneme Bir yazarın herhangi bir konu üzerinde, özel görüş ve düşüncelerini iddiasız, kesin kurallara varmaksızın anlattığı yazılara deneme denir. > Denemede konu sınırlaması yoktur. Yazar, iste¬diği konuyu ele alıp işleyebilir. > Yazarın anlattıklarını kanıtlama kaygısı yoktur. > Yazar kendisiyle konuşuyor gibi bir anlatım kullanır. Daha doğrusu kendi içiyle yaptığı konuşmaları yazıya geçirir. > Anlatılanlar kesin bir sonuca bağlanmaz. > Denemede alabildiğine kişisellik ve kendine özgülük vardır. > Dünya edebiyatında Montaigne, Türk edebiyatında ise Nurullah Ataç bu türün en önemli temsilcisidir. Örnekler » Gönlümüzün güzelliği sevgi ise beynimizin güzelliği de düşünebilme yeteneğimizdir. O yeteneği her an, her dakika kullanmalıyız. Unutmayalım ki düşünen insan, özgür insandır. Kişi düşünebiliyorsa pek çok sorununu çözecek, pek çok şeyi bilecektir. Onun için bir karar alırken annenizin, babanızın, çevrenizdekilerin görüşlerini alın ama o görüşleri de sorgulayın. Sonra da oturup kararınızı kendiniz alın. Bu durumda eziyetler de güçlükler de size aittir artık. Karar alırken sorumluluk almayı da bilin. İşte bu, büyümek ve olgunlaşmaktır. Aynı zamanda özgür olma yolunda atılan ilk adımdır. Makale Herhangi bir konuda bilgi vermek veya bir gerçeği savunmak için yazılan yazılara makale denir. > Makalenin temel öğesi fikirdir. > İnceleme ve araştırmaya dayanır. > Bir tezi savunmak, desteklemek amacı taşır. > Makalelerde bilimsel verilerden yararlanılır. > Gazete ve dergi yazısıdır. Örnekler » Kitap okumayı sevmiyoruz. Bu kitap okuma oranlarından da belli. Nüfusu yedi milyon olan Azerbeycan’da kitaplar ortalama tirajla basılırken Türkiye’de bu rakam 3000 civarında. Gelişmiş ülkelerde kişi başına düşen yıllık kitaba harcanan para ortalama 100 dolar, bizde ise 10 doların altında. Türkiye’de her yüz kişiden beşi kitap okuyor. Bütün bunlar bizim kitaba ne kadar uzak bir toplum olduğumuzun göstergesi. Eleştiri Tenkit Bir sanat eserinin olumlu ya da olumsuz yanlarını somut verilere dayanarak yargılayıp eserin gerçek değerini orta¬ya koymak amacıyla yazılan yazı türüne eleştiri denir. > Eleştiri yazıları, bir eseri tanıtmayı amaçlar. > Eleştiri yapan kişiye eleştirmen denir. > Değerlendirme yazılarıdır. > Eleştiri denince, akla eserin olumsuz yanlarının belirlenip okuyucuya aktarılması gelir. Bu yanlış bir düşüncedir. Gerçek bir eleştiride eleştirilen eserin hem olumlu hem de olumsuz yanları bir arada verilir. > Eleştirinin amacı, okuyucuya ve yazara kılavuzluk yapmaktır. Fıkra Köşe Yazısı Bir yazarın, herhangi bir konu üzerinde, kişisel anlayış, görüş ve düşüncelerini güzel bir üslupla, hiçbir kanıtlama gereği duymadan anlattığı yazı türüne fıkra tür fıkra vardır Gazete fıkraları, nükteli hikâyecik türündeki fıkralar. Yazı türü olarak “gazete fıkraları” kabul edilmektedir. Gülmece yazılardan olan fıkraları, gazete yazı türü olan fıkrayla karıştırmamalıyız. > Gazete yazısıdır. > Yazar düşüncelerini kanıtlama yoluna gitmez. > Dil doğaldır. Günlük deyimlere, yer yer nükteli sözlere yer verilir. > Okuyucuyla sohbet ediyormuş havası hakimdir. Anlatım senli benlidir. Fıkra ile Makale Arasındaki Farklar 1 Makalede ispat vardır, ciddi bilimsel bir dil kullanılır; fıkra ise daha serbest ve mizahi ögeler içerir ve ispat yoktur. 2 Makalede yazar doğruyu, fıkrada ise kendi doğrusunu anlatır. Söyleşi Sohbet Yazarın, gündelik olaylarla ilgili düşüncelerini, okuyucu ile karşı karşıya oturup konuşuyormuş gibi içten bir hava içinde yazdığı yazılara sohbet denir. > Karşılıklı konuşma havası içinde yazılır. > Belirli konusu yoktur. Yerine ve zamanına göre sıkıcı olmayan her şey sohbet konusu olabilir. > Gazete ve dergi yazılarıdır. > Yazarın kendi kişisel düşüncesi ağırlıktadır. > En önemli özelliği, samimi bir üslupla kaleme alınmasıdır. > Yazarın öğretme ve kanıtlama amacı yoktur. Nutuk Söylev Bir topluluğu coşturmak, belli bir amaca yöneltmek; onlara bir düşünceyi, bir duyguyu, bir ülküyü aşılamak amacıyla söylenen uzun ve coşkulu konuşmalardır. > Nutuk türünde konuşma yapan kişiye hatip söylevci denir. > Hatipler konuşurken jest ve mimiklerine, vurgu ve tonlamalarına, konuşmalarının açık ve anlaşılır olmasına dikkat etmeli; dinleyicilerin nabzını tutmalıdır. > Nutuk siyasi, askeri, hukuksal, dinsel ve akademik alanda yapılabilir. 3. Bildirme Yazıları Bir bilgiyi iletmek; bir yeri, kişiyi veya ürünü tanıtmak; istek ve şikayette bulunmak amacıyla yazılan metinlere bildirme yazıları denir. Biyografi Yaşam Öyküsü Tanınmış, eserler yazmış, ün bırakmış kişileri tanıtmak amacıyla yazılan yazılara biyografi denir. > Önemli şahısların hayatı başkası tarafından anlatılır. > Anlatılan kişinin hayatı tarih sırasına göre ele alınır. > Kurgusal değildir, gerçekçidir. > Üçüncü kişinin ağzıyla anlatılır. Örnekler » Faruk Nafiz ÇAMLIBEL, 18 Mayıs 1898 tarihinde İstanbul’da doğdu. Kayseri, İstanbul ve Ankara’da öğretmenlik yaptı. İstanbul’dan milletvekili seçildi. “Anayurt” adında bir dergi çıkardı. Türkçenin gelişmesine büyük katkıları oldu. 8 Kasım 1973’te vefat etti. Eserlerinden bazıları şunlardır Çoban Çeşmesi, Han Duvarları… Otobiyografi Öz Yaşam Öyküsü Bir insanın, kendi hayatını kendisinin yazdığı eserlere otobiyografi denir. Biyografilerde kişinin hayatı, çalışmaları başkası tarafından yazılırken otobiyografilerde kişi kendisini anlatır, yazar. > Kaynak olarak kişi kendisini ve aile büyüklerinden aldığı bilgiyi kullanır. > Birinci kişinin ağzıyla anlatılır. Örnekler » KENDİMİN POPÜLER TARİHİ1960’larda 6’ncı ayın 16’sında saat 6’yı 56 geçe, 06 trafik kodlu şehirde doğdum. Bu altılar hayatım boyunca peşimi bırakmadı. Bir ailenin tek çocuğuyum. Can Bartu’dan ad koymuşlar bana. Dolayısıyla tutacağım takımı seçme şansım kalmadı. 1964 yılında kreşe vermişler beni. Yedi yaşıma geldiğimde okumayı öğrendim… Gezi Yazısı Seyahatname Gezilip görülen yerlerin ve o yerlerle ilgili izlenimlerin anlatıldığı yazılara gezi yazısı denir. > Gezilip görülen yerler edebî bir üslupla anlatılır. > Yazarın duygu ve düşüncelerini içerebilir. > Gözlem gücüne dayanır. > Anlatılanlar gerçektir, hayal ürünü değildir. Örnekler » Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde anlattığı Amasya’yı gezmeye gidiyorduk. Yolculuğumuz on-on iki saat sürdü. Otobüs şoförü bizi şehrin göbeğinde indirdi. Amasya, bütün güzelliğiyle gözümüzün önündeydi artık. Yeşilırmak, şehrin tam ortasından geçiyor. Şehrin bir yanında Amasya Kalesi bir yanında Ferhat Dağı var. Amasya Kalesi’nin eteklerinde Yeşilırmak boyunca uzanan Safranbolu evlerine benzeyen tarihî Yalıboyu evleri var. Hemen arkasında ise Kral Kaya Mezarlıkları… Şehir, sanki açık hava müzesi. Şehri kuş bakışı görmek için Çakallar Tepesi’ne çıktık. Tarih kokan muhteşem bir şehir sanki ayaklarımızın altındaydı. Haber Belli bir zaman içerisinde geçen olayları anında okuyucuya bildiren gazete yazılarına haber denir. Gazetelerde haber toplayan kişilere muhabir denir. > Haber yazılarında temel ilke nesnelliktir. > Bir haber yazısı 5N1K kim, ne, nerede, ne zaman, nasıl, niçin? sorularına cevap vermelidir. > Haber; ilginç, yeni, doğru ve önemli olmalıdır. Röportaj Gazetecilerin bir yeri, bir kurumu ziyaret ederek o yerin özelliklerini, orada gördüklerini, kişisel düşünceleriyle birleştirip fotoğraflarla belgeleyerek kaleme aldıkları yazılardır. Örnekler » Muhabir Küçüklüğünüzde arkadaşlarınızın futbol oynaması yasakken anneniz sizin futbol oynamanızı hep desteklermiş. Biraz anlatır mısınız o günleri?Rıdvan Bizim mahallede “okul başarısını düşürecek” diye kimse çocuğunun futbol oynamasını istemezdi. Ben de o yaşlarda futbola meraklıydım ve annem de her gün giydiğim eşofmanı hazır ederek okuldan sonra top oynamama izin verirdi. Bunu yapan başka aile Profesyonel futbol hayatına geçişiniz nasıl oldu?Rıdvan 13-14 yaşındayken Nazilli Spor’dan 25 futbol topu karşılığında Muğla Spor’a transfer oldum. Böylelikle profesyonel futbol hayatım başladı.

masal ile roman arasındaki farklar