🎭 Tekliflerde Kolaylık Ile Ilgili Ayetler
eCteGQ. “Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle mükellef kılar…” Bakara suresi, Teklif, Allah’ın kulunu bir işi yapma veya yapmama hususunda yükümlü tutması anlamına gelir. Dinin emir ve yasakları karşısında sorumlu bulunan kişilere mükellef denir. Bir kişinin teklife ehil sayılması için, akıl sağlığının yerinde olması ve buluğa ermesi gerekir. Dolayısıyla akıl hastaları ile çocuklar mükellef sayılmaz. Yüce Allah insanları güçleri oranında sorumlu kılmıştır. İnsanların güç yetiremeyeceği emir ve yasaklarla onları mükellef tutmamıştır. Bu durum Kur’an-ı Kerim’de Bakara suresinin şöyle geçmektedir; “Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır…” İnsanların güçleri aşan durumlarla sorumlu tutulmamaları, dinimizin mükelleflere sağladığı kolaylık ilkesinin bir gereğidir. Yüce Allah bu konuda, Hac suresi, 78. ayette şöyle buyurmuştur; “…Din hususunda sizin üzerinize hiçbir zorluk yüklemedi…” İslam dini, insanlara üstesinden gelemeyecekleri sorumlulukları yüklememiştir. İnsanlara sorumlu oldukları emirleri yerine getirmek için ve yasaklara uymak için kolaylaştırıcı birçok hükümler koymuştur. Örneğin, namaz kılmak için abdest almak şarttır. Ancak suyun bulunmadığı durumlarda abdest yerine teyemmüm yapılır. Namazları ayakta kılamayanlar, oturarak kılarlar. Ayrıca yolcu olanlar dört rekat olan namazlarını iki rekat olarak kılarlar. Farz olan ramazan ayı orucunu, yolcu olanlar ve oruç tutamayacak durumda hasta olanlar Ramazan ayından sonra tutamadıkları oruçlarını kaza ederler. Oruç tutamayacak kadar yaşlı olanlar ve iyileşme umudu kalmayan hastalar ise oruç tutma yükümlülüğünden muaf tutulurlar. Zengin olup da hacca gidemeyecek kadar hasta olanlar yerlerine başka birini gönderebilirler. Kim bu dini güçleştirirse din onu mağlup eder fakat siz kolaylaştırınız ve mutedil orta yolu tutan olunuz. Buharî, İman, 29. Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız, sevdiriniz, nefret ettirmeyiniz. Buharî, İman, 12. Hz. Aişe Peygamberimiz için şöyle demiştir “O, iki şey arasında muhayyer serbest bırakıldığı zaman günah olmadığı sürece kolay olanı tercih ederdi.” Buharî, Edeb, 80. Mecelle-i Ahkam-ı Adliye adlı Osmanlı devletinde hazırlanan hukuk esaslarını içeren kanun kitabında bu konu ile ilgili prensiplerden bazıları şunlardır; Meşakkat Teysiri Celbeder Zorluk ve zahmet kolaylaştırma sebebidir. Buna göre uygulaması mükellef üzerinde büyük bir zorluk oluşturan hükümler hafifletilerek mükellefin güç yetirebileceği hale getirilir. Zaruretler, memnu olan şeyleri mübah kılar İşlenmesi yasaklanmış olan bazı şeyler zaruret hali söz konusu olduğunda mubah hale gelir. İslam hukukunun temel ilkelerinden birisi olan tekliflerde kolaylık ilkesi, şer’i hükümlerde aşırı zorluğun olmadığını ve dengenin gözetildiğini ifade eder. İslam hukukunda önemli bir yeri olan bu prensip, İslam’ın evrensel ve sürekli bir din olduğunu göstermektedir. İslam dininde mükellefe yüklenen sorumluluklarda insanın güçlüğe sokulmaması, meşakkat ve zorluğun kaldırılıp zaruret hâlinde ruhsatların getirilmiş olması dinin günlük hayatta pratiğe yansımasını da mümkün kılmıştır.
Teklif hazırlama ve gönderme ile gönderilen tekliflerin takibinin yapılması için geliştirilen programlar sayesinde uzun zaman alan ve raporlaması oldukça zor olan süreçler kolay hale geliyor. Web tabanlı programlar aracılığıyla, teklif hazırlama süreçleri hızlandığı gibi, gönderilen tekliflere verilen yanıtları kontrol etmek ve bununla ilgili raporlama yapmak da kolaylaşıyor. Web tabanlı kolay teklif programı kullanarak, teklif analizleri yapmak da mümkün hale geliyor. Ayrıca teklif dosyalarının arşivlenmesi ile dosya yüküne gerek kalmadan bilgisayar ortamında önemli dosyaların saklanması mümkün hale geliyor. Kolay Teklif Programları Nasıl Kullanılır? Basit bir arayüze sahip olan kolay teklif programları, farklı formatlarda çıktı alabilmeyi sağlıyor. Danışmanlık firmaları, toptan ürün satışı yapan firmalar ya da hizmet sektöründe faaliyet gösteren işletmeler için son derece işlev olan teklif programları ile işletmelerin maliyetleri düşerken kar oranları da yükseliyor. Yüzlerce firmaya hızlı bir şekilde teklif gönderme opsiyonu sağlayan programlar ile uzun telefon görüşmeleri ya da elektronik posta gönderimlerine gerek kalmadan teklif iletmek mümkün hale geliyor. Tekliflerin incelenmesi, raporlanması ve analiz edilmesi gibi işlemler için de kolaylık sağlayan teklif programları ile firmaların büyüme süreçleri desteklenmiş oluyor. Kolay teklif programları, perakende ya da toptan satış yapan tüm firmalar için fonksiyonel bir kullanım sunduğu gibi, firmanın ihtiyaçlarına göre MS Office araçlarıyla entegrasyona uygun hale getirilebiliyor.
Oruç ibadeti ile ilgili ayetler Kayıtsız Üye Oruç ibadeti ayetleri, Oruç ibadetiyle ilgili ayetler, Oruç ibadeti hakkında ayetler lazımCevap Oruç ibadeti ile ilgili ayetler Beyaz Gül ORUÇ İLE İLGİLİ AYETLER 1 Ey iman edenler! oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz. Bakara 2 183 2 Sayılı günlerde olmak üzere oruç size farz kılındı. Sizden her kim hasta yahut yolcu olursa tutamadığı günler kadar diğer günlerde kaza eder. İhtiyarlık veya şifa umudu kalmamış hastalık gibi devamlı mazereti olup da oruç tutmaya güçleri yetmeyenlere bir fakir doyumu kadar fidye gerekir. Bununla beraber kim gönüllü olarak hayır yaparsa, bu kendisi için daha iyidir. Eğer bilirseniz güçlüğüne rağmen oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır. Bakara 2 184 3 Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur’an’ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun. Kim o anda hasta veya yolcu olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde kaza etsin. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah’ı tazim etmeniz, şükretmeniz içindir. Bakara 2 185 4 Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı. Onlar sizin için birer elbise, siz de onlar için birer elbisesiniz. Allah sizin kendinize kötülük ettiğinizi bildi ve tevbenizi kabul edip sizi bağışladı. Artık ramazan gecelerinde onlara yaklaşın ve Allah’ın sizin için takdir ettiklerini isteyin. Sabahın beyaz ipliği aydınlığı siyah ipliğinden karanlığından ayırt edilinceye kadar yeyin, için, sonra akşama kadar orucu tamamlayın. Mescitlerde ibadete çekilmiş olduğunuz zamanlarda kadınlarla birleşmeyin. Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır. Sakın bu sınırlara yaklaşmayın. İşte böylece Allah âyetlerini insanlara açıklar. Umulur ki korunurlar. Bakara 2 187 5 Haccı ve umreyi Allah için tam yapın. Eğer bunlardan alıkonursanız kolayınıza gelen kurbanı gönderin. Kurban, yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. Sizden her kim hasta olursa yahut başından bir rahatsızlığı varsa, oruç veya sadaka veya kurban olmak üzere fidye gerekir. Hac yolculuğu için emin olduğunuz vakit kim hac günlerine kadar umre ile faydalanmak isterse, kolayına gelen bir kurban kesmek gerekir. Kurban kesmeyen kimse hac günlerinde üç, memleketine döndüğü zaman yedi olmak üzere oruç tutar ki, hepsi tam on gündür. Bu söylenenler, ailesi Mescid-i Haram civarında oturmayanlar içindir. Allah’tan korkun. Biliniz ki Allah’ın vereceği ceza ağırdırBakara 2 196 6 Yanlışlıkla olması dışında bir müminin bir mümini öldürmeye hakkı olamaz. Yanlışlıkla bir mümini öldüren kimsenin, mümin bir köle azat etmesi ve ölenin ailesine teslim edilecek bir diyet vermesi gereklidir. Meğer ki ölünün ailesi o diyeti bağışlamış ola. Bu takdirde diyet vermez. Eğer öldürülen mümin olduğu halde, size düşman olan bir toplumdan ise mümin bir köle azat etmek lâzımdır. Eğer kendileriyle aranızda antlaşma bulunan bir toplumdan ise ailesine teslim edilecek bir diyet ve bir mümin köleyi azat etmek gerekir. Bunları bulamayan kimsenin, Allah tarafından tevbesinin kabulü için iki ay peşpeşe oruç tutması lâzımdır. Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir. Nisa 4 92 7 Allah, kasıtsız olarak ağzınızdan çıkıveren yeminlerinizden dolayı sizi sorumlu tutmaz, fakat bilerek yaptığınız yeminlerden dolayı sizi sorumlu tutar. Bunun da keffâreti, ailenize yedirdiğiniz yemeğin orta hallisinden on fakire yedirmek, yahut onları giydirmek, yahut da bir köle azat etmektir. Bunları bulamıyan üç gün oruç tutmalıdır. Yemin ettiğiniz takdirde yeminlerinizin keffâreti işte budur. Yeminlerinizi koruyun onlara riayet edin. Allah size âyetlerini açıklıyor; umulur ki şükredersiniz! Maide 5 89 8 Ey iman edenler! İhramlı iken avı öldürmeyin. İçinizden kim onu kasten öldürürse öldürdüğü hayvanın dengi ona cezadır. Buna Kâbe’ye varacak bir kurban olmak üzere içinizden adalet sahibi iki kişi hükmeder öldürülen avın dengini takdir eder. Yahut avlanmanın cezası fakirleri doyurmaktan ibaret bir keffârettir, yahut onun dengi oruç tutmaktır. Ta ki yasak av yapan işinin cezasını tatmış olsun. Allah geçmişi affetmiştir. Kim bu suçu tekrar işlerse Allah da ondan karşılığını alır. Allah daima galiptir, öç alandır. Maide 5 95 9 Bu alış verişi yapanlar tevbe edenler, ibadet edenler, hamdedenler, oruç tutanlar, rükû» edenler, secde edenler, iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah’ın sınırlarını koruyanlardır. O müminleri müjdele! Tevbe 9 112 10 "Ye, iç. Gözün aydın olsun! Eğer insanlardan birini görürsen de ki Ben, çok merhametli olan Allah’a oruç adadım; artık bugün hiçbir insanla konuşmayacağım." Meryem 19 26 11 Müslüman erkekler ve müslüman kadınlar, mümin erkekler ve mümin kadınlar, taata devam eden erkekler ve taata devam eden kadınlar, doğru erkekler ve doğru kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, mütevazi erkekler ve mütevazi kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve ırzlarını koruyan kadınlar, Allah’ı çok zikreden erkekler ve zikreden kadınlar var ya; işte Allah, bunlar için bir mağfiret ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır. Ahzab 33 35 12 Buna imkân bulamayan kimse, hanımıyla temas etmeden önce ardarda iki ay oruç tutar. Buna da gücü yetmeyen, altmış fakiri doyurur. Bu hafifletme Allah’a ve Resû»lüne inanmanızdan dolayıdır. Bunlar Allah’ın hükümleridir. Kâfirler için acı bir azap vardır. Mücadele 58 4 13 Eğer o sizi boşarsa Rabbi ona, sizden daha iyi kendini Allah a veren, inanan, sebatla itaat eden, tevbe eden, ibadef eden, oruç tutan, dul ve bâkire eşler verebilir. Tahrim 66 5
Teklifte vüs'at ve kolaylık ile ilgili ayetler 4 kayıt Bakara / 286. Ayet لَا يُكَلِّفُ اللّٰهُ نَفْسًا اِلَّا وُسْعَهَاۜ لَهَا مَا كَسَبَتْ وَعَلَيْهَا مَا اكْتَسَبَتْۜ رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَٓا اِنْ نَس۪ينَٓا اَوْ اَخْطَأْنَاۚ رَبَّنَا وَلَا تَحْمِلْ عَلَيْنَٓا اِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِنَاۚ رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِه۪ۚ وَاعْفُ عَنَّا۠ وَاغْفِرْ لَنَا۠ وَارْحَمْنَا۠ اَنْتَ مَوْلٰينَا فَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِر۪ينَ Allah, kimseyi gücünün yetmeyeceği şeyle sorumlu tutmaz. Herkesin yaptığı iyilik kendi yararına, işlediği günahlar da kendi zararınadır. O mü’minler, niyazlarına şöyle devam etiler “Rabbimiz! Unutur veya hata edersek bizi cezalandırma! Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır bir yük yükleme! Rabbimiz! Kaldıramayacağımız şeyleri de bize yükleme! Günahlarımızı affet, bizi bağışla, bize merhamet et! Sen bizim sahibimiz ve yardımcımızsın. Kâfirler gürûhuna karşı bize yardım eyle!” A'râf / 42. Ayet وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَا نُكَلِّفُ نَفْسًا اِلَّا وُسْعَهَاۘ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَنَّةِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ İman edip sâlih ameller işleyenlere gelince, ki biz kimseyi gücü yetmediği şeylerden sorumlu tutmayız, işte onlar cennetin yârânı ve yoldaşlarıdır; orada sonsuzca kalacaklardır. Mü'minûn / 62. Ayet وَلَا نُكَلِّفُ نَفْسًا اِلَّا وُسْعَهَا وَلَدَيْنَا كِتَابٌ يَنْطِقُ بِالْحَقِّ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ Biz hiç kimseyi gücünün yetmeyeceği bir şeyle sorumlu tutmayız. Bizim katımızda gerçeği söyleyen bir kitap vardır. Bu bakımdan kimseye bir haksızlık yapılmaz. Talâk / 7. Ayet لِيُنْفِقْ ذُو سَعَةٍ مِنْ سَعَتِه۪ۜ وَمَنْ قُدِرَ عَلَيْهِ رِزْقُهُ فَلْيُنْفِقْ مِمَّٓا اٰتٰيهُ اللّٰهُۜ لَا يُكَلِّفُ اللّٰهُ نَفْسًا اِلَّا مَٓا اٰتٰيهَاۜ سَيَجْعَلُ اللّٰهُ بَعْدَ عُسْرٍ يُسْرًا۟ Varlıklı kimse, imkânına göre nafakayı ve ücreti bol versin. Maddî imkânları dar olan da, Allah’ın kendisine verdiği kadarından versin. Allah, herkesi ancak kendisine verdiği imkân nispetinde yükümlü tutar. Allah her zorluktan sonra bir kolaylık var edecektir.
tekliflerde kolaylık ile ilgili ayetler